belki ilginizi çeker
  1. · psikopatolojisi
  2. · çakma entelliğin psikopatolojisi
gündem
  1. · giyotine yolladılar gitmedim
  2. · mutluluk veren küçük şeyler
  3. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  4. · okan bayülgen
  5. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  6. · dünyanın en seksi şarkısı
  7. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  8. · istanbul aşığıyken ankara kapatması olmak
  9. · yastığa sarılıp uyumak

sözlüğün psikopatolojisi  

  1. (alkolikikon, 02.09.2007 00:14)
  2. kimi yazar kişilerinin kolaylıkla tasvir edebildiği bir sözlük ruh haline işaret eden kıymeti kendinden menkul alameti farikadır.
    güldürmece yazanlara sığ bir bakış gönder, din, tarih, felsefe yazanları beğenme, tanımadığın insanların felsefik kavramlar üzerindeki olası yetkinliklerini boş geç, çöz derin felsefi yada tarihi bilgini kullanarak fizyolojik psikolojik falan ( teşekkürler nazım ) bir izahat yap işi bitir.

    ama elektron fonon etkileşimlerinden bahsedenenler, kristal grupları, akış modellemecileri, katı halciler ne olacak. onları psikososymatik paranormal aktivitelerini yorumlamaya sığ felsefik bilgin mi yetmedi. karıştırma onu.
    peki ya edebiyat, yıldızlar ve kamer ( isim değil canım ) ne olacak. zittir et. onlarsız tahlil bu der geçersin.
    kime takılmak lazım peki durumda. fıkrayı dinleyin yahu işte. koca memeli olana.
    sözlüğün psikopatolojisi, koca memeli olana takılmaktır.
    (bkz: forza sezar)
    (subaquatic, 02.09.2007 00:38 ~ 00:49)
  3. (the godless endeavor, 02.09.2007 01:53)
  4. (xander, 02.09.2007 01:55)
  5. (diagonaleklem, 02.09.2007 02:00 ~ 02:00)
  6. bu konu üzerine kafasını yoran bir kaç kişi gördüm. toplasam sayıları elin parmaklarını geçmiyordu.

    kendi kendime düşündüm, "madem ki siz bu kadar ince (size göre) konular üzerinde kafa yorabiliyorsunuz, neden gidip de bu konuyu türkiye'ye ve hatta dünya'ya yaymak yerine oturup itü sözlük gibi yazanı belli okuyanı belli sayıda insana hitap eden bir web sitesi üzerine kafanızı yoruyorsunuz ki?"

    sonra da dedim ki "lan ben niye düşüneyim ki, en iyisi ben gidip bir nar suyu içeyim"

    nar suyumu hepinizin şerefine de kaldırdım.
    (chaghdash, 02.09.2007 02:36)
  7. yazıldığı kadar kolay olmayan;ciddi,derin açıklamalarla araştırmalarla irdelenmesi gereken bir konudur.
    kişilerin açtıkları başlıklarla,girdikleri girilerle analize mazhar olunduğunu sanmak,adı üstünde sanmak,iğneleme adına müstehak yolak.
    sözlük,toplumumuzun renkliliğini yansıtan noktalardan biridir,ki bu yüzdende ilgi çekici, anlamlıdır.
    konu psikopatoloji olduğuna göre şu bakış açısı hiç de fena görüntü vermez;insanlar beyinlerindeki kalıplar,dışındakilerin önyargılı yaklaşımlarla yanlış olarak ifadesi,kalıplara -kendi-sokma çabaları...farklılıklara tahamülsüzlük,aşağılama...psikopatolojide şu yaklaşım vardır,yada psikolojide; kişinin kendine dair özelliklerini karşıdakine yansıtarak ondaymış gibi göstermesidir.
    hadi yapalım sözlüğün psikolojisini düzeltelim,tek renk yapalım herkes kitap cümleleri kursun,yaratıcılığa renkliliğe yer olmasındır,sıkıntıdan boğalım insanları,elit olalım,kimsenin anlamıyacağı ağdalı bir dil kullanalım,toplumumuzun yansıttığı insan portresinden iyice uzaklaşalım,küçük bir kesime hitap edelim...
    (araya şunu da sıkıştırmadan edemiyeceğim:elit dediğimiz kesimin insanların bile televizyonda şu halkın izlediği gelin kaynana programlarını büyük bir merakla takip ettiği gerçeğini.tek fark gizli gerçekleştirmeleriydi,kendiyle barışık olamamalarıydı.)

