robi ye maaş bağlasınlar, faturalarını ödesinler, günde iki bira ısmarlasınlar, evini toplasınlar, ütüsünü yapsınlar, bulaşıkları yıkayıp, bir iki çeşitte yemek yapsınlar. ayrıca onu çok sevsinler, her girisini şukela versinler, favorilerine eklesinler. bunlarında başımda bir silah olmasıyla ilgili olmadığını da ayrıca bilin sözlükçüler.
ne yazdıklarına dikkat etsinler.
her giriyi ilk giriymiş gibi dikkatli girsinler.her gördüğü yerde ota, boka ve ankete katılmasınlar. benim ''keşke ölmeseydi'' dediğim bir ünlüyü* sizin bilip bilmemeniz neyi değiştirir? çok mu önemli bu yani? hadi diyelim ''keşke ölmeseydi'' dediğiniz ve bu ankete muhakkak girmesini istediğiniz biri var, bu kişi 70'lerde falan ölmüş olmasın. yani şunu demek istiyorum, ''keşke ölmeseydi'' dediğiniz herif 70li 80li yıllarda yaklaşık 100 yaşında falan ölmüşse bırakın ölsün.onun için ''keşke ölmeseydi'' demesin kimse. emin olun o adam bu zamana kadar ölmeseydi de siz onu şu anki haliyle görseydiniz bizzat ölmesini isterdiniz. ''azrail unuttu mu ne?'' diyerekten.
özellikle dikkat çekmek istiyorum.bu başlık tamamen sözlük yazarları ile ilgili.yani burdaki isteklerin gerçekleşmesi bizlerin elinde. şimdi asıl mevzuya girelim.
farkında değiliz ama çok beğendiğimiz girileri, hakkını vermeden es geçiyoruz. insanlar sevildiğini bilsin istiyorum.olumlu ya da olumsuz.oylayın ki insanlar takip edildiğinin farkında olsun. yalnız dikkatli oylayın!! ota boka ilginç oy basmayın. geçen kötü karakterlerin galip geldiği filmler başlığına leon yazdım, gidip ''ilginç'' oy basmışsınız.''nasıl yani lan'' dedim muallakta kaldım o anda. onca yıldır millete anlattığım filmi tekrar izlettiniz bana. ölüyor işte olum leon. bal gibi de ölüyor......... daha fazla yazamayacağım *
yani demek istediğim, gerçekten oy kullanmıyoruz sanki. birbirimizden haberdar değiliz. kendim buna dahilim.bunun farkına vardıktan sonra bir kaç yazara daha önce girmiş oldukları bazı giriler hakkında mesajlar yazdım.iyi muhabbetler oldu. bunu çok az kişi yapıyor diye düşünüyorum. yıllardır sözlükte yazan yazarlar biliyorum.sadece yazmak yani.. siz yazarlardan ricam diğer yazarları takip edin, girilerini oylayın.(olumsuz da olsa) ilginizi çeken giriler hakkında giri sahibi yazara bir şeyler yazın.ne yazdığınız önemli değil. farkındalık istiyorum.
pek sevgili yazar kardeşlerim.özellikle altıncı nesil.hatta gelecekte sözlüğümüze ikamet edecek diğer nesiller.bakın şimdiden düşünüyorum sizi.bu dediklerimi iyi belleyin.
sözlüğümüzde a'dan z'ye kadar her şeyle ilgili başlık nerdeyse mevcuttur.biz yazarlar da bu başlıklara yorumlarda bulunuruz.hangi konularda ne düşündüğünüz, duruşunuz, fikriniz vs her şey girilerinizde yatacak.ben de bunları sizin yazar bilgilerinizden öğreneceğim.demek istediğim girilerinize dikkat edin.o giri sizinle ilgili bir şey içeriyor mu? ya da diğer yazarlara verdiği bir şey var mı? mesela anketlerden örnek veriyim. ''avrupa yakasında uygun ve kaliteli giysi satan yerler'' gibisinden bir anket yararlı olabilir.sadece bir örnekti. fakat ''keşke ölmeseydi dediğiniz ünlüler'' gibi bir ankete girdiğiniz giri gerçekten diğer yazarlar için ne kadar önemlidir bilemem. yani şu örnek verdiğim iki anketten hangisini ciddiye alır ve sayfa sayfa takip ederim? böyle şeylere dikkat etmedikçe sayfalarımız çoğalıyor.ve asıl biz, geri planda gizlenmiş oluyoruz.
bir fikre sahip olduğumuz her başlığa giri girdikçe hem sözlük piç olacak hem kendimizi ifade etmekte zorlanacağız.
bütün sene gamsız ve duygusuz gezdikten sonra, binlerce kilometre uzağa gidecekleri günden iki gün önce bir kızla tanışıp, önce tesadüfen aynı otobüse binip sonra saatlece kumsalda gezip, sonraki gün yine tesadüfen metroda görüp ve birkaç dakikayla otobüsü kaçırmalarından mütevellid istiklal'de saatlerce o güzel kızla birlikte gezdikten sonra ve gece dönerken minibüste dakikalarca öylece o kızı izledikten sonra vedalaşıp 3 ay ayrı kalmak zorunda olmasınlar.
hoşunuza giden bir anekdotu coşkuyla sözlüğe yazmadan önce lütfen google gelişmiş arama vasıtasıyla sözlüğü taramaya çalışın. en fazla bir dakikanızı alacak bu işlem sayesinde farklı başlıklar altında aynı olayları görmek durumunda kalmayız.
konuyla ilgili örnek vermesi açısından atatürk ve hatay hakkında bir anekdotu farklı yazarlarımızdan okuyalım:
farklı başlıklar altında aynı şeyi yazmaktansa sizden önce söylemek istediklerinizi söyleyen girinin numarasını bakınız olarak vermek daha mantıklı geilyor bana. yanlışsam yanlışsın deyin.
tüm gününüzü sözlük başında geçirip arkadaşlarınız ihmal ettiğiniz için asosyal, içtiğiniz kahveler nedeniyle selülit dağı ve oturmaktan basur olmayın. amin.