düşüncelerini ve bilgilerini interaktif bir ortamda paylaşabilmektir. konulara farklı bakış açılarından yaklaşabilmektir. kimi zaman bir bkz ile kimi zaman bir diyalog ile derdini anlatabilmektir. kimi zaman paragraflarca yazıp anlaşılamamaktır. kimi zamansa anlatmak istediklerini başka bir giri de gördüğünde girinin sahibi meslektaşına teşekkür etmektir. kısaca işte öyle bir şey dir.
çaylaklığın bittiği ve artık size çaylakken ucundan koklatılan o güzel dünyanın anahtarının elinize verildiği andır. allahım bende at koşturacağım sözlükte, girmediğim giri vermediğim ukte kalmayacak yarabbim, la havle vela kuvvet sana geliyorum diyerek heyecanlandıktan sonra hemen extra butonuna tıklayıp şöyle bir bakınıp "böyle yani işte girebiliyorum sonuçta her yere" diyerek yapacak birşey bulamadan en okuyucu halimle sözlükte dolaşmama neden olan durum.
henüz kimse mesaj atıp: "aramıza hoş geldin, hayatın sırrı şu. artık öğrendin, hareketlerini ona göre ayarla" demedi ama içim yine de kıpır kıpır be sözlük. olacak birşey bak görürsün.
sözlük denen nanenin doğduğu günden bugüne o derece biçim değiştirmiş çemkirileybıl ace beyazlığı.
iki kelamı ederken iki dirhem bir çekirek kıyafet zorunluluğu getirmesine can yanmaz belki (format felan). hatta pamuk ipliğine bağlanmış özgürlüğü kelimelerine, cümlelerine yedirmeye çalışırsın, onu dahi anlarım.
anlamamakta ısrar ettiğim tek nokta şu moderatif diretmelerdir.
sabah grubunda köşe yazarı gibisindir aslında. salih memecan'san misal göz nuru, cumhur davetlisi, zirve kirvesi. alternatif ilk anda atlasjet kabin görevlisi.
bir konuda bilginiz olmadan çeşitli sebeplerle(aile geleneği,mallık,marjinal olma hevesi, antipopülercilik) muhalif olmak zaten ayrı bir acayiplik de, bir de umarsızca ironiyle durumu kurtarmaya çalışmak artık zavallı gösteriyor kanaatindeyim. eteğindeki taşı dök sonra istediğin boku ye. öyle götün sıkıştı mı ironiye sarmayla olmaz artık. ya da oluyorsa bile artık olmasın lütfen.
biraz sorumluluk, biraz düşünce gücü, biraz mizah anlayışı yani herşeyden biraz bişeyler gerektiren bir durumdur aslında. toplumda bir statü kazandırmasa bile, yazdığının okunduğunun bilinmesi, düşüncelerini birilerini duyurabilme fırsatının yakalanması nedeniyle aslında güzel birşeydir.
yinede kendini çok kaptırmamak lazım bu duruma. aksi takdirde durum psikolojiyi biraz zorluyor. gece yatağına girince sözlüğe yazacaklarını, yazabileceklerini düşünmeye başlıyorsun. bırak geceyi hayatına bariz giriyor sözlük kavramı, aranıyorsun ne yazsam, ne ilgi çeker, ne okunur diye. ciddi boyutlara ulaşması bunun asosyallikle sonuçlanabilecek durumlara sebebiyet verebiliyor.
abartmamak gerek dediğim gibi durumu. ha nereden biliyorsun böyle olduğunu derseniz, kendimi inceledim, gözlemledim. ordan biliyorum. evet bu aralar iyi değilim. sözlükle bozdum kafayı.
hayatta statüm ne olmuştur acaba? soru bu olmalı.. sözlük statüsü önemli değil. olm anla bunu anlaaa. (kendimle konuşuyorum alınmayın siz)
3 gündür yazıyorum açıkçası ilgimi çeken yazı olmadı. sadece yeni yazıları okuyorum. eksi ,artı sistemini kavrayabilmiş değilim. bilmiyorum kafam çok karışık.
sözlük yazarlarının cidden kafası karışık eksi olayını çok fazla abartmış durumdalar. bazı grupların brbirlerini kolladığı çok aşikar ve her zaman her forumda her sozlukte olan şeyler bunlar. bir şeyi beğenmediği söylemek zordur ama kimin yaptığı bilinmeyecekse ondan kolayı yoktur. eksi, artı olayı üzerine kurulan ve bu tip ayrımları körükleyen bir sistem.
çeşitli mercilerde nickim ifşa olduktan sonra olmayı beceremediğimdir. mağdurumdur. eski girilerimden bazılarını bile sildim o kadar yani. bu giri benden tüm nick ifşacılarına ince bir sitemdir. takip etmeyiniz, ettirmeyiniz.