    elbette sözlükte insanlara karşı aşağılama içeren başlıklardan bir çok yazar hoşlanmamaktadır.ama bu apayrı,sözlüğü kalıplara sokma çabası ayrıdır.birisi insani değerleri baz almadır,diğeri insanı,gerçeğini,toplumu köşeye atmadır.

    herkesin kendi bildiği doğrudur ve fikirlere değişim adına müdahele imkansız gibi birşeydir.

    psikopatoloji öyle kolay bir şey değildir,orada durulsundur;eleştirilenlerden daha kötü bir noktada kalırsınızdır.
    (biyolojiksaat, 02.09.2007 10:14 ~ 16:28)
  8. (anesthesia, 02.09.2007 13:09)
  9. (fb, 02.09.2007 13:12)
  10. ünlem: uuuuuuuuuuuuuuuuuu

    cahil bünyelerde derin korku yaratan bir multi atomdur, yoksa ültimatom mu idi? bilmiyorum ki kardeşim ben, cahillik utanılacak şey mi.

    açılan ve 'uyduruk' olarak tanımlanan bu başlık tarzındaki şeyi parçalara bölmek lazım benim gibilerin hazmetmesi için. ne demek istiyor şimdi bu başlık formatındaki arkadaş? patoloji ne demekdir, psiko ile alakası nedir? anlamıyorum kardeşim nerden bileyim ben? sonuçta palyaçoyum ben. her palyaço da bilgili olacak diye bir kaide mi var? var mı?

    eğer ben de çok bilgili olsaydım içimde biriken o bilgi zerreciklerini öyle güzel güzel değil ha, sivrilterek onun bunu kafasına atmak isterdim. hayır çok bildiğimden filan değil de, ne bileyim sonuçta ben onlara emek vererek elde etmişim değil mi, öyle kolayca söyler miyim! ama cahil biri olduğum için buna gerek kalmıyor. cahiller arasında çokça fazla zaman geçirdiğimden, onların bazı özelliklerini yakından müşahede etme olanağı buldum. bazıları benim gibi cahilim ve mutluyum, hayatı filan kafam almıyor deyip yaşayıp gidiyor. bazısı da durumun vehametinden bihaber, cahil olduğunun bile farkında değil, kimi görse ona buna nutuk çekmeye çalışıyor. ah ah canım kardeşlerim benim. ama bir tür ya da tür demeyelim bir tip daha var ki bana soracak olurlarsa, cahilim filan ama soru sorun kardeşim, en tehlikelisi bunlar.

    şuna bir bakın: doğru bilginin yanlış yorumlanması

    bu tipteki arkadaşlar isimlerle çok haşır neşirler. cahillerden ve onların bir alt tipinden bahsediyorum. lütfen başkaları üstüne alınmasın. lütfen.

    ordan burdan birkaç bir şey okurlar, isimleri ezberlemek için kendilerini geceli gündüzlü verirler ilime. ilim demeyelim buna kabuk diyelim. onlar ceviz yeme niyetinde olmayıp ceviz kabuğu ile gemi yapma ve o gemi ile dünayaları kendilerine hayran bırakma peşinde olanlardır. doğru bilgiyi sadece isim olarak telaffuz ettikleri için onların elinde içiboş ceviz kabuğu bile tehlikelidir. birinin boğazına tıkmak için anın gelmesini beklerler. atar tutarlar, bildikleri isimleri ardı ardına sıralarlar. ah be, cahil olmama rağmen benim bildiğim isimleri art arda sıralamakla bilginin sırrını geçtim, hiçbir tarafına sahip olmak mümkün değildir. göz boyamak için yapılır bu icra edilen. kulakları çınlasın çok matrak bir arkadaşımız vardı. fransız futbolcuların isimlerini ardı ardına sayar, bakın ben fransızca biliyorum derdi.

