• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  1. lise 2 de seçilen alanlardan biri.daha doğrusu seçilemeyen çünkü anadolu liseleri ve süper liselerde sözel sınıflar yok denecek kadar az.sözel sınıf düz liselerdeki vasat öğrencilerin seçtiği kolay bir alanmış gibi gösterilmeye çalışılıyor başarılıda olunuyor.aslında sözel sayısal sınıflardan farklı olarak daha fazla kitap okuyabilen daha fazla düşünebilen öğrencilere sahiptir (dersler ve zaman açısından) yani başka bir açıdan herşeyin farkında olan,ters giden birşeyler olduğunu görüp tepki veren kısaca sorun çıkaran öğrencilere...susturmaya eğitim kurumlarından,temelden başlandığının kanıtlarından biridir.çünkü yaptıklarının duyulmamasını eleştirilmemesini isteyenlerin maskelerini düşürecek yönetmenlere,gazetecilere,tarihçilere değil her denileni sorgulamadan yapacak mühendislere,doktorlara... ihtiyaçları var.
  2. anadolu liseleri ve süper liselerde olmadığı için gazetecilik,sinema,radyo-tv benzeri bölümleri seçmek isteyen kişilerin heveslerini kursaklarında bırakmış bölümdür."sözel bölüm açılsın" diyen öğrencilere de çoğu kez çıkışılmıştır okul yönetimince;"ne işin var?boş insan mısın sen?matematiğin iyi,geometriden mi korkuyorsun?eşit ağırlığa geç iyisi mi..."
    sanki eşit ağırlığa geçince seçeceğin bölüm oraya geçecekmiş gibi.(eğitim sistemine olan sitemimi bu girimde de yineliyorum;ağaç kadar çiçek olur,bulut sadece mavi olmaz.)
  3. ıkına ıkına geçtiğim lise 1'den sonra bana sorulmadan seçmiş olduğum alan. nasıl oluyor demeyin ben de pek anlamadım, müdür yardımcısına bölüm seçmeye geldim dediğimde "tamam sözel, şurayı imzala" demesiyle oldu, yok falan dediysem de "yürü git lan, bu notla ne bölümü seçiyon sen" demesiyle sözeli seçmiş bulundum.
    neyse devam edelim; düz liselerde en kalabalık bölümlerdir. çok bir şey öğrenmezsiniz, eğer ortalama bir öğrenciyseniz 3 sene sonunda belli başlı öğrendikleriniz obruk, ilk çağ septikleri, epik tiyatro ve matematiğin çok zor olduğu gibi şeylerdir. matematikte açığınızı hesap makinesiyle kapatmaya çalışırsınız. öğretmenleriniz tarafından ciddiye alınmazsınız, okulu bitirip gitmeniz için kopya çekmenize, sözlülerde kitaptan okumanıza izin verilir. öğretmenleriniz sizin okutulmanızın amacının sizin serseriliğe bulaşmamanız ve sokaklarda güvenliği sağlamak olduğunu söylerler, çoğunlukla sizi mezun olduktan sonra hatırlamazlar, diğer alanlardaki öğrenciler size nasıl olsa üniversiteyi kazanıp adam olamayacağınız ikinci sınıf insan muamelesi yapar. eğer sınıfınızda notları iyi olmasına rağmen onla da "mal mısın sen? niye eşit ağırlık ya da sayısal seçmedin?" diye siz yüklenirsiniz, hevesini kırarsınız. en sonunda okul bittiğinde dersanelere milyarlarca lira para aktarırsınız, üç arkadaş ortak olup dersaneye verilecek parayla ticarete girse sermayeyi ona katlar ama ne yazıkki açık öğretim fakültesi ve anadolunun güzide gazetecilik bölümleri sizsiz yapamaz, gidersiniz mezun olur işsiz kalırsınız. askerlik falan derken yirmibeş yaşında asgari ücretle işe başlarsınız.

    bunun yanında eğer azimliyseniz birşey öğrenmediğiniz için olaya sıfırdan başlayabilir, biliniciniz yerinde olarak işe yarar şeyleri hızlı bir şekilde öğrenebilirsiniz. ilk öğreneceğiniz şey ise matematiğin zor olmadığı olmalıdır. eğer doğru kullanabilirseniz dört işlemin çözemeyeceği problem yoktur.
  4. anadolu lisesini 11 yıllık tarihinde hiç acilmamıs olup 2 sene önce zorla 8 kişi actiğimiz bölümdür.iyiki açmısızdır sayısal derslerden zayif alanlari gördükce kat be kat sevdiğim bölümdür ama akabinde ve detayında gel gör ki sözzel bölümleri bir bir esit ağırlığa kaydırmaktadırlar. utanmasalar türkce oğretmenliğini tarihi felanda ea ya alacakalr .