sözlükteki galatasaray düşmanlığı ve
sözlükteki fenerbahçe düşmanlığından farkı olmayan bi' şey aslında bu.
ha sadece sözlükte mi bu durum? değil, maalesef her yerde. geçen sene şampiyonluğumuzu kutladığımız ligin son maçını dernekte izlerken yapılan tezahüratları ve onları duyarken bile nasıl sinirlendiğimi gözümün önüne getiriyorum da, tekrar tekrar farkına varıyorum bi' durumun;
biz spordan anlamıyoruz arkadaşlar, biz spor denen şeyi gerçekten anlamamışız. biz küfürden anlıyoruz, biz aşağılamaktan anlıyoruz, biz sataşmaktan anlıyoruz, biz çirkeflikten anlıyoruz. biz, eziklik psikolojimizi, bizi temsil ettiğini düşünüp de kendimizi taraftarları kisvesi altında üzerlerinden varettiğimiz bu takımlar sayesinde gizlemeye alışmışız, hakaretsiz yapamıyoruz.
takılmalar, şakalaşmalar veya laf atmalar güzeldir, rekabete ayrı bi' hava katar. ama biz kendi takımımızın maçını izlerken bile, o an sahada olmayan takımlara küfrederek eğlenen bi' millet olarak, maalesef hakaret ve takılma arasındaki farkı anlayamıyoruz.
galatasaray beşiktaş'ı dün yendi, 3-0. buna sevinmek gayet normal, kutlamak da normal. ama kardeşim, nasıl bi' psikolojiyle kendinizi üstün falan görebiliyosunuz, ben bunu anlamıyorum. ulan yenen galatasaray, yenen sahadaki oyuncular. sen en fazla sevinebilirsin, ama bundan kendine pay çıkarıp da sanki sahada sen varmışsın gibi böbürlenip de rakibi aşağılamak nedir? bu sadece galatasaray'a değil tabi, ki galatasaray seyircisinin gönlümde yeri ayrıdır. şampiyonluk turu atarken derneklerinin önüne çıkıp da bizi alkışlayabilen taraftarlara sahip bu takım (ki karşılıklı olarak sarııı - kırmızııı diye bağırarak bu jeste güzelce karşılık vermiştik).
ama nedir yani, gerçekten nedir? fener'e küfrettin ne anladın? beşiktaş'a küfrettin ne anladın? galatasaray'a küfrettin ne anladın?
gerçekten bu küfürleri edince rahatlayabilecek kadar diplerde misiniz?
yazık...