    bir solukta sayın hızlandırılmış fransızca için: blanc, candela,desailly,leboeuf,lizarazu, thuram, deschamps, petit, djorkaeff, karembeu, vieira, zidane, henry, trézéguet , dugarry

    fransa 98

    misal bende çok değerli bir bilgi var.çok değerli çünkü çoğu insan tarafından bilinmiyor. herhalde bilinmiyordur, en azından ben öyle tahmin ediyorum. ne midir bu bilgi? aslında bilgi değil, siz bilgi dediğime bakmayın. cahil adamda ne bilgisi olacak. gadamer*
    evet bildiğim bu. unutmamak için her gün on defa tekrar ediyorum. unutursam en değerli bilgimden olacağım. adam hakkında ya da adam mı onu da bilmiyorum, herhangi bir şey bilmiyorum. sadece ismini biliyorum, benim için yeterli bu kadarı. bir ara bir yerde karşılaşırsam ben bunu biliyorum derim. ya da bir şey mi söylenecek gadamer diyiveririm. bazen tekrarlamayı unutuyorum, o zaman da aklıma gargamel'den getiriyorum ismini. benziyorlar değil mi. iyi ki gargamel var, ya da karamel de olur. fark etmez. ama ben gargamel ile hatırlamaya alıştırdım kafayı. zor oldu biraz ama ne yapalım, herkes müthiş bir potansiyele ve bilgiye sahip olacak değil ya

    keşke ben de çok bilgili olsaydım da öyle bir çırpıda bir sürü isim saysaydım. ama yarabbim keşke, nerde ama... kafa kafa değil ki payton feneri
    (necmettin, 02.09.2007 15:57)
  11. (negatif, 02.09.2007 16:20)
  12. (wolfshade, 02.09.2007 17:42)
  13. (bkz: bilgi güçtür)

    ama

    (bkz: kontrolsüz güç güç değildir)

    başlığı açan kişinin girilerini düzenli olarak takip ediyorum. bazılarını "kopirayt" yasaları açısından sakıncalı bulsam da kendisinin sözlükteki varlığından hoşnut olduğumu belirtmeliyim.

    ancak bu tespiti bana "halkla bütünleşemeyen yazar, halkla bütünleşemeyen siyasetçi vs." gibi klişe terimleri anımsattı. şöyle ki "halkların kardeşliği" gibi ciddi söylemlere sırtını dayamış bir ideolojinin takipçileri, "tepeden bakma", "ötekileştirme" gibi kavramların tuzağına düştükçe üzülüyorum. solun problemi de belki buradadır; "aptal, cahil cühela halk" diye söver, seçimde başarısız olunca da hırsımızdan kıpkırmızı oluruz. o cahillerin(!) oyuna ihtiyaç duymayacağımızı kim söyledi ki?

    bu tavırların yaşam alanımızı daraltmaktan başka bir işe yaramayacağı ortada. sonunda "klavye başında ahkam kesen asosyal ayaklı kütüphane"lere dönüşeceğiz.

    peki anlaşılamamamızın sebebi acaba anlatamıyor olmamız olabilir mi? ve aslında anlamadığımız için anlatamıyor olabilir miyiz?
    kütüphanemizdeki 5000 kitabı sözlükteki 3000 yazarın kafasına fırlatmak niye? adam başı neredeyse 2 kitap eder, yazık değil mi?

    ağlağıyla, islamcısıyla , arbeskiyle, solcusuyla sözlük gerçek bir yerdir. ve bu gerçek bazılarımıza ağır gelir. maalesef.


