bunların alayı zanaatlarına ezik olarak başlarlar. mesela, spiderman ilk seferlerde tıt bir kıyafet diktirmiştir kendisine.
ayrıca, suçlular korksun diye çoğu kaslı gösteren yanıltıcı kostümler giyerler. bakla bakla karın kaslarıdan, kafam kadar kollara, baldırlara kadar her şey vardır bunların vücudunda. aslında hepsi palavra. spiderman'in gündelik hayatta da omurları uçak gemisi gibi mi sorarım size!
he bir de bu dingiller gizemli olayım, yaptığım iyiliği kimse bilmesin, imza istemesinler diye maske takarlar, arkada etkiyici bir efekt bırakmak için de pelerinleri vardır.
pelerinin rengiyle aynı lastik çizmeleri de unutmamak lazım tabii. hepsi mahmutpaşada 10-15 milyona bulunuyor.
bir insanın kahramanı olmak için illa ki uçmanın, tek parmakla tren durdurmanın ya da daracık taytlar giymenin ön şart olmadığını ispatlayan baba da hak eder bu sıfatı. benim babam gibi..
aslında hiçbir zaman iyi bi ilişkim olmadı, olamadı babamla. aradaki mesafe, takınılan ciddi tavır ve onun küçüklüğünde aldığı kişisel eğitim engel oldu normal standartlarda bi baba- oğul ilişkisi yaşamamıza. hep bi yerlerde engeller vardı yani.. olduğu kadarıyla yetindim ben de mecburen.
belli bi yaşa gelene kadar talep ettiğim miktarda parayı hiç alamdım mesela.. hep eksikti cebimdeki harçlık. bisikletim de olmadı.. evimizin yokuşta olmasıymış bunun sebebi. malum, trafik canavarları her yerde.. ya da karşısına geçip kız arkadaşlarımla yaşadığım sorunlardan, okuldaki günümden, moralimin amına koyan mevzulardan hiç bahsedemedim.. dedim ya, mesafeler vardı her daim.
ama sevdim ben babamı. çok sevdim.. hani babanın sevgisinin anlaşıldığı anlar var ya, çok yaşadım ben onları. ha belki milletin gözüne soka soka yapmadı hiçbir şeyi.. ya da yaptıkları, milletin gözüne batacak kadar bile büyük değildi diyelim. ama mutlu etti lan beni.. süper kahramanım olması için de yetti üstelik, bu küçücük şeyler.. fazla bile geldi hatta. zira ben onun sadece hayata karşı duruşundan dolayı bile, ona süper kahraman yaftasını yapıştırmıştım. yaptığı küçücük şeyler, öğrettiklerinin kenar süsü oldu sadece.. yakıştı da allah için.
velhasıl; o asık suratına, sert konuşmalarına ve diktatörlere taş çıkartan aile yönetme tarzına rağmen çok seviyorum baba ben seni.. valla bak.