itü sözlük'ün solcu olarak bilinen yazarlarının teorik açıdan zayıf olma durumudur. gönül ister ki muarızlarımız daha donanımlı olsun gerçekleri tartışalım. ancak böyle bir durumla karşılaşılmamıştır şimdiye kadar.
kullandıkları argümanlar 30 yıl öncesinin soğuk savaş şartlarının bugün de devam ettiğini sandıklarını gösterdiği gibi hemen hiç ciddi kavramsal yaklaşımlar sergilemezler. örneğin kürtler'in çokça ezildiğinden bahsedip ota boka "asimilasyon" bakınızı vermeye gerek yoktur. literatürde iç sömürgecilik, eşitsiz kalkınma, bölgesel az gelişmişlik gibi kavramlar da vardır. bunlar kullanılabilir.
eğer kullanılmıyorsa -ki şu ana kadar rastlamadım- bu söz konusu kimselerin bu işlerden anlamayıp standart argümanları tekrar ettiklerini gösterir.
donanımlarında değil de yazılımlarında sorun olan, güncelleme yapılmamış, yapılması gereken zorunlu güncellemeleri dahi hep ertelenmiş yazarların durumu.
sözlüğü bilmem ama genel olarak sağcıların her türlü fikri tartışma sonucunda domalmaktan başka bir pozisyon alamamalarından mütevellit, solcular donanım konusunda eldeki ile yetinmeyi seçmiş olabilir. yanlış tabi. yine de kendilerini geliştirmeleri lazım.
solcuların donanımlarının düşünce bazında, sağcıların donanımlarının ise kelebek, sopa, levye, tabanca ve bilumum kesici-delici-biçici içermesinden kaynaklanmaktadır. benim donanımdan anladığım budur. asıl gerçek ise;
(bkz: sözlükteki sağcıların pek yazılımlı olmaması)
pkk'nin uyguladığı şiddetin özünü "ortaçağa ait arkeolojik bir miras olan feodal düzenin yarattığı şiddet kültürü"ne bağlayanlara gülmekle meşgul olduklarından sözlük solcularının kendini "geliştirememe" durumu.
karl marx üretim ilişkilerine bağlayalım diyor sözlük filozofu olmasa da. ama o da yeterince solcu değil galiba . kürt sorununun özünde feodalizmin şiddet kültürü varmış da haberimiz yokmuş. yeterince solcu olamamış ak sakallı düşünür. hele bi yol öğretin.
hocam adını koyalım şunun. "pkk'ye kızdım. silahlı kürt hareketinin propagandacılarından ayar yedim kendime gelmem için böyle şeyler yapmam şart" deyin. deyin de bitsin.
pe ke ke'nin uyguladığı şiddetle orgazm olan silahlı kürt hareketi savunucularının daha feodalizmin bir üretim biçimi olduğunu bilmemesiyle çokça ilgili olan durum.
marks'ın paradigmalarını kullanmak için illa marksist olmak gerekmediği gibi marksist olmak marks'ı bilip anlamak demek değildir. en azından türkiye'nin yarı aydınları için...
ne demiş marks "beni anlamak beni görmek demek değildir..." (yok o başkaydı). neyse anlaşılan o ki bir ara feodalizmle ilgili bir şeyler yazmak gerekiyor. bir de türkiye'nin doğusundaki sosyo-ekonomik yapıyı anlatmak gerekecek.
"aptallarla tartışma, görenler aranızdaki farkı anlamayabilir."
diye bi' söz duymuştum zamanında, belki de konuyla alakalıdır. işleri yok da, burada beyni resmi tarihle yıkanmış bi' avuç sanal velete mi anlatacaklar dertlerini?
sağ-sol kavramlarının yok olduğu, aradaki izlerin iyice azaldığı bir dönemde yaşıyoruz. hangi partiye solcu diyeceğiz. sağcı mıyım solcu mu, insanların çoğunluğu bunları düşünmeden yaşıyor. kimim ben ulen! en temizi belki de budur.
donanımlarını kullandıklarında anlaşılmaz olmak istemediklerindendir. herkesin anlayacağı örneklerle açıklama gereği duyarlar. öyle iddialar ortaya atılıyor ki, normal zekada bir insan bile böyle salakça sola veya insanlığa saldıramaz. haliyle solcular da böyle bir savı ortaya atanlara donanımları ile değil de gerizekalıya anlatır gibi anlatmak zorunda kalarak yaklaşıyor.
arayan bulur, ne başlıklar, ne giriler var içerikle dolup taşan. bu donanımsız denilen solcuların bir çok yazısı eminim sıkılınıp okunmamıştır çoğu yeni donanım olarak bulunan flash bellekli sağcı arkadaşlarımız tarafından.