    edit: "kopirayt" yasaları vs. derken bahsi geçen yazarı "intihal, hırsızlık" gibi fiillerle itham etmediğimin altını çizmek isterim. yazarın bolca alıntı yapmasına değinen bir ifadeydi o. kendisinin herhangi birinin fikrini alıp, kendine mal ettiğine şahit olmuşluğum yoktur.bu da böyle biline.
    (derinlik delisi, 02.09.2007 17:53 ~ 09.09.2007 01:10)
  14. gözümde hala nasıl oldu da "yok böyle bir şey" bakınızı ile geçiştirilmediğine şaşırmakla şaşırmamak arasında kalma halinin isyan formuna indirgenmesinden mütevellit, sıradan bir kaygı. fikir yerine tavır çatışmasına neden olmasıyla da kendi kendisini çürüterek ne kadar yetenekli olduğunu ispatlamış bir konu.

    işin serzeniş boyutunu ele alacak olursak belli başlı birkaç önkabul sayesinde sözlüğün yetersiz kaldığı alanları[bir diğer ifade ile kimi yazarların sözlüğün içerisinde bulunduğu ahval ve şeraiti beğenmemeye kadar giden marazları] iyileştirme yolunda geçerli bir soru sorulmalı. bu soru da şu şartlar altında; "sözlükten daha iyi bir bilgi ve düşünceye dayalı interaktif sanal platform yaratılabilir mi?" oluyor. sözlüğün birtakım ortak ideallere sahip olan ve insanların belli bir formatın çatısı altında bilgi alışverişi yapabilmesi ve bu esnada eğlenmesine olanak veren bir platform olduğu fikrinden uzaklaşmamak kaydıyla bu soruyu gönül rahatlığı ile sorabilir, üzerine tartışabiliriz.

    zamanla beli bir evrim sürecinden geçen ve hala geçmekte olan sözlük kavramının geldiği son noktaya değinecek olursak; türkiye'de internetin yaygınlaşması sebebiyle bilgi kaynaklarına ulaşmanın kolaylaşması [günümüzde aktif internet kullanıcısı pozisyonunda olan girişimci genç kitlenin, genellikle anadolu lisesi kökenli olup yaygın yabancı dillere belli bir seviyede hakim olması nedeniyle türkçe kaynaklarla yetinmemesi ve objektif bilgi edinmek için sözlük yerine wikipedia ve benzeri siteleri karıştırmayı alışkanlık haline getirmesi, çok fazla film izlemesi, şarkı dinlemesi ve sevişmesi] sözlüğün bir bilgi kaynağından ziyade halihazırda var olan bilgilerin tartışıldığı bir platform haline gelmesine neden oldu. misal; sıradan bir yazarın evrim teorisi başlığını açmasındaki asıl amaç "insanın maymundan geldiğini iddia eden darwin diye bi herifin ortaya attığı komik teori. bu darwin'i babası küçükken çok dövmüş diyorlar ben diyenlerin yalancısıyım eki eki" yazmaktan ziyade teori hakkında etraflıca bir analiz kaleme almak, savını örneklerle ve belgelerle destekleyerek ortaya sürmek haline geldi ve günümüz sözlüğünde genel eğilim de bu yönde işledi. en net şekilde; sözlük günümüzde bilginin sadece paylaşılmadığı, aynı zamanda yarıştırıldığı ve geliştirildiği, gündemle ortak işleyen sanal bir yayın organı haline gelmiş ve sunduğu ayrıcalığı standarda indirgeyerek yekpare bir yayın anlayışı, bunun yanı sıra apayrı bir de jargon geliştirmiştir.

