istanbul'da doğdu. avusturya lisesi, bakırköy lisesi, gazetecilik fakültesinden mezun oldu. lise döneminde tiyatroya başladı. muhsin ertuğrul yönetiminde lcc tiyatro okulunda eğitimini sürdürdü. peter weiss''ın "marat-sade" oyununda marat rolüyle profesyonel yaşama geçti. 1971 yılında ankara sanat tiyatrosu''na girdi. 1973 yılından bugüne değin bu tiyatroda sanat yönetmenliği, oyunculuk ve rejisörlük yapmaktadır. http://www.casod.org/uye/163
eminim doğarken bile ağlamamış, o insanı deli eden aksanıyla annesine "merrrhaba valide,merrhaba aziz dünya!" fln demiştir diye düşündürten, acayip karakteristik ve değişmez bir konuşma tarzı olan, pazarda limon bile satsa sesinden tanıyabileceğiniz tiyatrocu..
tonlama ve vurguları yerli yerinde olmayan fakat bu hal ona çok yakışan büyüleyici sese sahip usta oyuncu. sanki kulağınızı dayasanız mistik melodiler çıkacakmış gibi duran adam. bizimkiler dizisindeki ressam rolüyle gönlümüze taht kurmuş usta.
dünyanın en tiyatrocu adamıdır. burkina faso'ya götürüp dinletin bu adamın tonlamalarını, ses tonunu "teeeatrr" derler. fakat pek de doğal durmamaktadır kanımca.
ses tonu, bakışları, rahat yapısı ve karizmasıyla ciddi anlamda etkileyici ve işini bilen abilerimizdendir. çapkınlık bu kadar yakışabilir diye düşündüğüm bir kişidir. aynı zamanda kendime örnek aldığım tavırları olan bir adamdır. benzemeye başladım mı başlamadım mı tartışılır.
kurtuluş adlı trt dizisindeki performansıyla şu türkiye 'de atatürk rolünü ondan iyi oynayan insan yoktur diye düşünmeme sebep olmuş entellektüel görünüşe sahip,sesi ve kurduğu cümlelerde ki tonlaması ve vurgusu "bence" mükkemmel olan tiyatrocu aktör.
kurtuluş ve cumhuriyet adlı filmlerde rutkay aziz mustafa kemal atatürkü ; duruşu, karizması, ses tonu ve mükemmel oyunculuyla en güzel oynayan tiyatro ustası.
karizması kendinden menkul usta tiyatro adamı; değerli sanatçı. çerkes' tir kendileri. işbu sebeple kendisinin o karizmayı kaf dağı'nın ardından getirdiğini söylemekte yarar görülmektedir.
avrupa yakasında canlandırdığı bülent karakterine hasta olduğum, bütün bölümlerde görmek istediğim büyük üstad. burhan altıntop'un deyimiyle "moonnşeeerrr mon ami"
hakkındaki yorumları okuyunca bu adamı inanılmaz kasıntı ve itici bulan bir tek ben mi varım diye kara kara düşündüğüm şahsiyet. o kadar itici bir tonlama, jest, mimik triadına sahiptir ki; insanda tokatlayıp kendine getirme isteği uyandırır.