1. asabi bugün, bi hayli de isyankar.
    en son telefonla kavga ediyordum..
    keyifsizim bir de, neden bilmem.

    itü'de olay çıkmış, umarım iyisindir.
    aklıma düşüyordun, olup olmadık cümleler içindeki kelimelerde.
    hani çağrışım da yok aslında, dedim ya; olup olmadık yerde..
    karşılaşılırız belki, belki sebep budur.
    bilirsin; kuvvetlidir hislerim..

    canım çok sıkkın şu sıra, niye bilmiyorum.
    muhtemelen dolunay.
    ben seviyorum dolunayları ama onlar beni pek sevmiyor sanırım.

    merkür'üm ben, maviyim.
    sen yeşil demiştin.
    belki de yeşilimdir..
    "bugün çok yeşilsin."

    sepyayım belki daha çok.
    evet, ben sepyayım.
    olsun, sepyaya da razıyım..

    ne bu ayarsız enerji ve ne bu durgunluk hali?
    ikizler olmak ne zor ya rabbi!
    olsun, ikizler olmayı da seviyorum.
    sen de seviyordun, sonra sevmediğini fark ettin..

    yazıya başlarken sen yoktun, yazmaya başlayınca geldin.
    emr-i vakileri de severdin, malum.
    yine emr-i vaki ettin; yine seni yazdırdın..

    evvelden bilmiyordu seni insanlar; ortak tanıdık olanlar.
    şaşırdılar.
    sen ve ben?
    evet, sen ve ben; ikimiz.
    kabul et; en dipteydik..

    belki çıkardık.
    ya da çıkmazdık.
    sanırım; çıkmazdık.
    dipte yaşardık, olmaz mıydı?
    olmazdı.
    peki ya olsaydı...
    nasip değilmiş.

    kafamda yine çok soru var.
    hepsi "neden?" ile başlıyor.
    seninle alakalı da değiller aslında.
    sanki niye sana anlatıyorsam..

    dinleyenim yok galiba.
    kimse de merak etmesin; bu kız niye böyle?

    sen de etmezdin.
    anneye demiştin; "anlat sen, dinlemeyi sever kübra."
    dinlemeyi severdim.
    şimdi dinlemeye de tahammülüm yok.
    dinleyenim de yok.
    bi rabbim var.

    ama insanız; malum.
    insan madde arıyor bazen.
    bazen yalnızlık çok dokunuyor, bilemezsin.
    sahiden; bilemezsin.
    sen hiç yalnız kalmadın çünkü.
    kendi isteğin haricinde değil.

    öyle kendi halindeyim işte.

    geçen biri modern toplumun tırıvırısı dedi; aşık olma isteği.
    bilmiyorlar halbuki; bizim gibi bakmıyorlar değil mi?

    yanmak lazım işte.
    yandım.
    kül oldum.
    küllerimden de tekrar doğdum.
    bu böyle tekrarlanan bi süreç.
    bir çeşit döngü.

    hayat değişik ve kuşlar uçuyor.
    inanabiliyor musun?
    kuşlar uçuyor!

    ben de onlara özendim.
    başlıyorum.
    kuş misali; bir oraya, bir buraya uçmaya.
    nasipse tabi.

    bilirsin;
    hep dünya'yı görmek istedim.
    gitmek istediğim çok yer vardı.
    başlıyorum işte; sırayla.
    nasipte neresi varsa..

    diyorum ki; sen de olsan.
    güzel olurdu sanki.
    bir sen anladın dilimden..

    bir dili anlamak için dil dile değmeliydi ya; o misal..

    ruhu anlamak için de ruha dokunmak gerekliydi.
    dokundun ya hani..

    bugün cuma, hava güzel.
    haftasonu geliyor.
    hava daha güzel.
    güzel havaları sevmiyorum..

    ama itiraf etmeliyim;
    derdim havalarla değil.
    güzel havaları beklerken, yağmurlu bir havada gidişinle.
    güzel havalar gelmeden daha; gidişinle.

    kolay bi kadın değilim hani,
    ama o kadar zor da değildim, o kadar da değil!

    iki tarafta zor olunca, inceldiği yerden kopuyor işte.
    ataların bir bildiği varmış sahiden.
    sahiden; hep bir bildikleri var..

    ben mi?
    bir şey bilmiyorum.
    sadece hava güzel ve kuşlar uçuyor..

bu başlıktaki diğer giriler