    hal böyle olunca gen etkisi gösteren algı mekanizmasının çeşitlenmesine ve birtakım hasarlara sebep olmasına şaşırmamak gerekiyor. demem o; sözlüğün içerisinde bulunduğu manyaklık halini ölçmede kullanılacak bir barem halihazırda sözlüğün içerisinde değil de bahsini ettiğim, sözlüğün yerini alması muhtemel sanal platformda [misal; sözlüğün zuxxi'ye yaptığı şeyi, ona yapabilecek fantastik bir mecra] saklı iken "ben x'im ve y'lerin topunun aq" diye çıkışmanın eleştirilen değerleri iyileştirme yolunda atılmış akılcı bir adım olduğunu söyleyemeyiz. kaldı ki böyle bir sanal platform henüz oluşmadı diye de mecra sıkıntısına düşüp sözlüğe akıl defterinden bir demet sunmakla "sen çok akıllısın, biz aptalız" alınganlığı yapıp yetmiş iki düşünür ismi sıralamak arasında çok da büyük fark yok, ay em sori. [bu konu burada cillop gibi işlenmiş, isteyen bir koşu gidip baksın, giderken shifte de bassın (bkz: söyleyecek şeyim yok ama ben de buradayım bakınızı)]

    düşünüyorum da vikipedistler görse şunları, gözleri dolardı eminim. "yıllarca lyric yazdılar, sonunda adam oldular" neyin derlerdi, birbirimize girerdik. eğlence çıkardı hem bize hem onlara. ["ben ne zaman siz olduysam o zaman biz biziz" gibi cins ve iddialı bir cümle ile bitireyim dedim; fakat "elle tutulur bir yazı olmaz sonra aman ha tut kendini" dedim içimden, vazgeçtim.]
    (vandal mimar, 02.09.2007 18:18 ~ 04.09.2007 17:52)
  15. sözlüğün psikopatolojisi konusunda herhangi bir fikir beyan edebilmek için, kanımca öncelikle "sağlıklı bir sözlük psikopatolojisi" tanımı yapmak gerekir. ardından bu tanımı referans kabul edip -objektif bir bakış açısıyla beraber- sözlüğün günümüzdeki hali için bir teşhis konulabilir.

    sözlük hakkında, benim de yıllar önce belirttiğim ve halâ süregelen naif düşüncelerim var. (bkz: @353072) bence doğru olan en basit haliyle bu. ama sol çerçeveye* bakıyor ve görüyoruz ki başkaları için değil. sözlüğün bu acı "gerçeği" benim ve benim gibi düşünenlerin "doğrularından" ve -bence kesinlikle genelgeçer kabul edilmesi gereken- idealardan bağımsız.

    ideal sözlüğün tanımını yaparak başlanacak olan bu iyi niyetli girişimin, daha başlamadan çökmesine neden olacak ve ortadan kaldırılması bence imkân dahilinde olmayan bir etken var. o da doğru bilginin imkansızlığı. söz konusu, tüm bilimlerin anası matematik olmadıkça herhangi bir konuda mutlak doğru olduğunu savunanların tarih boyunca düştüğü klasik yanılgılar ayrımcılık, kendini üstün görme ve hatta -güç elde edildiği zaman- zorbalık olmuştur. bir insanının önünde biri kurtuluş, diğeri felaket anlamına gelen iki seçenek olsa bile, bazen o insanı kurtuluşu seçmesi için ikna edemezsiniz. bir yerde insan faktörü varsa her şey, ama her şey beklenir. hümanist fransız devrimi'ninin ilk zamanlarında bile eski düzenden hiçbir çıkarı olmayan insanlar, sadece değiştiremedikleri düşünce yapıları yüzünden kellelerinden oldular. halbuki hümanizm ne güzel di mi? onlara göre değilmiş işte.

    eğer kendini yetiştirmiş birisi, nispeten kendini yetiştirmemiş diğerlerini eğitmeden, doğru yolu, yalnızca ve yalnızca dikte ederek gösterirse işte o zaman hata yapmış olur. aynen birinci cumhuriyetçilerin yıllardır göz göre göre düştüğü hata gibi toplumdan yavaş yavaş izole olurlar ve azınlık durumuna gelirler.[ikinci cumhuriyetçi olduğum sanılmasın, malum dakikasında sınıflandırılıyor insanlar]

