küfür etmenin bir sanat olduğu iddiası dahilinde olay çok boyutlu incelenmeyi hak ediyor.
kampanya destek buldu diyelim. sözlük yönetimi küfür yasağını bir şekilde sözlük ahalisine belirtmek zorunluluğu duyacaktır. ne bekleniyor pek kestirebiliyor değilim fakat umarım istenilen "vuku bulanlar" bölümüne eklenmiş bir;
"ahlaka mugayir söylemler içerisinde bulunduğumuz için sözlük olarak 18 yaş altına hitap edemiyoruz. istiyoruz ki sözlüğümüzden dönem ödevi yapılsın, insanlar buraya adab-ı muaşeret kurallarını öğrenmeye gelsinler, trt'ye adam transfer etmek istiyoruz. ideallerimiz var."
yazısı değildir. temel yönetim ilkeleri mevzu edildiğinde etki-tepki yasası gereği ortaya çıkan tepkilerin pek çoğu
önerisiz muhalefete yenik düşer. ha bunun iki sebebi olabilir; biri salaklık boyutunda saflık; bir diğeri de popülizm. küfür etmenin popüler bir edim olduğunu iddia etmekse insani değerleri ve ifade özgürlüğüne ters bir tutum haline gelebilir komün içerisinde ki bu da şimdilik öneri olarak görülen "küfür etmeyelim, edenlerin ağzına biber sürelim" tavrı katıksız içten bir güdüyle istismar edilesi hale gelmesine neden olabilir. istismardan kastım, kuralın konduğu ahaliye duyurulduğu takdirde ilk göze batacak olanlardan biri önüne gelenin durduk yere ve nicelik babında normalde edeceğinin iki misli küfür edeceği, bir diğeri de kimilerini için bu kuralın olabildiğince demokratik olmaya çalışan bir mecrada "kısıtlama" muamelesi göreceği gerçeğidir.
küfür yazı dilinde bir amaç olarak görülmediği sürece çıkış anından tesir anına kadar sahibini rahatlatan bir halt. tesir anında bir tepkiye karşılaşması ise küfür sahibini değil; okuyucunun edebiyeti ile alakalıdır. demem o; "amına koyim" e kakır kakır gülmüyor, hayatın anlamını bulmuyor, aydınlanma sürecine girmiyor bu insanlar; o "amına koyim" in öncesinde anlatılmış olayın, söylenmiş fikrin sebep olduğu fikri ya da duygusal yoğunlukla ilgileniyor. hal böyle iken küfür sembolisti haline gelip "yapmayın etmeyin" diyecek adama "sittir lan sana mı sorcam neyi nereye yazacağımı" demek özgür bir dünyada mübahtır.
"herkes herkesin duygularına tercüman olabilse idi neden savaş var lan bu dünyada ha sorarım ha neden?" diyor gibi görünmek istemiyorum fakat; bir insan bir başkasının yazdığı, onunsa sadece okuduğu şeyden nasıl rahatsız oluyor anlamıyorum. kimse kimsenin anasına, bacısına sövmüyor uluorta ama her sözlükte bir iki sezen cumhur önal, üç tane de belkıs özener bunları hiç düşünmeden ortaya çıkıp "küfür etmeyin amağğ" diye ağlama hakkını kendinde görebiliyor. tam da bunun üzerine birileri antagonist takılmak uğruna çıkıp başlık altına savı destekleyen küfürlü bkz vererek "merhaba ben mesut yılmaz amm şey susmadan önce bir iki şey söylemek istemiştim" esprileri yapıyor. kaçınız ciddiye alıp gülüyor bunlara allahaşkına?