|
|
- enteresan bir önerme. bu denli ciddi bir genelleme yapabilecek kadar sözlük ahalisi ile içli dışlı olduğumu, güçlü tespitleri, şahin gibi gözleri olan, hiç olmadı inanılmaz keskin hislere sahip depresif bir çılgın olduğumu da pek idda edemeyeceğim. hadiseye yeterli düzeyde hakim olamamamdan kelli duygusal - tribal bir anlatım yapmayı başaramazsam eğer kınamayınız etmeyiniz e mi diyerek sözlerime başlayayım.
internet için çağımızın vebası, pis, kaka, deccal, d@bbe gibi tabirleri sık sık duyar olduk. hatta o kadar duyar olduk ki "abi metallica bozdu ya" muhabbetinden çok da farkı kalmadı. hal böyleyken olayın sözlükten ziyade internet kullanıcısı profiliyle ilgili olduğunu görüyoruz.
malumunuz biz süper insanlar olduğumuz için diğer insanlara tavsiye vermeyi, "ne duruyorsun be at kendini denize!" tadında fısıldamayı pek severiz. sözlükte veya diğer web platformlarında tanıdığım sorunlu adamları gözden geçirdiğim zaman açıkçası aklıma sarhoş ejderha dışında pek bir kimse gelmiyor. kendisinin bir çılgın olduğunu, ansızın zenci dostlarıyla beraber önümde break dans yaparken anlayabilmiştim ancak. şahin gözlerim, keskin hislerim beni buna daha önceden hazırlayamamıştı ne yazık ki.
internet pek çok sanal kimliği barındıran bir ortam bu çok net. ancak sanal kimlik sahiplerini biraz incelediğimiz zaman yine normal hayatında hani çok fazla bir niteliği olmayan delikanlılarla karşılaşılabileceği aşikar. özetle durum şudur ki gençliğinde ortamların yılanı olup da internetle tanıştıktan sonra çöp evde yaşayan bir embesile dönüşen adamlarla karşılaşmadığım gibi karşılaşacağımı da sanmıyorum.
sanal kimlik peşinde gollum olan, psikolojik sorunlar yaşayan - çılgın underground gençlerin internetten önce golden boy olduğuna inanmam malesef imkansız. sözün özü psikolojik sorunları olan internet kullanıcısı hayatı ne zaman çılgınca yaşamış da internetin icadından sonra asosyallik denizlerinde boğulmuş falan fıstık.
- bu konuyu aslında boşlukta olan insanların yaşadığı türlü bağımlılıklar kapsamında görebilirizde.sonuç olarak insanlar böyle dönemler geçirirler,hayatlarında yaşandıkları an ucu bucağı görülmeyen ve büyük kısmını kaplayan boşluklar oluşabilir.ve bunları doldurmak için çeşitli şeylere yönelebilirler.kiminin ki daha zararlıdır kimininkide zararsız.tabi bu zarar konusuda fizyolojik vwe psikolojik olarak irdelenebilir.
fizyolojik ve fiziksel olarak insanlar boşluklarını sosyalleşerek ve kendiyle daha az baş başa kalarakta doldurabilirler,içine kapanarak türlü kurgular ve bunu destekleyen çeşitli maddelerle de.psikolojik olarak o andaki ihtiyaçlarını karşılamaktır aslında o an tek düşündükleri.ve daha fazla kendinden başkalaşmalarıdır.mazallah alkolik ya da bağımlıda olabilir insan eğer gerçekten eğilimliyse.
birde psikolojik açıdan bunu yaşamak vardır.bir nevi ego tatmini,benliğinden ve maskelerinden sıyrılıp kendin olma çabası ve ifade etmeye çalışması,belkide başarması insanın.bir nevi bahsedilen sanallaşmadır.kendinden bile sakladığı köşe bucak kaçtığı türlü gerçeklikle burda yüzleşir insan , kim olduğunun önemi olmadan sadece rahatlamak amacıyla ifade eder.bilinçli ya da biliçnsiz.belli bir norma uydurduktan sonra buna kim karışabilir ki.o an için sıyrılır.belki otuz santim yüksekten bakar kendine ve daha da başkalaşmış ben i görür.bunu en basit en bayağı bir iki satırla da gerçekleştirebilir ya da hislerini gözyaşlarıyla klavyeye ve ekrana akıtarakta.bu o an göründüğü kendisidir kesinlikle.hayaldir belki ama hiç bir şekilde bunun önemi yoktur o an.sade ve sadece o kendine seçtiği isim ve parlak cama yansıyan hep aynı karakterde ve büyüklükteki klavye yazıları.
görecelide olsa,herkes başkada düşünse kesinlikle burada yazmanın,buraya yazmanın psikolojik bir altyapısı vardır.en önemliside kim olduğunun bilinmemesidir.güzeldir yazmak sonucu bir hiçte olsa.
|