trabzonda bulunan ve çıkan herkesin "ulan bu taşları buraya kadar nası çıkardılar" diye geçirdiği zirveye yaklaştıkça "ulan buraya neden bir teleferik yapmazlar" diyer sinirlendiği görülesi mekan
(dumur, 30.03.2004 00:25)
duvar resimlerinden bir örnek.
http://www.isidore-of-seville.com/...
o yavuz'la yılmaz'ı verecekler elime. o yazının aynısını götlerine kazımazsam şerefsizim.
bu manastır halk arasında meryamana manastırı olarak bilinir. siyah anlamına gelen melas kelimesinden dolayı, sümele adını aldığı söylenmektedir. ismi de dahil olmak üzere bu manastıra, dair çeşitli efsaneler üretilmiştir. ve en çok bilinen efsane ise, iki atinalı rüyalarında hz.meryem'i görürler, ve meryem onlara bu manastırın yerini ve buraya nasıl gideceklerini anlatır.manastırın yapılış nedeni kadar hangi tarihler arasında yapılmış olduğu konusunda da kesin bilgiler yoktur.
tüm fresklerinin üzerlerine türkçede ve yunancada ne kadar isim varsa kazınmış, ikonalarının gözleri oyulmuş, büyük bir kısmı restorasyon nedeniyle yıllardır kapalı olan zavallı manastır, mimari şaheser, v.s.
değişik zamanlı ve değişik kökenli mimarilerin bir potada karıştığı enteresan bir yer. ilk gördüğümde burası böyleyse, acaba
minas trith gerçek olsaydı ne kadar etkileyici olurdu acaba diye sordum kendi kendime. minas irith'in isminin beyazdan, sümelanınkinin ise siyahtan gelmesi başka bir mizansendir.
edit: el insaf. hadi bir kere bir hata yaptın. ikincisinde ne diye hata yapıyorsun? yok minas trith miş yok minas irithmiş.. .hayır efendim akağacın şehrinin ismi
minas tirith(tuygun, 30.07.2007 18:11 ~ 09.07.2008 17:24)
giriş kapısının üstündeki merdivenlere çıkmak iyi bir fikir değildir. çünkü o basamakların bir de inişi vardır.
(bkz:
tecrübelerle sabittir)
yapım aşamasında taşların domuzlarla yukarı taşındığı, dolmuşla çıkarken aşağı bakmanın yürek istediği manastır.
çok kalabalık bir ziyaretçi akınına uğrayan turistik mekan.
evet gitmeden önce gözümde çok büyütmüşüm bunu anladım ben.
evet çok güzel belki, uzaktan o duruşu, haşmeti. göz kamaştırıyor.
ama içindeki çoğu yerin restorasyon adı altında mahvedildiği gerçek.
ne yapmışlar efendim biliyor musunuz, şu meşhur ikonalar var ya tavanında..
onların üstüne aynılarının yenisini çiziyorlar.. arkadaşlarla epeyce hayret etmiştik.. yenisini çizerek koruyorlar..
süper fikir tabi...
bir de kalabalıklığından ne yaptığınızı şaşırıyorsunuz, sessiz sedasız bir fotoğraf çekmek nâmümkün..
neyse efendim..
en güzel kısmı arabayla çıkılamayan o güzelim yollarda alelacele de olsa yürümekti bana göre..
kaç asırlık ağaçların kökleri de olmasa basılacak tutunacak yeri olmayan o patikalar..öyle güzel ki..
adam gibi tanıtımı yapılamayan, dolayısıyla da
kültür turizmi adına kardan zarar ettiren turistik mekan.
(akort, 30.07.2007 18:29)
maçka belediyesi tarafından osmanlı mimarisine uygun olarak restore edildiği söylenen, osmanlının dalda portakal bile olmadığı yıllarda yapılan heybetli yapı. restoransyonu ticari rant, göz boyama, talan, saygısızlık ve cahillik kokan manastır.
herkesin görülesi olarak bildiği tarihi mekan olmasına karşın,çocukluğumda köyümüze 16 km uzaktaki sümela manastırından rahmetli babaannemin sırtında odun taşımak zorunda kaldığı fakirlik dönemlerini anlattığı yer.
isimlerini fresklere kazımaya and içmiş yurdum insanının piç ettiği güzellik.
(bkz:
ayşe mahmudu seviyor)
ayıp...
tarihe bir nebze saygısı olmayan insanların akın ettiği etraftaki iğrenç yazılardan belli olan ancak kesinlikle görülmesi gereken bir yapıt. sürekli yağmurlu ve sisli bir havanın hakim olduğu bu manastır, insanı gerçek dünyadan alıp mitoslar alemine daldırıyor onca yüzyıllık azametiyle.
