verilen alakasız şifre kendisine hiçbir şey ifade etmese de vakti zamanında bir iki kere hatırlayabilmek için acaip kasmış ve bu sayede şifre beynine kazınmış, şimdi de şifreyi değiştirmeye üşenen ve de her seferinde 'ya ben niye değiştirmiyorum ki bu saçma şifreyi' diye söylenen kişi.
şifresine bir anlam yüklemiş, len ne güzel bir nick olurdu bundan diye düşünmüş hatta bir daha sözlüğe gelsem şifremi nickim yapsam diye içinde ukte kalmış , onu sevmiş, sahiplenmiş okadarki şifre gerektiren her yerde onu kullanmaya başlamış yazar kişisi..
tiksinilesi insanlardır. üşengeçtirler tembeldirler hatta hatta pasaklıdırlar. sözlükte verilen şifreyi değiştirmedikleri gibi düzenli aralıklarla çamaşırlarını da değiştirmezler leş gibi kokarlar. zaten genelde bu kokularından tanınırlar. her türlü zirvede bu kokuya sahip kişiler bir köşede grup oluşturup muhabbet etmek isterler ama o kadar üşengeçtirler ki zirveye bile gitmezler. nasıl olupta sözlüğe kayıt olmaktan üşenmedikleri bilim çevrelerinde hala tartışılan bir muammadır.
çaylaklık modu uzun sürüyorsa ve hergün girip kontrol etme ihtiyacı hissediliyorsa, şifreyi değiştirmeyi aklına getirmediği 'çarçabuk sözlüğe girelim de muhabbetin içinde olayım' mantığının ağır bastığını, bu süreçte şifresini de belleğinde yer ettiğini düşündüğüm yazardır.
kaderci bi anlayışa sahip olan ...napalım işte verdiler bi kere, sonra değiştirmekte saygısızlık olmaz mı gibi bi düşünceyi de benliğinde barındıran sonunda kendine uygun görülen tüm şifreleri sahiplenip beyninin tüm kıvrımlarını password lerle dolduran kişilere denir.
işbu yazar şifreyi değiştirmeye korkuyor da olabilir. yeni şifresi çalışmazsa eğer (niye çalışmayacaksa) hem zar zor ezberleyebildiği eski şifresinden mahrum kalmış olacak, hem de 'ben şifremi değiştirmeyi beceremedim, yeni bir tane şey ettirebilir misiniz acaba 'mealinde bir ileti iletmeye utanacaktır. sonuçta müşkül durumdur, her gün bir avuç kuru üzüm yemelidir.