insanların kendi aşağılık komplekslerinin dışavurmuş halidir.
adam gibi görüş belirtmek ve mevcut durumu daha ileriye taşımak yerine karşı tarafı alt etmek ya da üste çıkmak gibi münakaşaların yaşandığı ego tatmini olaylarıdır. laf kavgasıdır.
ancak doğru düzgün "bakın şöyle bir karşıt fikir var, şu yönü uygun şu yönü şu sebeplerle uygun değil" demek varken "laaan hepsi öcü onların. ibneler toplar, yaşasın xxx, kahrolsun yyy" denilir. boştur.
burada herkes en azından bir üniversite öğrencisi, hiç birimiz ot değiliz ve hepimizin bir ideolojisi var ki olması gereken budur ancak nasıl olur da kendini üniversite öğrencisi olarak tanımlayan bir kişi ideolojisini insanlarla arasında çatışmaya mahal verebilecek farklılıklara dönüştürür; anlamakta zorluk çektiğim durum.
zaten insanın doğasında var olan "bir grubun adamı" olma olgusu, ormanda sürü halinde gezip birbirini kollayan ilkel hayvanların tepkilerinden farksızdır. zaten hali hazırda şucular bucular diye ayrım yapma meraklısı denyo çokken bir de üzerine bunların iyice keskin çizgilerle ayrılıp "bakalım hangisi diğerini dövecek" olayları döner.
insan kendi fikirlerine güvenemediği ya da benliğinin gücüne inanmadığı zamanlarda güvenecek bir dal arar. buna benzer ve paralel olarak da kendi fikirlerini, okumamaktan ve değerlendirmemekten dolayı üretemeyen insanlar ortada "template" olarak verilen hazır görüşlerden kendisine biraz uyanına yaklaşır ve o fikir altında toplananlarla bir grup oluşturur. böylece kendini tabir caizse "bi bok zanneder." sonuç olarak kendi dünya görüşünü kendi kendine dünyayı inceleyerek ya da okuyarak değil de (bütün bunları yaptığını zannetse de) aslında hiç bir şey üretmeden hali hazırda bulunan bir kampın içine girer ve orada büyümeye çalışır. bunu takiben de gider bir güzel o bulunduğu fikrin karşı olanlarını arar. kendini onlarla savaşa verir. üstelik bulunduğu fikir ortamına da bir katkı sağlamaz. kahvehanede oturup akşama kadar "ülkeyi kurtaran" batakçı amcalardan hiç bir farkı olmaksızın bomboş langırdar. papağan gibi aynı şeyleri söylerler. laf atarlar, üste çıkarlar, göt ederler, altta bırakırlar vs. olanlarla yetinir. hani eline vermişsiniz bir oyuncak, ne tutarsa artık... böylece bir cephenin saffında olarak tatmin olurlar. doğrudan bir fikir içine balıklama daldıkları için bir yandan da o fikri öğrenirler. ancak diğer fikirlere asla gözatmazlar. anlamaya ve "acaba??" sorusunu sormaya gelmezler. keza bunu yaptıkları takdirde kendi sığındıkları görüşe ihanet etmiş olacaklardır. ayrıca bilinçli olarak düşünülmeyen bir sorun daha vardır: eğer kendi görüşü konusunda biraz şüphe duyarsa ya da en azından diğer görüş için birazcık "ya galiba bu konuda şu görüş sanki daha mantıklı" derse bindiği dalı keseceği için o dağlar gibi güvendiği yerden olacaktır. hani bu yola aslında kendi övgüven eksikliğini ve aşağılık kompleksini kapatmak için girmişti ya o yüzden...
bunun bir benzerini somut olarak şu hayvan severler derneği teyzelerinde görürüz. aslan, kaplan, panter lakaplı bu insanlar aynı bu siyasi kavga meraklısı insanların davranışını sergiler.
bu durumla gerçekten bir fikir sahibi insanlar arasında da şöyle bir evre vardır. okuyup, araştırıp, bir şeyler öğrenip daha sonra da mevcut olan fikirler içinde kendine bir yer seçenler... bu insanlarsa ciddi ciddi okurlar, bir şeyler öğrenmişlerdir ve hatta kavramları da biliyorlardır. ama hataları yine hali hazırda ortada bulunan fikirleri seçmeleridir. kendin bir önce kendinin farkında ol* daha sonra karakterini ve sosyal duruşunu sağlamlaştır. ondan sonra bak bakalım sana neler uyuyor. illa masadaki bir şeyi mi seçmek zorundasın ha!!
kısacası işte siyasi görüş kavgaları genel anlamda bu bilinçaltına yerleşmiş olan ve ancak farkındalık ile üstesinden gelinecek olan kamplaşma ve aşağılık kompleksi hislerinden ileri gelir. yoksa ortada çok ciddi tartışmalar ve yapıcı eleştiriler yapılabilinirdi. `