"gavur yapımı" diye anlatıp, 8 yıllık ilköğretim boyunca çocuklara tek kelime öğretmediğimiz yerlerden biri. sonra bu gençlerden bir bok olamayanı ikonların üstüne aşkını yazıyor, bir bok olanı da inancına karşı olan gavur icadı yazıları sildiriyor.
arabayla belli bir yere kadar gidebiliyorsun zaten.asıl güzellik o nacizane eseri aşşağıdan bütünüyle görmek. vay be diyorsun adamlar nasıl taşıdı o taşları diyorsun. ama orası karadeniz 1 gün hava açıksa 6 gün kapalı. yani o manzaraya bakmak için gidiyosun kilometrelerce yolu. ama sisten hiç birşey göremiyorsun. neyse diyorsun yukarı çıkıyımda en azından içerden bakıyım bu harika esere. o yolu tırmanıyorsun çıkıyorsun bir amacın var sonuçta o eseri görmek. o yüzden dayanıyorsun o zorluğa. çıkmayı başarıyorsun. içeri bir giriyorsun. resterasyon var. yerlere yeni taşlar döşüyorlar. tarihi eserdi di mi bu? ama taşlar gıcır gıcır.. neyse diyorsun. demekki baya bi hasar görmüş o yüzden bu taşları döşüyolar diyorsun. devam ediyorsun gezmeye. resterasyon yüzünden her yeri kapalı. sadece küçük bir bölümü açık. neyse diyorsun idare edelim. bir bakıyorsun. hz. isa'nın gözlerini oymuşlar. üstüne nurten,yılmaz ve buna benzer birçok isim yazmışlar. gelde o yılmazı o nurteni ordan aşşağıya atma. eser bir harika muhakkak gidilmesi lazım. ama önce hava durumundan başlanarak bir araştırma yapılmalı. yoksa eliniz boş olarak geri dönebiliyorsunuz.
kar yağarken asla gidilmemesi gereken mekan, donmak falan değil mesele, patika yollar bildiğiniz buz, bi şekilde çıkılsa da inerken allahın emri kaya kaya inmek lazım..
o da çok afedersiniz popo diye tabir ettiğimiz alana zarar veriyor.
bunu bilir bunu söylerim, baharda gidin, ne işiniz var kışın dağ tepelerinde!
çıkarken acayip yoran fakat o güzelliğe eriştiğinizde bu yorgunluğu unuttuğunuz trabzon'un alamet-i farikası.
çok yüksekte bulunan manastır. aşağıdan mükemmel gözüken fakat manastıra ulaştıktan sonra iştihamını yitiren yer. saçma ama cidden böyle oluyor.
sisli bir havada çıkıldığında manzaranın bir hayli ürpertici olduğu eşsiz güzellikteki tarihi yapıdır.
içindeki resimlerin üzerine ergenlik aşklarını kazıyan, içerisinde ateş yakan bilinçsiz kişiler tarafından mahvedilmiş, korunamamış, restore edelim derken aslından uzaklaştırılmış, sahip çıkamadığımız yüzlerce tarihi eserden biridir.
henüz bugün ziyaret etmiş olmam sebebiyle bu konuda bir değerlendirme yapmam gerektiğini düşünüyorum.
karadeniz bölgesinin doğası hepimizce malum. tek kelimeyle mükemmel. bu güzel yerleri sümela manastırına gitme bahanesiyle görebilirsiniz. ve çok da seveceğinizi garanti edebilirim. 25 km trabzon'dan maçka'ya 17 km'de maçka'dan manastıra olmak üzere 42 km yol katettikten sonra milli parkın girişine geliyoruz.(küçük araçlar için 9 ytl ücreti var içeri girmenin) ama arabadan inmek yok 3 km daha arabayla gidilecek bir yol var. yürümek size kalmış yorulabilirsiniz ama güzel bir doğa var. az gidiyoruz uz gidiyoruz sonunda manastıra varıyoruz. (kişi başı 8 ytl içeri girmek için veriyoruz) içeri girince insanın duyduğu hisler çok ilginç, anlatılamaz. ama içerideki tarihi dokunun zarar gördüğü su götürmez bir gerçek. en iyisi siz de gelin görün. işte böyle sümela manastırı kesinlikle görülmesi gereken bir yer. unutmadan; manastıra girmeden hemen sağda çok güzel bir çeşme var tavsiye ederim.
(drps, 16.08.2008 22:21 ~ 29.08.2008 17:33)
şu sıralarda
restorasyonçalısmaları sebebiyle ziyarete kapalı yüz yıllara meydan okuyan herkezin kesinlikle görmesi gereken tarihi yapıt.
dağların arasında nefis görünen tarihi yapı. restorasyon çalışmalarını oldukça başarısız bulduğum manastır. hiç dokunulmasaydı daha iyi bile olabilirdi. sanırım orada zamanında yaşayanların boyları oldukça kısaymış gezerken çok güçlük çektim.
hristiyanların hac ibadetini yerine getirdiği önemli bir mabed.
ne zaman yaylaya doğru giderken burayı görsem arabadan inip her seferinde başka bir hayranlıkla bakar ve kendi kendime nasıl yapmışlar diye düşünürüm. yeşilliğin içinde ki muhteşem görüntüsü ve altındaki dere sesiyle bütünleşen bu mabed görülmeye değer nadide bir yerdir.
not: bir de şu yerli turistten rica ediyorum arkadaşlar aşkınızı başka yerlere kazıyınız lütfen. kalbinize kazıyın ya duvarda ne işi var. sonra garibim yabancı turistte kendi ataları yazmış diye düşünüp (yasak olmasına rağmen) resmini çekmeye çalışıyor. biraz duyarlı ve saygılı olunuz lütfen!!!