    "sonuç olarak" diyeyim ki son paragrafa girdiğim anlaşılsın, "ideal sözlük" herkesin beyninde farklıdır ama nesnel bir "sözlük gerçeği" beğenmeyen kesimin zekâ ve kültür seviyesinden bağımsız bir şekilde burada duruyor. hiçbir zaman da herkese birden uymayacaktır. acı ama gerçek.

    hepimiz ölücez zaten.
    (mavio, 02.09.2007 19:11 ~ 04.09.2007 12:07)
  16. herkesin tarzı,beklentisi,burada oluş nedeni,kattığı,katmadığı farklı olabilir.saygı göstermek lazım.ama bir konu vardır ki ben bu başlığı açan yazara sonuna kadar katılıyorum,sözlük anlayışı öncelikle bilgi paylaşımıdır.geyik ve eğlence,ukte,nütke vs promosyon ürünü gibidir.yanında bedava gelir.ürünün kendisini almadan promosyonu alamazsanız.ve biraz emek vermeden de bu sözlük hiç bir yere gelmez.bokunu çıkartmadan burayı okey salonuna çevirmeden gerekeni de yapmak gerekir.bu konuda haklıdır kendileri.

    milletçe eksik olduğumuz konuya şööle bi bakabilirisiniz şu başlıkta
    (bkz: tahammülsüzlük)
    (life for rent, 02.09.2007 19:13)
  17. bildiğim kadarıyla amd işlemci, 1024 mb ram, 120 gb sabit disk gibi bir gözlemle neticelenir. hızı da iyi. nereden denesem bağlanıyor. pek sorun yok. iyi iyi.
    (eksiksizuyum, 02.09.2007 19:27)
  18. (x sentos, 02.09.2007 21:32 ~ 21:33)
  19. üzerine binlerce deneme de yazılmış olsa şu dünyaya kimse gelmeyecek ki, insanların, görüş bildiren konuları tarafsız konulara tercih etme sebeplerini ortadan kaldırsın. bir görüşe kendinizi vermişsinizdir ve araştırmalarınızla emek ve zaman harcayarak, zaman zaman sadece ona konsantre olup başka şeylere kendinizi kapatarak buna hala devam ediyorsunuzdur. o noktada kapılarınız en karşıt görüşü dikkate alacak kadar açık ama birilerinin kulaktan dolma bilgileriyle ötmelerine geçit veremeyecek kadar kapalıdır. sözlükteyseniz, oylarla belli edersiniz. birileri daha belli eder. ve girilere artı ve eksiler yağmaya başlamıştır.

    nereden geliyor bu sözlüğün psikolatolojik durumuyla ilgili desteksiz sallayabilme hakkı kuzum? hele hele okuduklarının hazmında sorun yaşayıp, kendileriyle bütünleştirmede sıkıntı çeken, "en kolayı oldukları gibi göze sokmam" diyenler mi yön verecek duruma.

    ayrıca hem üslubunu bilmedikleri bir yazara mesaj atarak bu hakkı kendilerine veren, hem de senli benli konuşma biçimini sırnaşıklık olarak değerlendiren yazarlara hitaben; sen kim oluyorsun da tanımadığın birine sırnaşık deme cüretini gösteriyorsun?

    bir de kim kimin inancını değiştirmeye çalışıyor yahu? yazdığı girilerde kendi fikirlerini açıklama dışında başka bir amaç güden yazarlar varsa bunların, en çok da kendi fikirlerinin değiştirilmeye çalışıldığını düşünen yazarların psikopatolojik durumları incelenmeli. gidişat vahim. ilginçtir bunlar genelde sözlükte siyaset yasak, din yasak diyen yazarlardır. hukuka ve formata uydurduktan sonra aslında hiçbir şeyin yasak olmadığını bilen ama eksi oy almaktan korkup kendi fikrini bile savunmaktan aciz kalan, sorunu sözlükte arayan yazarların. yaz. oy alma yada eksi oy al. bunlar bu kadar korkunç bir şeymiş gibi algılanıyor olamaz. aklım almıyor.
    (gaia, 02.09.2007 21:50)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil