belki ilginizi çeker
  1. · haiku
  2. · şimdi sen olacaktın yanımda
  3. · sözlük yazarlarından şiirler
  4. · şimdi sen olacaktın yanımda
  5. · pembe bir mısradır aşk
  6. · yasaklanması gereken şeyler
  7. · yokluğun
gündem
  1. · yasaklanması gereken şeyler
  2. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  3. · prison brake
  4. · okan bayülgen
  5. · zongul ducks
  6. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  7. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  8. · sözlük iletişim arabiriminden yaran kesitler
  9. · şişe çevirmece

sözlük yazarlarından şiirler  

 sayfa  / 12
  1. şairliğe yeltenmiş yazarların şiirleri veya şiirimsileridir. mesela:

    durgun ayrılık

    sanki masanın karşısında değil de
    boğazın diğer yakasındasın.
    sesleniyorum, duymuyorsun.

    sanki gözlerime değil de boğaza bakıyorsun.
    dibini gör, dibini gör…
    açtım bütün açmazlarımı,
    saydım bütün kaygılarımı,
    dibini gör.

    senin değil, yargıcımın sesi.
    öyle soğuk, titremeden gelen…

    ellerin ise, cellâdımın.
    yine soğuk, ve yine titremeden…



    bağrımdan çıkanı kulağın duyuyor mu?
    (neazadem, 08.05.2008 18:05)
  2. aynadaki ben miyim, yoksa aynanın kırık yüzümü?
    saçları beyazlamış ruhumun, kan görüntüsü
    gözyaşları, çizgilerde ırmaklaşarak çağlayan, deli fırtına gibi.
    tarak dişleri gibi, kırılmış ifadeler.
    boşlukta uçuşan düşünceler balon misali.
    oysa,
    sen değil miydin sevgi ve hoşgörülü, seni üzenlere karşı kulağı tıkalı.
    değil miydin hayata hep gülen gözlerle bakan,
    arkasını dönüp gidenlere kırılmadan.
    ey aynadaki yüz,
    sen değil miydin yüreği parçalı.
    ağır kalkan elim,
    hadi, kır aynadaki görüntüyü, bırak yüzündeki hayal kırıklıklarını,
    hadi değiştir artık çehreni, bakan gözlerinin rengini,
    gör, siyahla beyaz arasındaki güzellikleri.

    bak erguvanlar açtı, bahar mevsimi.
    sevmenin zamanı artık hayatı ve kendini…
    (baharda geldim, 08.05.2008 19:08)
  3. ölüme kaçarken aşka tutulmak

    hanfendi beni aşka tutmayın
    yetişmem gereken bir ölüm var
    toprağıma sabırsız
    kırmızı bir gülüm var.
    -onu incitemem-

    rica ederim beni saza tutmayın
    demin de bahsettim
    bir ölüm üzereyim
    teşrif ederseniz size türkü söylerim
    sağdan üçüncü kabir
    -girişler güle tabidir-

    yalvarırım beni şiire tutmayın
    anca varırım cebimdeki kafiyelerle
    bakın saçlarım telkin vermede
    sizinle tanışmak güzeldi ama…
    müsaadenizle.
    -bakmak güzeldi, gözlerinize-

    — sizi kalbimde kimsecikler görmez.
    — efendim?
    (neazadem, 21.05.2008 10:41)
  4. belki de hak ettim ince, kambur bir ağaçta
    eski bir sehpa üzerinde asılmayı, deniz gibi, hüseyin gibi...
    bilmiyorum nasıl oldu, neden oldu?
    yanılıyor orhan veli
    her şeyi anlatmak mümkün değildir
    insanlar anlatabilseydi her şeyi
    peygamber olurlardı belki de

    ben gülün dikeni olmadım hiç, olamam.
    can yakamam ben, kalp kıramam.
    acem ülkesinin güzelliğini anlatmak isterim
    sahra da güneşin altında çatlayarak ölenler anlaşılır
    ben güle diken olmadım hiç, olamam
    şems'ini kaybetmiş mevlana gibiyim.
    başıboş, çaresiz, rüzgarın götürdüğü bir yaprak...
    bilmiyorum nasıl oldu, neden oldu?
    cevabım yok hiçbir soruya.
    bilmiyorum,
    bir şiir yeter mi, düzeltmeye hataları,
    bir şiirle düzelebilir mi hatalar.
    yanılıyor orhan veli,
    her şeyi anlatmak mümkün değildir.
    kelimeleri hafife alamazsınız,
    artlarında ki anlamları çözemezsiniz,
    oysa iki kelimeyle neler yapılabilir,
    nelere mal olabilir.

    ve akşam oldu hüzünlendim ben yine
    güle diken olmuşum, suçum yok, günahım yok.
    ben güle diken olamam,
    kalp kıramam, can yakamam,
    yaş akıtamam gözlerden.
    şems'imi kaybettim, bulamıyorum.
    gözlerim sadece bakıyor boşluğa
    ayaklarım sadece eziyor toprağı
    kelimelerin anlamlarını anlayamamışım
    o saklı anlamları, aldanmışım.
    bilemiyorum...
    bir şiir yeter mi, düzeltmeye hataları
    düzeltilebilirr mi, hatalar?
    ve akşam oldu, hüzünlendim ben yine
    güle diken olmak istemedim ben.
    ben, ah ben....
    (psikopat yazar, 23.06.2008 13:24)
  5. tek derdim seninle ,görüşebilmekti bebeğim
    istedim ki sor bana saat kaçta geleyim
    ne umutlar besledim bugün için seninle
    çikolata bile alcaktım, yeter ki kal benimle

    anadoludayım dedin ,ben gelemem oraya
    bittim işte o an, başladım ağlamaya
    hanfendi geçemezmiş bugün bu yakaya
    gittim yem aldım omuzumdaki sakaya

    hay azına sıçaydım, ben kahpe dünyanın
    33 lük sise bira, yanında da patates kızartması bile vardı be biriciğim
    neden ama ya, var ya, üff be
    biter benim şiğirim, ağlayarak uzaklaşır ve giderim...
    (neva, 17.07.2008 16:20)
  6. içimi alıp götüren ezgilerdir
    senin gibisine benim gibisi ne gerektir
    yoksa yeryüzünde yaşamak bir heves midir?
    gözlerin kaçıyorsa benden
    sanma ki kaçarım senden
    yakışmazsın sen bana
    yakışmazsın yanıma
    ben yalnız bir askerim
    bir amazon da diyebilirsin bana
    yok, yok be civanım
    sen küçüksün
    yetişemezsin boyuma
    ulaşamazsın ki bana
    senin cüssen büyük
    benimse yüreğim
    senin vicdanın küçük
    benimse kötü niyetim
    olmaz mı?
    olmaz mı?
    derler ya hep peşinden
    olmaz ya can olmaz
    yapamayız sen ve ben

    …….

    görür müsün hiç
    görmezsin ki
    bu ahenk, şu melodi
    amalara görünmez ki
    duyuyor musun sen de
    sana olan sevdamın acısını
    sen söndüremezsin ki
    ziyanmışım sana ya
    ziyanmış ya gülüşüm sana
    gülmem be can
    gülmem bir daha
    yeter ki sen ziyan olma
    işte güç budur yar
    işte sevda budur
    sen bunlara ulaşamazsın
    sen bana yakışmazsın
    zayıfsın, biçare, zavallısın
    ben yüceyim
    beni yüce eden benim aşkım
    sen değil
    offf mevla’m
    yüce mevla’m bana gösterdi
    yüce mevla’m


    sevdamın en yücesi istanbul sevdasıdır
    senin değil
    istanbul kadar güzel, yüce
    istanbul kadar esrarlı olsaydın
    aşkım bitmezdi
    küçümsemezdi!
    (deliyayla, 17.07.2008 16:59)
  7. su faturalarını öderken aklıma geldi
    banyodaki sevişmelerimiz...

    (bkz: haiku)
    (diazepam, 17.07.2008 17:01)
  8. şöyle tanıtayım size kendimi
    sözlükte yazarım, şiir yazarım
    bazen usluyum da, bazen bendimi
    hiç düşünmeyerek çiğner aşarım

    son zamanlarda hiç yazamaz oldum
    derdimi kağıda dökemez oldum
    o bilmeceyi hiç çözemez oldum
    neden böyleyim ben, bilmem şaşarım

    girilerim artık bir kaç bakınız
    ya da kısacıklar, eksi basınız
    oy veren ibneyi, hiç takmayınız
    elbet düzelirim, elbet coşarım

    haftanın kralı iki girim var
    iki değil yirmi olsa ne çıkar
    insan dediğin tek kendine zarar
    ben benle evlenip beni boşarım

    syntax oldum yine derdi söyledim
    bazen müslüm, orhan, ferdi söyledim
    ben kahpeyi sildim, merti söyledim
    düşe kalka bazen aşka koşarım
    (syntaxerror, 17.07.2008 17:13 ~ 17:14)
  9. (tamamlanmamış bir şiir)
    kalıntılar

    kaç bahar, geçti sensiz
    kaç kış seni aradım,yağan karda
    kaç gün doğuşu gözlerim,düştü yollara
    sen gelmedin...

