gündem
  1. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  2. · çok istenip de olunamayan meslekler
  3. · the twilight saga new moon
  4. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  5. · boylumlama
  6. · yetenek sizsiniz türkiye
  7. · kar yağarken hissedilen duygular
  8. · bluetooth
  9. · akp ye karşı kapatma davası açılması

süper lig in en değerli oyuncusu  

  1. fiyat olarak arda'dır. 15 milyon avro değerindedir. emrah olarak ise güiza'dır. 15 emrah bakışı değerindedir.

    edit: eksileyen parmaklarınızı yiyeyim sizin. bu arada ytl=>avro düzelttirmesi için john locke'a teşekkürler. "emrah bakışı" için bir düzeltme söz konusu değil an itibariyle. ferdi tayfur'a da benziyor abi diye gelmeyin lütfen.
    (mordevrim, 14.11.2008 11:51 ~ 13:11)
  2. nominal ve reel olmak üzere iki kısımda incelenebilecek oyunculardır.
    (jugador, 14.11.2008 11:59 ~ 12:00)
  3. hem fiyat hemde yetenek olarak arda turan.
    (jack black, 14.11.2008 12:13)
  4. bütün değer yargılarından arınmış, ve yalnızca matematikten taraf olarak bakıldığında; su götürmez ve en ufak bir tartışmaya yer bırakmaz şekilde alex de souza'dır.

    türkiye'ye geldiği ilk günden itibaren kıyaslama denen eleştirilerin en bir acımasızı ve en bir aymazına ziyadesiyle maruz kaldı. koşmuyor dendi, ki koşmuyordu pek fazla. büyük maçlarda yok dendi,-ki fenerbahçe'nin onun olduğu ilk sezonlarda oynadığı maçların en büyükleri genellikle derbi maçlarıydı, orada da oyuncuların veya takımların değil, o an'ın önemi vardır yalnızca- zaten oynanan avrupa maçlarında takım öylesine derbeder ve güvensiz bir görünüm çiziyordu ki, alex'in göze çarpmayışı derhal ilk okların onun sırtında kümelenişi anlamına geliyordu. bir sezon, yani 2004-2005 sezonu böylece geldi geçti. karneye bakıldığında alex, tam olarak rakam veremeyeceğim ama, hem golde hem asistte çift hanelerdeydi. şampiyonlukta da o küçük maçlarda takımı resmen angarya bir işmişçesine sakin sakin ipten defalarca alarak devasa bir pay sahibiydi.

    ertesi yıl daha da uyum sağladı türkiye'ye, hem istatistiklerde hem de saha içi varlığını hissettirmede ikiye katladı oyununu. sahada geziyor diyenler dahi artık bir adamın nasıl gezerken tabelayı değiştirdiğine anlam verememeye başlamıştı. fenerbahçe şampiyonluğu son maçta kaybetti; ama bunun alex ile en ufak bir ilgisi yoktu, çünkü o yine tüm takımın toplamından daha göz alıcı bir performans ortaya koymuş, bireysel ortalamalarında da football managervari rakamsal boyutlara ulaşmıştı.

    2006-2007 sezonu alex de souza'nın sanatının doruk noktası oldu kanımca. türkiye ligi tarihinin sayılı yabancı gol kralları arasına girmekle kalmadı; binbir çeşit aksiliğin, oturmamış bir takımın, yepyeni bir hocanın, beşiktaş'ın takdire şayan performansıyla literatüre armağan ettiği 100.yıl şampiyonluğu kavramının beşiktaş'tan sonraki tüm takımların sırtına yüklediği başarılı olma baskısının, takımın ilk defa şubat ayı gördüğü avrupa'daki bir az alkmaar maçında kendisini yuhalayarak takım tarihinin en saçma sapan hareketlerinden birine imza atan taraftarın; hepsinin üstesinden geldi. tüm derbi maçlarda gol atarak, takıma artık büyük ölçüde oturan brezilyalılığın abiliğini sırtlanarak, yine şampiyonluğa taşıdı fenerbahçe'yi.

    geçtiğimiz sezon ise alex için bambaşkaydı. deminden beri bol bol örneğini verdiğim gibi, doğu cephesinde yeni bir şey yoktu, yani yerel organizasyonlarımızda alex yine bildiğimiz gibiydi. ama dışarıda, yani fenerbahçe'nin çeyrek asırlık hezimetler silsilesinde çok şey değişmişti. bunun altında elbette tüm futbolcuların, güven denen kavramın yaratabileceği harikulade değişikliklerin, azımsanamayacak ölçüdeki sinematografik futbol şansının etkisi vardı. ama en büyük etki, artık kaptanlık pazubandını takmış olan, türkiye'de bu görevi yapmış yine sayılı yabancılardan olan alex'indi. onun inisiyatif kullanışı ve zor anlarda sahneye çıkışı; başta kefil olduğu ve bir yıl önce -ben dahil- milyonlarca taraftarın kovmaktan beter ettiği deivid'in herkesi utandırıp tükürdüğünü yalatacak bir performans sergilemesini sağladı. ardından da tüm takımı sardı bu yaratıcı dalga. takım belki şampiyonluğa ulaşamadı ama, ben kimsenin bundan yirmi yıl sonra 2008 sezonu dendiğinde ligle ilgili bir şey hatırlayacağını sanmıyorum. geçtiğimiz sezon fenerbahçe için lig açısından yalnızca bir istatistik olarak kalacak. ama alex'in ortasında deivid'in inter'e attığı gol, alex'in cska moskova maçında, tam da takım geriye düştüğü anda, hiç beklenmedik bir şekilde sert bir şut çıkararak attığı gol, yine deivid'in chelsea maçında attığı açıklanamaz gol kalacak.

    bu sezon da aynen devam ediyor her şey. alex'in olmadığı bir fenerbahçe, sıradanlığıyla korkutuyor. maç kazanabilir, gol atabilir ama; onun yokluğunda herkes bir şeylerin tam olmadığını fark ediyor. türkiye'de hagi'nin galatasaray için olan öneminden beri hiçbir oyuncu, takımı için bu kadar çok şey ifade etmedi. sayılara bakacak olursak türkiye tarihinin en başarılı yabancısı, toplamda da en yararlı üç beş isminden biri de; sayılara bakmaya hiç gerek yok bence. elbette arda turan çok yeteneklidir, özellikle euro 2008'de beklentileri de sevenlerini de bol bol katlamıştır. ama en değerli oyuncu olmak bireysel istatistikten de, piyasa değerinden de, kontrattaki sıfırlardan da başka bir anlam ifade ediyor; dünyanın her yerinde olduğu gibi. türkiye'de de bu vasfı karşılayan yegane isim, alex de souza'dır. en nesnel bakışla dahi.
    (garion, 14.11.2008 14:16)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil