|
|
- insanı güzel giri yazma stresine sokan ve stresten dolayı yine kötü giriler yazılmasına neden olan ve böyle devam edip giden devir daim. insan çok üzülüyor görünce o da ayrı bir konu
- ezik yazarımız bir kez daha işbaşındadır.
sözlüğe üye olma hayalleriyle birkaç ay yanıp tutuşan ezik yazar, üye olunca şunu yazayım, bunu da yazarım diye bir sürü ilginçlik biriktirmiştir. birgün öğleye doğru uyanıp gayet sıradan bir iş gibi "üye ol" butonuna tıkladığında karşısında "sözlüğe yazar olmadan önce şu aşağıda yazdığımız üç beş şeyi..." diye başlayan bir yazı görünce birden irkilir. hemen sevgilisini arar ve çok hasta olduğunu, buluşmaya gelemeyeceğini bildirir. daha sonra bakkala gidip zihni açılsın diye red bull alır. bakkaldan içeceğini isterken kendi kendine "yaran msn diyalogları, yaran diyaloglar, unutulmaz film sahneleri" diye tekrar edip durmaktadır. bakkal kendisindeki heyecana anlam veremez.
ezik yazar derhal eve gelip bilgisayarının başına oturur. yaran diyaloglarını bir güzel sözlüğe yazar. sonra okulunun başlığına gelir, okuluna dair yaptığı bütün komik tespitleri de yazar.
derken birden mesaj butonu yanar. heyecanla tıkladığında, artık çaylaklıktan kurtulmuş olduğunu görür.
bu ezik yazarın zihnini daha da açar. artık o bir entelijanstır.
biriktirmiş olduğu girileri birbirinin ardına yazmaya devam eder. her giride eli "şahsım" butonuna gitmektedir. yaklaşık 90. girisinde sol frame'de adına başlık açılmış olduğunu görür. kalbi yerinden çıkacak gibidir.
seri şekilde biriktirdiği girilerini girmeye devam ederken, adına açılmış başlığa girip "ben. * " gibi sempatik, sevecen bir giriyi girmekten de kendini alamaz.
fakat ezik yazarın daha gireceği çok giri vardır. geceyarısına kadar uzayan bir mesai ile 200 üzerinde giriyi girer. istatistiklerde bir yeri bile vardır artık.
bundan sonra uzunca bir süre sözlüğe giri girmez. yalnız her sabah ilk iş olarak sözlükteki statüsünü kontrol eder. bir hafta içerisinde, anlı şanlı bir jimmy jib operatörü olduğunu öğrenir. keyfine diyecek yoktur.
zaman içerisinde, düşük ivmeli bir hızla statüsünün gerilediğini fark eder. bu onun için o kadar da önemli değildir. nasıl olsa zaman içinde yeni girileriyle dikkatleri üzerine toplamayı becerecektir. sürekli bilgisayarının başında keyifle sinekli şarap içip birbirinden güzel girilerini tekrar tekrar okumaktadır. ta ki...
bir sabah yine uyanıp yüzünü bile yıkamadan sözlüğü açar. yine gayet normal şekilde eli şahsım butonuna gider. fakat karşılaştığı manzara korkunçtur. o gece adeta devalüasyon olmuştur ve o artık bir zenci saat satıcısı kadar değer taşımaktadır. gözleri kararır. ne yapacağını bilemez bir halde oraya buraya savrulur. evet, hemen birkaç komik giri daha girmelidir.
yine bakkala koşup aynı zihin açıcı içecekten alır. bu sefer sadece kekeleyebilmektedir.
sözlüğün başına oturup içeceğini yudumlarken bir taraftan da düşünür. çocukluğunda babasının ettiği komik lafları, maç izlerken arkadaşlarıyla yaptıkları geyikleri, herşeyi düşünür. o an kendisi de fark eder. o aslında ezik bir yazardır. annesi ona bugüne kadar sadece bir defa saçma bir mesaj yollamıştır ve o da bunu sözlüğe yazmıştır faklat beğenilmediğinden hemen tekrar silmiştir.
"tanrım, meğer ben tırtmışım, neden ben ha, neden ben!" diye isyan eder. gözyaşlarını sildiğinde artık kararını vermiştir. suskunluğunu bozacaktır.
bütün gücünü toplayarak, sözlükle ilgili istekler başlığını açar. ve altına kendisini kurtaracak giriyi girer:
"sözlükte intihar butonu olsun. artık bana burada ekmek yok, ben gideyim diyenler bu butona tıkladığında bütün girileri kendine iade edilsin ve sözlükteki yazarlıkları silinsin."
ezik yazar iki gününü yatakta geçirir. hala sözlüğe intihar butonu konmamıştır. sözlükte umursanmadığını fark eder. ve bütün girilerini silip, son bir ay içerisinde yayın hayatına başlamış önüne geleni kabul eden bir sözlük aramaya başlar...
- (bkz: ah bu ben)
(bkz: ben böyleyim)
(bkz: ben bunu hep yapıyorum)
(bkz: ben ettim sen etme)(vatman, 05.04.2006 11:40 ~ 11:42)
- (bkz: hergün biraz daha yaşlanıyoruz hepimiz)
- (bkz: itü sözlük gelin itiraf edelim köşesi)
son günlerde başıma gelen elem verici olay, kedere boğan vaka. bu girileri hastane acil servislerinden yazıyorum sözlük, bilemezsin. (oha)
ve bu beni daha da kötü yazmaya gark ediyor, "girilerimi düzeltmeliyim, 4 haneli statülere ulaşmalıyım" tarzı düşünceler beyin kıvrımlarımda salisesinde kayboluyor, "battı balık yan gider" mentalitesiyle kendimi bir balık olarak görüyor ve son sınırı düşünmeden daha kötü yazmaya sevk ediyorum kendimi. böyle.
yılmaz morgül'ün dediği gibi "ben böyleyim." bak yılmaz morgül'den alıntı da yaptım rahatladım.
not: an itibariyle kaymış paradigma'yız. bakalım.(rasmus, 19.03.2008 20:33 ~ 20:38)
|