tam emin değilim,
32. gün'ün tamsayılarda bir yıldönümü müydü neydi,
can yücel anlatmıştı
ege hikayesini
yunanistan başbakanı açıklama yapmış "ege bir yunan gölüdür" diye. gazetecilerde hiç yer içer mi; mikrofonları bir gösteriden çıkan, olaydan habersiz
süleyman demirel'in burnuna sokmuşlardır.
anlatır can yücel:
"süleyman bey'in bir özelliği de çok şey söylüyor görünürken, hiç bir şey söylememesidir.
hatırlıyorum, bizim taze gazetecilik yıllarımız, yunanistan başbakanı açıklama yapmış, "ege bir yunan gölüdür" diye. bize de süleyman bey'i bulma görevi verildi, gittik bulduk bir gösterideymiş. kapıya kamp kurduk çıkacak demirel; çıktı bir süre sonra..."
- efendim yunan başbakanı böyle böyle dedi, yorumunuz nedir?
+ şindi...
bu noktada can yücel giriyor konuşmaya: "sayın demirel'in bir 'şindi'si vardır, zaman kazanır onunla."
+ ege bir yunan gölü değildir...
(5 snlik boşluk)
+ ege bir türk gölü de değildir...
(öldürücü darbe geliyor)
+binaanaleyh, ege bir göl değildir!
der ve gider; arkasında ağzı bir karış açık, ne diyeceğini bilemeyen bizleri bırakarak..."