bu psikolojiden kaçışın olmadığı da sürüde yaşayan bünyelerin beynine kazınmıştır. sürü dışında bir kurt yada başka bir vahşi düşman tarafından avlanma korkusu nedeniyle hep bir arada dururlar. önden gideni takip ederler hep. o nereye diğerleri de oraya.
sürüden ayrılanı kurt kapar demiştir eskiler bile. dünya'nın kuralıdır bu. hiç bir güç değiştiremez kanun olmuştur artık. tez, hipotez demiyorum bak kanun diyorum
*.
bu bünyelerin etinden, kürkünden ve sütünden yararlanır çobanlar, ara sıra kaval çalar oyalar beyinlerini dinlendirir kalabalığın, kendisine bir kere daha hayran kalır sürü, o kavalı yanık yanık dillendirdikçe. aslında kavalın sesinin etkiside vardır bu bir arada durma hissiyatını uyandırmada. bazen inatçıları çıkar sürünün içinden onların üzerinede çobana bağlı olan kocaman kocaman köpekleri gönderirler. köpek toparlar hemen, salyalar saçarak o koca dişleriyle, çöker üzerine o inatçı sürü bireyinin. hatta öyle inatçı, sürü güdücü bir merettir ki bu köpek, baktı sürü bireyi koptu topluluktan takılıyor köşesinde, çobanı, sürüyü bir kenara bırakır bekler onun başında ayrılmaz çoban gelip bulana kadar onları. dış tehliklere karşıda savunmasız bırakmaz böylece sürü bireyini, kaderini şekillendirir yani tanrı gibi. belki kurda yakalanmadan akıcak gidecek bir çimenlik bulucak orada ceylanlarla çilingir sofrası kuracak, aşayıp gidecek ihtimalini hesap etmez hiç. karar verici odur çünkü, kocaman ve dişleri var, üstlendiği bir misyon var, çobanın köpeği o.
-senin mına koyum!?%@!
tepemde dikilmeyi bırak, kurt da neymiş görmek istiyorum, şu çitlerin öbür tarafında neler var merak ediyorum, kısıtlayıp durma ulan beni diye içinden geçirse bile sürü bireyi, dakikalar sonra onları bulan çobanın nasırlı parmakları arasında sıkışır kalır ve hadi bakalım ağıla sürünün içine tekrardan. obezdir çoğu, hamburger yer, kravat takar, göğüs kıllarını alır, solaryuma girerler.
kaçak hayatı süren sürü bireyleride bir araya gelerek, sürü psikolojisinin kaçınılmaz olduğu sonucuna varırlar, ama bir fark vardır. yeah men biz farklıyız, hadi farkımızı koyalım, farkındanın fevkindeyiz ulan varmı ötesi, kabullenemiyorum bu dünyayı gibi
abidik gubidiksürü bireyinin farklı düşünenlere kullandığı kafasındaki farklı olmaya çalışma çabasıyla özdeşleştirdiği bir imaj bulma, kılıfa girme sorunu değildir bu. bu bireyin düşündüğü gibi yaşamasıyla, yaşadığı gibi düşünmesi arasındaki ince farkın sonucudur. belki ben çobanın tipine ayar oldum, sen niye sürünün içinden sıyrılıp çoban köpekliğine soyunuyorsun diyesi gelir insanın. bireyin ben oynamıyorum kardeşim deme özgürlüğü vardır, diğeri bende oynamıyorum dediği zaman ikiside aynı sürüye mü dahil oluyorlar? e hadi olsunlar tamam da. senin içinde bulunduğun sürü ile bu ikisinin bir arada olduğu sürünün
psikolojisi aynımı olacak ? nerde çoban nerde çoban köpeği ? bi kere o sürü iki kişi hem sen yoksun ?
yangın var kaçın!
-şu tarafa koşun hıss hıss hıss!..
-ahmet koş koş koş yangınnnnn !!
-orda polis çevirmesi var şu yol açık
(sürü geri döner o tarafa koşar)
budur. ben niye o tarafa kaçıyorlar diye oraya koşayım ? tehlikeden uzaklaşma psikolojisi, o anki korku ve panikle yapılan ilk ani atakla nereye atlarsan o tarafa kaçarsın.
çöp kutusunda bomba varsa, kutudan uzaklaşırsın, kuzeye, güneye doğuya, artık ne taraf uygunsa, neden senin peşinden koşayım ?
konsere gidersin amacın eğlenmektir, ortak amaçlar için bir araya gelmiş insanlar toplanmıştır. aynı şeyleri yaparlar yada birbirlerinden etkilenirler, ritmik tempolar, headbang, pogo vs.. hadi bu olur ortada ortak bir amaç için toplanma durumu söz konusu.
sürü psikolojisinin içinde işte bu bütünlüğü bir arada tutmaya yardım edecek bütün malzeme mevcuttur. sürü olarak yaşamak istemek ile sürüden ayrılmak istemek, yeni bir sürü kurmak istemek. sonuçta bir sürü hep olur. ama farklı bir şeyler mutlaka olacaktır. sürü olmayı nasıl değerlendirdiğine bağlı bu. sürü olmayı kabullenmemek değildir olay sürü psikolojisidir burda. sistemi ayakta tutanda bu
* psikolojidir işte.
(bkz:
sana demiyorum arkadaşım şu soldaki bıyıklıya)