dul. medeni halimi tekrar evli statüsüne yükseltmek için aşağıdaki şartlara haiz adayları bekliyorum.
1) 35 yaşını geçmemiş.(yazarınızın yaşı 52.)
2) minyon tipli,yeşil gözlü.
3) yüksek öğrenim görmüş.
4) çocuk problemi olmayan.
5) aylık asgari 5000 euro (gayrimenkul )geliri olan.
6) fazla kalabalık bir aileye sahip olmayan.
(bkz: ben kalender meşrebim güzel çirkin aramam)
hatun yazarların "aman neme lazım abazanlar bulaşmasın diye evli, nişanlı, sözlü, kertmeli falan göstereyim kendimi rahat edeyim" için kullandığı yaşam alanlarıdır.
durum, ajanda, duyurular, not defteri gibi uygulamalar bölümüne eklenmesi gereken nane. gün gelecek burası dutluk olacak. o kadar yazının içinde nerden bulacağız göz koyduğumuz yazarın girisini. uzun iş. hem güncelleyemez de insan sık sık, utanır. kesin uygulamara eklenmeli bu.
sevgili eşim ve sevgili kızımla boğaz manzaralı balkonumuzda kahvaltı yaptığımız klasik bir pazar sabahıydı. sevgili kızım bana kendi elleriyle jambonlu omlet yaparken eşim de bir yandan beethoven cd sini arıyordu. ailecek huy edinmiştik sabah kahvaltılarında klasik müzik dinlemeyi.
sevgili eşimin aradığını bulması uzun sürmedi. cd yi müzik setine yerleştirdi ve balkona benim yanıma geldi. ben o sırada günlük gazetelerimi okuyordum. derken kızım kendi elleriyle hazırladığı omleti getirdi, bir ihtimam bir nezaket bana karşı. hemen anladım birşey söylemek için kıvrandığını. neyse başladık kahvaltıya, bir yandan beethoven, bir yandan boğaz havası.. mükemmel geçiyordu zaman.
neyse en sonunda kızım dayanamadı "baba sana birşey söylemem gerek" dedi. "buyur tabi söyle biricik kızım benim" dedim bana yakışan bir şekilde. bir sıkıntısı olduğunu gördüğüm için onu sakinleştirmeye çalıştım bir süre. bu çabalarım meyvesini verdi ve kızım en sonunda derdini anlatma cesaretini kendisinde buldu. bana bir erkek arkadaşının olduğunu söylüyordu. "tabi ki kızım" dedim "bu gayet normal birşey". onu çok sevdiğini, gerçekten çok iyi bir insan olduğunu anlattı uzun uzun, bu arada eşim sütlü kahvemi getirmişti..
sonra ansızın kızım "baba erkek arkadaşımdan hamileyim" dedi.. kahvemden bir yudum aldım ve "ah ne güzel bir torun geliyor ha?" diyerek hafifçe gülümsedim. kızımın rahatladığını görebiliyordum. terini siliyordu bir yandan. "istersen onun evine taşınabilirsin" dedim. böyle daha rahat edeceklerdi. evlilik falan demeye kalktı "kızım" dedim "evlenmenize gerek yok hangi çağda yaşıyoruz. nasıl mutlu olursanız öyle.." çok sevindi.