    hangi şarkıya feda etmedim ki göz yaşlarımı oysa?
    hangi tabuta girmedi ki bedenim yokluğunda?
    hangi hane barındırdı seni gizliden gizliye?
    hangi rüzgar dağıttı tel tel saçlarını?
    benden uzakta...

    yâr neredesin, ne haldesin
    ne bülbülde ne de güldesin
    artık ne hayalin yetiyor ne de solgun resmin,
    hece hece dilimdeyken ismin
    dayanmıyor yüreğim bu ızdıraba
    gel diyor ıslak kirpikleriyle gözlerim,
    ve kifayetsiz kalıyor derdimi avutmaya
    kalıntıları kalmış sözlerin.

    akşam sahici bir yağmur iner gökyüzünde
    damla damla yağar gönlüme.
    dalgalar hoyratça sahile vururken,
    ben seni düşünürüm;
    ellerimde bir avuç hüzün ile.
    her köşesi tutulmuş kafeslerden
    kurtulacak dermanım kalmadı artık;
    gel dedikçe kaçan yüreğin,
    her gurbeti bir zindan eyliyor.
    sen olmadıkça.....
    (sen benim bir külah dondurmam, 17.07.2008 17:24)
  10. ben değildim hayattı
    pasaklı olan ben değildim anne, hayattı,
    ne kadar süpürmeye çalışsam da bu süprüntülüğü olmadı!
    yanlış olan ben değildim anne, hayattı,
    yaptığım tüm yanlışlar doğru sandığımdandı!
    değişen ben değildim anne, hayattı,
    kime kapılsa yüreğim hataydı, hatalarım aşka sevdamdandı!
    büyüdüm anne!
    ” acaba okula başladığı günü görecek miyim? ” diye sabırsızlanırken sen,
    ben hayata başladım anne...
    hayata başladığm günü görünce yıkıldın anne
    çünkü sen yüreğimin de büyüyeceğini hiç hesaba katmamıştın.
    büyüdüm anne ve farkedemeden yüreğimi de büyüttüm anne!
    yenildim anne!
    yıkıldım... dizlerimin üzerine düştüm,
    avuçlarım kanadı anne ama düştüğüm yerden kalkmayı öğrendim.
    hayat kendi doğrularıyla zımparalıyor insanın yanlışlarını anne!
    doğruları öğrenirken çok şey alıyor insandan...
    çok şey öğrendim anne ve ne çok şey kaybettim bu oyunda!
    büyüdüm anne;senden gizli büyüttüm ruhumu
    çünkü senin istediğin gibi değildi içimdekiler anne.
    ne kadar ayıp, yasak, söylenmez, yaşanmaz varsa içim gidiyordu anne,
    yaşamak istiyordum, söylemek ama hep içimde tuttum anne.
    öldüm birgün anne... öldürüldüm... öldürüldü ruhum anne,
    açtığımda gözlerimi içimde durmuyordu ruhuma sakladıklarım, taşıyordu.
    söylemedim anne ama birgün sen duydun,
    kaldıramadım fikirlerimi, intihar ettin anne derin susuşlarla...
    o zaman anladın ki küçük kızın büyümüş,
    seni ezdiğimi sandın anne,
    seni ezen ben değildim anne, bizi ezen hayattı
    ve ben ne yapsam olmadı anne.
    doğru kararlar almak zorunda kaldım hep,
    oysa hayatın kendisi koca bir yalan değil miydi anne?
    unutmayı öğrettin bana, unutmam gerektiğini!
    susmayı öğrettin anne, oysa söyleyecek ne çok şeyim vardı benim!
    yok olmayı öğrettin bana anne hayatı öğretiyorum sanarken,
    silik kalmayı, farkedilmemeyi oysa yapacak çok şeyim vardı anne...
    sen omuzlarıma ağır bir yük bindirirken her umut dolu bekleyişini,
    ben ezildim sana veremediklerimin ağırlığı altında.
    gidemedim anne, kalamadığım gibi...
    sıkışıp kaldım hayatta anne,
    ne senin istediğin gibi olabildim anne ne de kendi istediğim gibi yaşayabildim!
    iyi ki doğdun anne ama beni doğurmamalıydın,
    içine düştüğü ilk günden acı veren ve
    tükettiği günler boyunca acı verecek olan beni doğurmamalıydın anne.
    yanlış olan ben değildim anne, hayattı...
    sıkışıp kaldım anne, ne gidebiliyorum ne de kalabiliyor!
    (koyumavi, 17.07.2008 17:33)
  11. önce gözlerim ister gözlerini
    sonra dudaklarım çağırır
    cennet zehrinin tadını
    her seferinde kandırdığını
    kandırdığında güldürdüğünü
    güldürürken öldürdüğünü..