sözlükte solcu görünümlü kemalistlere sıkça ratlandığından devamlı karıştırılan bir durum. donanımlı olmayan kemalistlerdir, arada bir kendilerince bişeyler yazarlar ama yazdıkları güdük kalır.
sağcıların, ülkücülerin, alperenlerin, kartvizitine pezevenk yazmayan kadın satıcısı gibi kapitalist olduğunu söylemeyip liberalim diyenlerin; donanımdan anladığı belde silah, çantada satır, ırkından başka övünç kaynağı bulamaması gibi argümanları nedeniyle, algılayamayacakları bir noktadan ahkam kesme endişesinin verdiği antitespittir.
solcuların donanımlı olmaması konusu, bir sağcının ortaya koyamayacağı kadar derin bir tespittir.
devletin kökeni diye bir şeyden haberdar olmayan, ek olarak, devletin görevinin bile ne olduğunu bilmeyen sağcı zırvalamasıdır.
işin aslı solcunun değil, sağcının kendisinden bile haberi olmayışından kaynaklı, neyi nasıl söylediğini bilmeme durumudur.
neye donanım gerekmekte? her iki kelimede bir sol dedikçe pkk'yi anlayan bir güruh için donanımlı ve adaba uygun cümlelerle mi karşılık vereceğim? pkk'yi hala sosyalist sananlarla mı, sosyalizm konuşacağız?
hadi onu geçtim, sol dediğimizde aklına chp gelenler mi anlayacak donanım konusunu?
yapmayın; elbette alanlardan ve mitinglerden uzak kalanlar, orada yaşananları polisin sipariş haberlerinden öğrenenler için elbette anlatılacak çok şey var.
ancak son şey donanım konusudur.
hayır, sanki karşımda ideolog duruyor. sağcılık kavramının ne olduğundan haberi varmış gibi. devlet dediğinin işlevinden bir haberi varmışda öyle savunuyormuş gibi durup hiç bir halt bilmeyenler olmasa, şuraya döktürürdüm donanım nedir ne değildir ama.
anlayabileceklerini sanmıyorum.
bu sağcı yazarların daha fazlasını istemediğinin kanıtıdır. yani çok azını veren bu solcu yazarlar sağcı yazarların sorularına cevap oluyor ve daha fazla gelişime gerek duymuyorlar demektir.
gençtir, öğrenecektir durumu. en azından incelemeye araştırmaya başlamış. oku, tartış, yaşa. aklın yolu birdir, gerçekler kafanda netleşir.
donanım kolay yani.
önce yürek gerek.
sözlükteki solcuların donanımsız olması bu ideolojiye bir zarar vermez. sözlük donanımsız olsa ne olur? kendimi solcu olarak lanse edemem ama görüyorum ki şu anda sözlükteki solcuların pek donanımlı olmaması başlığına yazıyorum. gelişimden uzak, bireye yönelik, yargılayıcı ve kavgacı tutum içinde olan öylece bir başlık işte.
(bkz: sözlükteki sağcı ve solcu yazarların bir kısmının pek donanımlı olmaması ihtimali)
aslında diyalektikle bakmamız gerekiyor. her şey zıttıyla var; böyle bir tez ortaya atanın aynı zamanda sözlükteki sağcıların pek donanımlı olmaması tezini de desteklemesi gerekmektedir.
aslında argümanların bir süre sonra kendi kendini tekrarladığı, hep aynı şeylerin söylendiği de yanlış değil. çünkü ortaya konulan tezler hiç değişkenlik göstermiyor ki; değişkenlik göstermeyen bir teze karşı nasıl farklı farklı argümanlar hazırlayabilirsin ki? olmaz yani, doğasına ters. tutarlılığa aykırı bir durum.
her seferinde; bölücü, orospu çocuğu, liboş, fetoşçu, sorosçu ve benzeri sıfatlarla yaptığın eleştiriye kusura bakma bebeğim hep aynı cevapları alacaksındır. sen bunun bir üst leveline geçince, karşı argümanlar da bir üst level'e geçecek söz. yani başkasını şikayet ediyor ve bu durumdan oldukça muzdaripsen, önce kendini geliştir, zaten karşı taraf da ister istemez seni takip edecek. hatta, kendini buna adamalısın biz solcular da pek bi seviniriz bu duruma.
sağ yada sol kavramların kapitalist düzende anlamsız kalması. hepimiz aynı kazanın içindeyiz.ister solcu olun ister sağcı ister ateist ister dinci olun.
aynı marka kot giyiyor, aynı dizileri izliyor, aynı marka arabalara biniyoruz.bu örnekler çoğaltılabilir.sistem bizi aynılaştırıyor.
kala kala sana ait düşüncelerin kalıyor.kendini hangi tarafa koyacağını bile bilemiyorsun.
burada önemli olan düşünebilmek, fikir üretebilmek, tabuları yıkmak, kendini belirli bir kalıbın içine sokmamak.