21 mayıs 2012 pazartesi
günün başlıkları: 1046 tane
günün başlıkları: 1046 tane
- ·
- ·
- ·sayın öcalan (6)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·kadın peygamber (13)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·mutlu aşk yoktur (2)
- ·
- ·
- ·
- ·ırkçılık (3)
- ·
- ·alp kırşan (2)
- ·
- ·
- ·
- ·yasal tefecilik (7)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·faiz haramdır (6)
- ·
- ·oğlum bak git (20)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·aile reisi (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
videolar
sözlük yazarlarının bugün öğrendikleri
- her kaplumbağa ısırmaz.
halalarda bir annedir.
teyzeler daha annedir.
çocuğun illa baba denen varlıkla büyümesi gereksiz. bir abi de yeterli.
ha diyince olmuyor.
demeyince hiç olmuyor.
bilinçli ön yargı hoş bişeydir. (örneğin serdar ortaç vb lerine duyduğumuz =
bir erkekte mantı yapabilir. yufka açabilir.
en yükseğe uçan kuş rupel akbabası imiş.
en mikro zaman makinesi saattir bakın hala geleceğe akıyo ama biraz yavaş.
bir yavru su kaplumbağası 5-7 lira arasında değişyor.
plastik şeylerde beslenen su kaplumbağası ölür !
ilk sessiz renkli 1929 da varner bros yapmış adı da karlar altında imiş. new york da gösterilmiş .
ulan yaptığım hiç bir şey olmuyor sorusuna ne yaptın ki ? cevabını vermek ve her şeyi yarım bıraktığını görüp tam başlayacakken tekrar yarım bırakmak tembelliktir. - affedilemeyecek şeyler vardır, bunlar için istediğiniz kadar kendinizi zorlayın faydası olmuyor.
- hiçbir canlıyı küçümsemeyeceksin çünkü umulmadık anda tüyo verebiliyorlar.
tarkan sözüm sana: filminde ahtapotu hep kötü, kaka olarak gösterdin. saldırdın, kestin onu ama bu gün gördüm ki onlar da iyilik sever, iddaa için maç verecek kadar. onlara kötü gözle bakmamalı, onları yememeliyiz. sonuçta ahtapotta olsa insan insandır. - sarhoş olmak unutturmuyor, sakinleştiriyor bir süre... aklınıza geliyor ara sıra yaşananlar ama hayal gibi oluşundan üzülmeye vakit kalmıyor.. ağlama nöbetleri ve sitem etmeler başlıyor ve aniden bitiyor... bitişiyle bi kahkaha alıyor kişiyi götürüyor... sonra vücudu tir tir titrerken ayıldığını hissediyor yavaş yavaş... ve sonra tekrar tekrar tekrar...
- düşünmek acı veriyorsa düşünmeyeyim deme, daha pis canın yanıyor.
- (bkz: babam ölecek)*
edit: yersen... - hayvanlar da kehanette bulunabiliyormuş..
- boşa konuşmak sıkıcı oluyormuş.
- esaretin bedeli* çok iyi filmmiş.
(bkz: ömer üründül) - deniz seki'nin sakinim şarkısı ne muhteşem şarkıymış, bir kez daha..
- çok acaip ama, insan katlanamam dediği herşeye katlanabiliyor. gözünden bir damla yaş akıtmadan üstelik. hayal kırıklığı varsa işin içinde o donukluğu üstünden atıvermek diye bir şey olmuyor, uzuun zaman alıyor. ilk evre bana bunu nasıl yaptı, belki yapmamıştır falan gibi düşüncelerle geçerken, sonrasında evet yaptı ve değmezmişe geliniyor... evet bu kadar işte zor olan. sadece biraz zaman, senin ve onun olan. onsuzluğa alışmaya çalıştığın an... birçok an! geçmez deyip kahrolmaya gerek yokmuş. evet teori de gayet iyiyim, pratikte sorunlar yaşıyorum elbet. ama yapa yapa alışılıyormuş...
- telefona çıkmadığı veya smse cevap yazmadığı için sevgiliye hemencik trip atılmamalıymış, lakin 40 derece hissedilen bu 31 derece sıcağın gazabına uğrayıp bayılmış gibi uyuyakalmış olabilir zavallı...dayanamayıp ev telefonunu aradığınızda "merhaba ben onun okuldan bir arkadaşıyım" ile başlayan ve onu telefona çağırmanız ile süren merak annesinin "uyuyor evladım uyuyor" demesi ile sonlanabilir ve derin bir ohhh çekebilirsiniz..
- kertenkele evde beslenmez. kaçar. fuck.
- otoerotizm. gendi gendine hoşlaşmak demekmiş. uhy
- otomobil jant kapakları akrilonitril bütadien stirenden üretilir.
(bkz: yaz okulu) - 2+2 nin 5 oldugunu.
kendimi umutsuzmuş/bezgin gibi gösterirken ya da hissederken üzerime örtülmüş bir yorgan edasındaki bu ölü topragının bir sarsıntı ile bertaraf edilmesinin kolay bir şey oldugu yanılgısını ve ne kadar kolay sanıyorduysam aksine o kadar zor ve çetrefilli oldugunu.
kuramsal marksist estetik ile kemalist faşizm arasında somut bir baglantı kurmaya çalışan tek hücrelilerin anlamsız çırpınışlarına anlam katmaya çalışmalarının,çırpındıkça etrafa daha da fazla pislik saçtıklarını ve pisligin her geçen gün kokusunun keskinleştigini.
aşkın metafizigi denilen saçmalıgın aslında büyük bir korkaklık oldugunu(''bizler arzu edilenden ziyade arzulamaya aşığız'')
marksist edebiyat teorisi denilen fakat marksizmde hiç bir şekilde yeri olmayan bir sıçtının,2010 yılında hala 'yolunda yürüyenlerinin' olmasının salaklıgını somut halde bir kez daha.
ve son olarak,çok uzun ugraşlar sonucu skaler alanların egrisel integralleri ile yüzey integrallerinin temel teoremlerini ögrendim.(yani ögrendigimi sanıyorum en azından) - siyahın 16.000.000 (yazı ile:on altı milyon) tane tonu varmış!*
- bugün dişleri hiç ihmal etmememiz gerektiğini kaplamaya 800 tl. verdikten sonra anladım sözlük. siz siz olun dişler kırılırsa hiç ihmal etmeden diş hekimine gidin bir de hergün düzenli olarak fırçalayın.
- mekik çekmek hafife alınmaması gereken bir şeydir.
- fluid mechanics calışmanın zevkliliği
- merry, sam ve pippin'in yüzükle ilgi her şeyi zaten bildiğini. frodo gibi bende şaşırdım.
yüzüklerin efendisini okumanın güzel olduğunu öğrendim bir de.. - gerçek taze fasulyenin pişme süresi, oldukça kısaymış.
- sabreden derviş muradına eremeden gebermiş, misali.
- eve vardıktan sonra park edip, kapıdan girmeden önce yakın parkta bir tur atmak stresi atar daha güler yüzlü yaparmış beni..
- pilavı ikinci kez ısıtırken sürekli karıştırmak gerekiyomuş. maazallah dibi tutar.