    yazar notu : bu şiir hayatımın iki senesini benden aldı.
    (mina harker, 17.07.2008 18:16 ~ 18:17)
  12. duyguların birikmişliği içindeyken, ele alınan küçük kağıda aktarılan, içinden geldiği gibi yazılan bir şiirdir kendileri....

    sevgimin hiçbir amacı yoksa
    neye yarar ki bu gözyaşları,
    akıtılması geç kalmışken,
    her güzel şey gibi…
    hüznün özlemi dudaklarımdan damlayan sözler…
    çığ tanesi gibi büyüyor çığlıklarım içimde…

    kaybedilmeyi bekleyen bir yenilgi benim ki…
    ya da kabullenmek hatalarımı…

    alkışlamışken gönlümü gururum,
    şimdi,
    boynu bükük cevap vermiyor olaylara,
    etkim olduğu halde tepkisi yok sanki..
    yaşlanmış gibi,
    yorulmuş gibi ellerim…
    bir sadelik içimden geçen…
    ben olmak her şeyle birlikte,
    düşünmeden hayallerimle yaşamak benliğinde…
    (tosbağa, 17.07.2008 21:26)
  13. (dedim ve noktayı koydum, 17.07.2008 22:19)
  14. önce kendimi anladığımı anlayıp
    sonra sıradanca anlatabildiğimi..
    korktuğum , kendim - içim - değil aslında,
    seçtiğim sözcüklerin sırıtkanlığı.....
    herkes önüne bakar bakar da ,
    ben sadece içime.....
    diyor montaigne.

    al biraz herkesten,
    biraz da montaigne'den ;
    budur, önce içine,
    sonra önüne bakan ben.

    içimde hep yeşilimsi duygular,
    adeta özgürlüğümün podyum provası.
    önüme düştüğünde pembeye çalar kahrolası!..
    esince toz bulutunun toz pembesi
    ondandır cazgırlığımın öfkesi.
    ahhhh ah..

    bir iç özgürlüğüm derdim,
    bir de dış özgürlüğüm.
    içim beni yakmadı ama,
    dışımdaki kundaklama sistemli.

    görmediğim her ,
    ilkinde ilginçtir bana.

    bilmediğim her konu,
    ya enayiliğimin ya da
    mülayimliğimin dikenli yolu.

    gördüğünüz gibi
    hiç bir şey anlatamadım cancağızım
    benim,
    seni anlatmak değil yaşamak lazım.
    (diyordu sevgilim.)



    bir zamanlar kendimi anlatan bir şiir yazmak istemiştim...işte bu o şiir..
    (aysigma, 24.07.2008 12:38)
  15. yavaşça ört yalnızlığını üstüme
    hafiften üşür gibi oluyorum
    ve çıkarken lütfen söndür

    yıldızları


    uyuyamıyorum...
    (tenceredekietlibamya, 24.07.2008 13:26)
  16. bir dilenciydim yokluğunda
    yeni cami avlusunda

    imrenirdim güvercinler
    susam taneleri için secde ederken

    hani özenip arada bir
    benim de secde görürdü yüzüm

    çok da şey istemezdim dua ederken

    bi yudum su
    bi lokma ekmek

    biraz da sen.
    (tenceredekietlibamya, 24.07.2008 13:31)
  17. gözlerim seni arar oldu
    diller hep seni sorar oldu
    ama sen artık çok uzakta bir başkasıyla
    ben yine senden ayrı
    burda bir başıma
    (beyourself, 15.09.2008 01:51)
  18. bitti bir aşk, başladı yenisi
    söyleseler inanmazdım, zaman yüce makyöz
    boyar boyar boyar
    bir bakmışsın yalan olmuş
    bir bakmışsın tek gerçek
    ulan zaman sen ne çakalsın
    şimdi burada olsan seni bir kavanoza hapseder
    bir güzel sallardım

    suçlusun suçlusun suçlusun işte
    yeter artık sus
    tek düşmanım
    tek sevgilimsin

    kırılsa kavanoz çıksan içinden
    işte o zaman
    nasıl hızlı geçersin
    boşlukları doldurmak için
    boşluklar öyle dolmaz
    ben biliyorum, gördüm
    ben doldurdum boşlukları

    her şeyi sen eskitirsin
    sen olmasan eskimez mp3 çalarım, cep telefonum
    salaksın sen zaman
    sen eskitiyorsun aşklarımı da
    beni de
    salaksın işte
    (berkcel, 15.09.2008 01:56 ~ 01:59)
  19. bazen sevgiliye, bazen hayata, bazen de en yakın arkadaşa yazılan şiirlerdir.

    ağlasam inan babil'den duyulur,
    gözyaşlarım cehennemi söndürür,
    bu dert anamı babama düzdürür
    ne yaptın kuzen kutu işlerini?

    avare oldum garip hallerdeyim,
    bir döşek lazım ve yumuşak kilim,
    anlamsız sensin kavhe ilen filim,
    ne yaptın kuzen kutu işlerini?

    sensizlik koyar kara gecelerde,
    aradım seni bütün hecelerde,
    bir dertli the joy uçar yükseklerde,
    ne yaptın kuzen kutu işlerini?
    (the joy of not being, 15.09.2008 02:30)
  20. bu tesadüf ki aşikardır ser-i vakitten,
    zaar vazgeçtim gönlümü naif eylemeden,
    hayalet-i intibahtır fikrimde yükselen,
    ebediyet-i hikmet hani, hani hakikat?
    (the joy of not being, 15.09.2008 02:30)
  21. seni sevdim akabinde,
    çükünü gördüm duşakabinde..

    şair burada günümüz ilişkilerinin hızlılığından dem vurmakta.
    (the joy of not being, 15.09.2008 02:31)
  22. sevişmelerimin sabahında,
    yatağımda uyandığımda,
    yanımda sen varsan mutlu oluyorum.
    yatağımın boş yanında kadın olması değil
    o kadının sen olması mutlu ediyor beni.

    ben sen olan kadınları seviyorum.
    ne şans ki teksin.
    (diazepam, 26.09.2008 13:43)
  23. gecenin bir yarısı feribotta denizi seyrederken ifade bulan dizeler:

    bekleyiş

    denizin tam ortasında bir ben
    bütün gece ufku gözleyen...
    öyle bir umut ki bu;
    bekledikçe gelmeyen,
    gelmedikçe bekleten...
    gelmeyişlerin kadar gerçek,
    bekleyişlerim kadar yalan,
    sensizliğim ve ben...
    (angina pectoris, 05.10.2008 14:52)
  24. (bkz: arabesk melek)

    bazen karışık,bazense rimeli akmış bir bebek
    gözlerinden kan damlar,aklında yüzlerce biçimsiz suret
    sevildiğinden habersizce ruhunu fırtınalara kapatmış
    sevdiğini üçüncü sayfa haberlerinde arayan
    sıradan bir cinayetin faili bir melek…
    elindeki kitapta her şey yazılı,yolsa senin yolun
    kaderinse giyotin…
    eğer bu kadar yalnızsan ve güneşten hala kaçamıyorsan
    saklanma artık,kaçacak bir yer yok!
    sözlüğündeki sevgili kelimesini çıkartıp
    o yedi harften yeni kelimeler türetmeye başladığından beri
    kendi kendine,kendini anlatman komik değil mi?
    yada seviştiğin tuzlu tenlere vuran güneş yüzünü aydınlatırken
    aynadaki suretine bakıp utanman?
    bu kadar yaşanmışlık ve ortada bu kadar kan varken
    her şeyi bir kenara bırakıp ağlaman
    bana her sarılışında gözlerini kapaman kadar doğal olsa gerek
    bir gün bu şehirden uçup gidersen ki gideceksin biliyorum
    ardında hiç seven bırakma!
    ya beni de al yada beni öldür
    çünkü seni seven bir adam için
    ölüm en büyük ödüldür…..

    05-10-2007 tarihinde yazdığım bir şiir.
    (coreytaylor, 05.10.2008 16:08 ~ 16:08)
  25. gündüzleri mum yakıp
    güneşe meydan okuduğum zamanlarda
    seni bir kelebeğe benzetip
    üstündeki renklerden çiçekler ekerdim kalbime
    ruhumla aynalara bakar, tarardım saçlarımı
    gökyüzünün mavisinde
    çıkardık sokaklara seninle
    sonra her yerimiz çamur..
    çocuk değildik aslında
    ne oyun oynardık ne de bilmeceler sorardık birbirimize
    pavyon ışıkları altında sabahlar
    acımızı toprağa gömerdik
    bir gün büyür de
    yeni acılar doğurur diye..
    (coreytaylor, 05.10.2008 16:14)
 sayfa  / 12

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil