feminizmin ve kadın koruyuculuğunun altında gereksizce ezilen -ya da ezilmeyen lan niye ezilsinler gül gibi yaşıyorlar- bayan yazarlarımızdır. şimdi benim dikkatimi çeken şey şu oldu, bahsedilmeye çalışılan
sözlükteki bayan yazarlar mı, yoksa henüz bir cinsel deneyim yaşamamış bünyeler mi kastedilmeye çalışılmış ? devlet bu sorunun cevabını vermeli,
belediye görevini yapmalı artık.
her neyse, asıl konuya dönecek olursak, gözlemlerime göre feminist ataklar iki türlü gerçekleşiyor. bunlardan birisi kısa paslarla kanatlara açılmadan ceza alanına girmeye çalışanlar, ki
decisions da burda devreye giriyor. bu demek ki feminist bünyeler erkek güruhuna karşı çıkıyor, kadınlara karşı ultra kibar davranan erkeklerin bile iç dünyalarında türlü fırtınalar koptuğunu düşünüp gereksiz çıkışmalara giriyorlar. bence bu yanlış, zira insanlar bir değildirler, aynı kültürün insanları bile olabilir bunlar, farketmez.
ikinci feminist çıkış ise, daha çok
beşiktaşlı recep'in malmö karşısında attığı süper gole benzer, yani düşünce güzel ve bütün kusurları örtüyor, ama yön yanlış. tabii bu benim görüşüm, hay allah, zaten ben yazıyorum. demek istediğim, feministlerin erkeklere karşı olur olmadık yerlerde kendini koruma savaşına girmeyen bayan güruhu da çıkışmaları. ne gerek var lan halbuki, gül gibi yaşıyoruz şurda.
sözlükteki kız yazarlardan açıkçası pek bir şey anlayamadım, kız ya da kadın, her neyse işte, çıkıp teker teker "ben kızım", "bende", "ay vallahi bende" şeklinde açıklamalara girerek ne kazanabilirler ? belediye görevini....söylemişiz lan bunu.
sözlükteki er kişiler çıkıp bunu dile getirmiyorlar, o halde bayan kesim niye böyle bir gereklilik duysun ?
feministlerle bir alıp veremediğim de yok, çünkü onları feminist olarak görmüyorum bile. kanımca tek ve en büyük yanlışları, kadın da olsa erkek de olsa insanları insan olarak görememeleri. "bu erkek", "bu değil", "bu ne lan böyle" şeklinde yorumlar yaparak bir yere ulaşmak zor.
öyle bir yer de yok zaten.