relaxation music with turkish instruments serisinin 3. albümü.
bu albümde enstruman olarak ney vardır.
neyzen hüseyin özkılıç'tır.
--şarkı listesi--
1 dingin gece/calm of the night (acemaşiran peşrev - salih dede)
2 sonbaharın rengi/color of fall
3 iki güzel/two beauties
4 sükun/calm (tedbirini terk eyle - hüseyni ilahi)
5 istanbul'da sabah/morning in istanbul
6 kubbeler altında/under the domes (segah saz semaisi - nayi osman dede)
--şarkı listesi--
hayat ve olaylar hakkında pek çok ortak görüşe sahip olduğumuz modern çağın mağara adamı. kendisi günümüze ilkel insanlar döneminden ışınlanmış olmasına karşın, ülkemizdeki kimilerinin hala ulaşamadığı düşünce yapısına sahiptir. bir nevi kaptan mağara adamıdır, elinde sopasıyla dolaşan koca ayaklı, höbölööhöböhölöö diyerek konuşan sevimli yazardır.**
sayesinde live earth kayıtlarına ve heroes 1. sezon dvdlerine sahip olduğum, yardımsever güzel insan.teşekkür ediyoruz buradan tekrar tekrar kendisine.
blogunu her okuduğumda geçiçi bir süreliğine emo oluyorum. şimdi dr.troy burada olsaydı loser effect diye teşhisi pat diye koymuştu.
tabi buna rağmen nette oldukça eskiden beri tanıdığım sağlam adamlardandır. arada bir birbirimizi yer, sonra barışırız. cinsiyetlerimiz farklı olsaydı sevgili gibi bi' şeydik nerdeyse işte. yok bi' farkımız.
lost ne lan tarikatından beni çekip çıkartmayı başarmış, bilgisayarının önündeki değerli download zamanlarının ürünlerini benimle paylaşmaktan geri kalmamış, sükünetini koruyan ama aslında saygıdeğer bir ağır abi olan izmirin baba yazarı. "abi biz böyleyiz değişmeyiz" gibi laflarla çizgisini koruyacağını ilan etse de zirvelerdeki kahkalarından, eğlence ortamlarına akmak için pasteteux gibi uygun zamanları kollayan bir diğer kardeşimiz. kendisiyle kararlaştırdığımız fasılı en yakında zamanda düzenleyip yanık seslerimizle körfezi inleteceğiz, var mı gayrısı? film tavsiyelerini, muhteşem bir pes turnuvası ile bütünleştirmenin yanısıra kesin olan bir şey var ki, bu adamla daha çok şeyler yapacağız gibi geliyor bana.
çok değişik ama süper bir adam. kalıbının üstünde garip bir insan severliği ve duygusallığı var. tuttuğu adamı sanki bırakmayacakmış gibi tutan, elinden gelen yardımı eksik etmeyen kişi. istediklerini yapabilmesi sonrasında çok da küçük şeylerden mutlu olacağı aşikar, daha ne fasıllar yapılası, ne zirvelere beraber gidilesi kişisi.
sınıfının bütün silikon tabanlı ihtiyaçlarına hızır gibi yetişen, dertlerine derman, hastalıklarına deva, yaralarına merhem olan siberbiyokimyasal kişilik. bütün ders notlarının pdf dosyalarını arkadaşlarının mail adreslerine göndermesi, sınıftaki bütün flashdiskleri toplayıp ertesi gün içlerini notlarla doldurup getirmesi, "abi ben sana cd getiriyim de bana da çek" gibi söylemlere "saçmalama lan bi cd nin lafını yapcaz" şeklinde yaklaşıp bütün sınıfa kendi hazırladığı(evet baya baya mikroskopların okülerine sony ericsson telefonunu dayayıp çektiği preparat resimlerini bilgisayara aktarıp derleyip hazırladığı) görsel seçkileri dağıtması ile bütün ege üniversitesi biyokimya bölümünün gönlünde taht kurmuş bilim neferi. günümüzde (özellikle bölümünde) soyu tamamen tükenmiş denecek kadar az sayıda türdaşı kalmış sıcak, sevecen, komplekssiz ve yardımsever insan. yaşı sınıfın yaş ortalamasının altında olmasına rağmen alayına olgunluk dersi veren (evet yine pdf dosyası halinde hazırlayıp bütün sınıfa dağıtıyo hayvan "olgunluğa giriş 1" falan diye) ağır kişilik.
ha nedir agresifken ormanda on "asabı bozuk 55 yaşında mahalle kasabı", ve yirmibir "bi siktir git bilader" gücündedir.
hastayız kendisine. evet.
not: ayrıca okulda gösterdiği üstün hizmet madalyasına layık eylemlerine sözlükde de devam etmesi, ne zaman "ulen sodyum dodesil sülfat nerde kullanılıyodu allah belanı versin" benzeri hırlamalarla sözlüğe dadansam amacıma ulaşıp girinin altındaki sükun imzasını görüp gülümsememe neden olmuştur. devam etsin.