folklordür bir nevi. mit de diyebiliriz ki modern tarih araştırmaları ve yazımında dikkate değer özellikler barındırır.
bir kere sözlü tarihi yakamazsınız. hafızaları yakamazsınız, istediğiniz gibi düzenleyemezsiniz. en öznel yaklaşım olmasının yanında ortak niteliği yüzünden en nesnel tarihtir de aynı zamanda.
"tarih belgelere dayalıdır" efsanesini yerle yaksan edebilirsiniz gerçek bir saha derlemesi yaparsanız. ve hatta ben çok uçuyor olabilirim ama bana öyle geliyor ki şu post-modernizm denen başa bela illet bu sözlü tarih, mit, folklor araştırmaları sonucunda netliğe kavuşacak.
50 yıl sonra bu yazdığım kalmayacak belki ama bunu okuyanlar, sözlü tarih yaratıcıları, bu söylediklerimi hatırlayacaklardır ve bir zamanlar bunu biri söylemişti diyeceklerdir. o zaman demedi demezsiniz.
bir de id-
ego-süperego diye bir şey vardı ama onun konumuzla ilgisi yok, o yüzden o konuya girmiyorum.