ünlem: uuuuuuuuuuuuuuuuuu
cahil bünyelerde derin korku yaratan bir multi atomdur, yoksa ültimatom mu idi? bilmiyorum ki kardeşim ben, cahillik utanılacak şey mi.
açılan ve 'uyduruk' olarak tanımlanan bu başlık tarzındaki şeyi parçalara bölmek lazım benim gibilerin hazmetmesi için. ne demek istiyor şimdi bu başlık formatındaki arkadaş? patoloji ne demekdir, psiko ile alakası nedir? anlamıyorum kardeşim nerden bileyim ben? sonuçta
palyaçoyum ben. her palyaço da bilgili olacak diye bir kaide mi var? var mı?
eğer ben de çok bilgili olsaydım içimde biriken o bilgi zerreciklerini öyle güzel güzel değil ha, sivrilterek onun bunu kafasına atmak isterdim. hayır çok bildiğimden filan değil de, ne bileyim sonuçta ben onlara emek vererek elde etmişim değil mi, öyle kolayca söyler miyim! ama cahil biri olduğum için buna gerek kalmıyor. cahiller arasında çokça fazla zaman geçirdiğimden, onların bazı özelliklerini yakından müşahede etme olanağı buldum. bazıları benim gibi cahilim ve mutluyum, hayatı filan kafam almıyor deyip yaşayıp gidiyor. bazısı da durumun vehametinden bihaber, cahil olduğunun bile farkında değil, kimi görse ona buna nutuk çekmeye çalışıyor. ah ah canım kardeşlerim benim. ama bir tür ya da tür demeyelim bir tip daha var ki bana soracak olurlarsa, cahilim filan ama soru sorun kardeşim, en tehlikelisi bunlar.
şuna bir bakın:
doğru bilginin yanlış yorumlanması
bu tipteki arkadaşlar isimlerle çok haşır neşirler. cahillerden ve onların bir alt tipinden bahsediyorum. lütfen başkaları üstüne alınmasın. lütfen.
ordan burdan birkaç bir şey okurlar, isimleri ezberlemek için kendilerini geceli gündüzlü verirler ilime. ilim demeyelim buna kabuk diyelim. onlar ceviz yeme niyetinde olmayıp ceviz kabuğu ile gemi yapma ve o gemi ile dünayaları kendilerine hayran bırakma peşinde olanlardır. doğru bilgiyi sadece isim olarak telaffuz ettikleri için onların elinde içiboş ceviz kabuğu bile tehlikelidir. birinin boğazına tıkmak için anın gelmesini beklerler. atar tutarlar, bildikleri isimleri ardı ardına sıralarlar. ah be, cahil olmama rağmen benim bildiğim isimleri art arda sıralamakla bilginin sırrını geçtim, hiçbir tarafına sahip olmak mümkün değildir. göz boyamak için yapılır bu icra edilen. kulakları çınlasın çok matrak bir arkadaşımız vardı. fransız futbolcuların isimlerini ardı ardına sayar, bakın ben fransızca biliyorum derdi.
bir solukta sayın hızlandırılmış fransızca için:
blanc,
candela,
desailly,
leboeuf,
lizarazu,
thuram,
deschamps,
petit,
djorkaeff,
karembeu,
vieira,
zidane,
henry, trézéguet , dugarry
fransa 98
misal bende çok değerli bir bilgi var.çok değerli çünkü çoğu insan tarafından bilinmiyor. herhalde bilinmiyordur, en azından ben öyle tahmin ediyorum. ne midir bu bilgi? aslında bilgi değil, siz bilgi dediğime bakmayın. cahil adamda ne bilgisi olacak. gadamer
*
evet bildiğim bu. unutmamak için her gün on defa tekrar ediyorum. unutursam en değerli bilgimden olacağım. adam hakkında ya da adam mı onu da bilmiyorum, herhangi bir şey bilmiyorum. sadece ismini biliyorum, benim için yeterli bu kadarı. bir ara bir yerde karşılaşırsam ben bunu biliyorum derim. ya da bir şey mi söylenecek gadamer diyiveririm. bazen tekrarlamayı unutuyorum, o zaman da aklıma
gargamel'den getiriyorum ismini. benziyorlar değil mi. iyi ki gargamel var, ya da karamel de olur. fark etmez. ama ben gargamel ile hatırlamaya alıştırdım kafayı. zor oldu biraz ama ne yapalım, herkes müthiş bir potansiyele ve bilgiye sahip olacak değil ya
keşke ben de çok bilgili olsaydım da öyle bir çırpıda bir sürü isim saysaydım. ama yarabbim keşke, nerde ama...
kafa kafa değil ki payton feneri