selimiye camiindeki azametin aksine bu cami sanki canlıymış gibi gelir bana. seyretmekten büyük zevk alır insan.
yıldız ın kampüsü ile itü nünki arasındaki fark da böyledir. ytü ufaktır vs. ama kampüsü şirindir. benim zamanımda maslak kötü binaların doluştuğu çorak bir yerdi. umarım daha bir yeşil daha bir güzeldir şimdi.
bu camiinin dört minaresi olmasının anlamı, kanuni sultan süleyman'ın istanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah olduğudur. bu dört minare üzerindeki on şerefe de, kanuni'nin osmanlı'nın onuncu padişahı olduğunun bir işaretidir.
caminin yapımı yedi yıl sürdüğü için, iran şahı osmanlının para sıkıntısı çektiğini düşünmüş ve bir sandık hazine, kıymetli taş göndererek kanuni'ye yardımda bulunmak istemiştir. buna çok sinirlenen kanuni' nin bütün kıymetli taşları öğütüp minarelerin harcına eklettiği ve bu nedenle her ikindi vaktinde minarelerin parladığına inanılır. ayrıca bir mimar sinan eseridir.
1550-1557 yılları arasında mimar sinan tarafından kanuni sultan süleyman'ın selatin camisi olarak yapıldı. kanuni'nin isteği üzerine sinan ayasofya'nın bazilikal planını uygulamak zorunda kalmıştır. zira sinan'ın süleymaniye için şehzade camisinden sonra kendi ürettiği yeni tasarımları vardı, bunları selimiye'de uygulama imkanı bulmuştur.
yedi senede inşaası biten caminin sinan'ın hayatında ki etkisi büyüktür. inşaat süresinin uzaması sonucu padişahın kulağına giden sinan inşaatı kasıtlı geciktiriyor ayrıca caminin içinde nargile içiyor(bu doğrudur ve sinan tütünsüz nargile içerek caminin akustik kontrolünü yapıyordu) söylentileri sonucu kanuni inşaata aniden gelir ve sinan'a iki ay süre verir, bu iki ay sinan'ın hayatındaki en zor zamanlardır, ama sonunda inşaatı bu iki aylık sürede bitirmeyi başarır.
gerçekten de caminin inşaatı çok uzamıştı, sinan temelin oturmasına çok önem veriyordu ve bunun için çok uzun zaman beklemişti. hatta iran şahı kanuni sultan süleyman'a caminin inşaatı bitmiyor heralde diyerek bir hazine yollamış, kanuni bu küçük düşürücü hediyeyi kabul edip;
sinan'a "acem şahı kardeşimizin camime katkı arzusunu anlamışızdır. böyle büyük bir lütfu geri çeviremeyiz. mimar ağa,caminin ilk temel harcına şahın hazinesini kat, böylece yakını şimdiden karıştırmış oluruzında osmanlı mülküne katmayı düşündüğümüz üçük krallığın da ilk harcını şimdiden karıştırmış oluruz demiş ve hazineyi temele döktürmüştür. ancak bu efsanenin doğruluğu kesin değildir.
süleymaniye'nin tasarımını sinan tanrıya ulaşan merdiven olarak düşünmüştür. cami yerleştiği tepe üzerinde ayasofya'yı haliçten silüet olarak dengeler hatta daha baskın çıkar. bu tepe üzerinde sinan kendi çocukluğunun hatırası erciyes dağını inşa etmiştir. süleymaniye sinan'ın erciyes'i, allah'a ulaşılan merdivenidir.
süleymaniye ile ayasofya karşılaştırıldığında abidin dino gibi şu yoruma ulaşılabilir;
süleymaniye yerden gökyüzüne çekiliyormuş gibi narin ve yükseklere doğru ulaşma çabası var, ayasofya ise gökyüzünden aşağı bırakılmış ve yere düşmüş yayılmış gibidir.
sinan ayasofya'yı boyut olarak süleymaniyede geçememiş olsa da hantal ayasofya'nın yanında süleymaniye narinliği ve zerafeti yansıtır.
sinan kubbesini belki ayasofya'nınkinden büyük yapamamıştır ancak kubbe çapını öyle bir ayarlamıştır ki, kendisi aşağıda eline tesbihini alıp 99 adım atarak ve allah'ın 99 adından birini her tesbih tanesinde tekrarlayarak kubbe çevresinde bir tam tur atar.
süleymaniyenin dört kubbesinde kanuni'nin istanbul'un fethinden sonra dördüncü padişah olduğunu ve bu dört minarede bulunan on şerefenin kanuninin onuncu padişah olduğunu simgelemesi elbette tesadüf değildir.
ancak osmanlı camilerinde dört minare islam'ın ilk dört halifesi ebubekir, ömer, osman ve ali'yi, kubbenin ise hazreti peygamberi simgelediği unutulmamalıdır.
sinan süleymaniye önüne kanuni sultan süleyman ve hürrem için ayrı iki türbe inşa etmiştir. sinan bir kompozisyon yazmış gibi cami bahçesinin dışında sol alt köşesinde kendi türbesini yaparak imzasını atmıştır.
53 metre yüksekliğinde, 26.5 metre çapındaki kubbesi, ayasofya'dan sonra en büyük kubbedir. bu kubbe dört ağır payeye oturmaktadır. giriş yönünde ve mihrap önünde 40 metre yüksekliğinde iki yarım kubbe ile desteklenmiştir. ayrıca mihrap duvarındaki çini süslemeleri, renkli camlarla alçı pencereler ''sarhoş ibrahim'' isimli bir usta tarafından yapılmıştır.
yahya kemal beyatlısüleymaniyede bayram sabahı şiirinde süleymaniye camiindeki bir bayram namazı sırasında hissettiklerini anlatmaktadır. bu eserin sadece bir mühendislik harikası olmadığı türk milletini millet yapan temel unsurlardan birinin de islam olduğunu ve türklerin sanat ve kültürde üstün bir millet olduğunu bu camiinde islamın en güzel mabedlerinden biri olsun diye tasarlandığını anlatmıştır.
----ordu milletlerinin en çok döğüşen, en sarpı
----adamış sevdiği allah'ına bir böyle yapı
----en güzel mabedi olsun diye en son dininin
----budur öz şekli hayal ettiği mimarinin
--- bir zaman hendeseden abide zannetimdi
----kubben altında bu cumhura bakarken şimdi
---- dili bir gönlü bir imanı bir bir insan yığını
--- görüyor varlığının bir yere toplandığını;