ortaokul, lise tarih kitaplarında sürekli vurgulanan politika. ruslarla yapılan savaşlarımız nedeni rusların tundra soğuğundan bıkıp güneyde bir yerlerde hamakta güneşlenme hayallerinin de katkısı ile giriştiği bu politikadır.
adamların amacı akdeniz plajlarında üstsüz güneşlenmek, köpük partilerinde çılgınlar gibi eğlenmek, yiyip içip yatmakmış. korkulacak kadar yokmuş meğer. onca yıl ısınmak için votka içip içip alkolik oldu adamcağızlar. sıcak mı görüyolar sibirya steplerinde. normal tabi.
bu ve yunanlıların megalo-ideası ortaokul ve lise tarih sınavların mutlak doğru cevabıdır.
neredeyse her sorunun altına yazılabilir, hiç şaşmaz.
(felis, 25.10.2006 17:26)
bizim "deli petro", rusların da "büyük petro" olarak bildiği rus çarı bu düşüncenin gerçekleşmesi ümidi ile donanma bile hazırlatmıştır ama başarılı olamamıştır orası ayrı tabii...
ilköğretimin ilk yıllarından lise son sınıfa dek aynı cümleler, aynı kalıplar ile anlatılan tarih dersinden akılda kalan bir kalıptır. yalnız, şu "sıcak deniz" mefhumunu halâ çözebilmiş değilim, o da ayrı bir mesele.
ilk rusun dünyaya gelmesinden beri yapmaya çalıştığı şeydir güya. ilk rus dünyaya gelmiştir ve demiştir ki 'sıcak sulara inmeliyim' oysa günümüz dünyasında ne sıcak suyu ne soğuk suyu vardır teknoloji vardır şu vardır bu vardır. bu kadar büyütülmesinin nedeni ise tarihte osmanlıya tehdit teşkil ettiğinden çok ingiltere ve fransa sömürgelerine gidilecek yolun açılacak olmasındandır. bir de aslında bu rusların değil türklerin sıcak denizlere inme olayıdır zira her türk zamanında rus çarıdır
(bkz:
reankarnasyon)
(bkz:
yersen)
(bkz:
tabii)
1828-1829 osmanlı rus savaşı ile ivme kazanan, 1854 kırım savaşı ile gerileyen, 1877-78 osmanlı rus savaşı ile yeniden ivme kazanır gibi olan fakat ingilizlerin kıbrıs'ı fiilen işgal etmesiyle (1881) askıya alınan, askıya alma işleminden sonra sonra güneydoğu asya'ya açılan ruslar'ın 1904-1905 rus japon savaşında japonlara karşı kesin mağlubiyete uğramasından sonra yeniden başlayan ve 2. dünya savaşı sonrası soğuk savaşla birlikte terkedilen politikadır.
rusların daha doğmadan ebevenleri tarafından beyinlerine empoze edildiğine inandığım yıllardır değişmeyen politika.
şirin rus bayanlarının güney-kuzey demeden çoktaaaan gerçekleştirdiği fakat kimsenin farkında olmadığı,1000 yıllık strateji.
(adrian, 11.06.2007 20:10 ~ 20:10)
ruslar, belki de asırlar önce bilselerdi ki ileride turizm denen bir şey çıkacak; o zaman hiç savaştı, şuydu buydu diye kasmazlardı.
rus: abi ya benim baltık'ta, kuzey denizlerinde götüm dondu bir yol verin de şu akdeniz'e ineyim.
osmanlı: de siktir git bre deyyus. sen ne dersin melun, sen kim, devlet i ali osmani'nin topraklarına ayak basmak kim.
rus: öyle olsun görüşürüz. hanım çabuk orduyu topla da gel, sıcak denizlere ineceğiz.
katerina: ay, petro daha önceden niye söylemezsin ki insan bi üstünü başını toplar.
rus: yalnız burda baltacı denen bi deyyus var, indirmem bindirmem diye ileri geri konuşup duruyor.
katerina: ben bindirtirim merak etme kocacım.
rus:^!?
günümüzde antalyanın işgali ile emeline ulaşmış politikadır.
belki topyekün gelmiyorlar ancak özellikle bahsettikleri stratejik şeyler konusunda aklıma age of empires gelmedi değil.food azaldığında balıkçı teknesi gönderirdik sağa sola falan.
http://www.worldtribune.com/worldtribune/WTARC/2008/eu_russia_02_05.asp
nükleer başlık taşıyan uçakları da salmışlardı zaten.
bundan bir 20 yıl geçmiş, rusya malum hadefine ulaşmıştır. tabi ki herşey umdukları gibi devam etmemektedir..
- diyorum ki hedelenkovç galiba yine çok içmek biz
- son türk vurgunundan sonra yapcak başka bişey kalmadı ki hödözanko. natalimide aldılar elimden. nedir bu türklerden çektiğimiz ?
-
sıcak denizlere inmeyin diyede o kadar da dediler oysaki
- neyse yapcak tek şey çok vodka. ne demek var biz; çirkin kadın yok, az vodka var. acaba natali geri döner mi ha hödözanko ?
- inmenin hep karşısındaydım zaten ben. soğuk soğuuk oturalım biz hem napcaz sıcak denizlerde
- hazar denizine mi gitsek ?
(bkz:
böyle gider bu)
ortaokulda (nedendir bilinmez) sürekli "rusların kaplıcalara inme politikası" diye iğrenç espirilerin konusu olmuş politikadır
rusların 16.üstsüz hatun tugayı ile güney kıyılarımızı işgali neticesinde mutlu sona ulaşmış 1000 yıllık amaç.
(bkz:
iğrenç espriler)
+bacaklarımdaki romatizmalar beni öldürecek vilademir, politikamızda bir gelişme var mı, sonuç istiyorum artık!
-çarım diyorum size, insan gibi gidip vizemizi alalım konsolosluktan, öbür türlü heder olacağız?!
+ya hep ya da hiç vilademir, ya hep ya da hiç! türk konsolosluğunu da işgal edin git şimdi!
-allah iyiliğinizi versin çarım!
özellikle kemer ve belekteki turistik tesislerde çalışan çogunluğunu dogu ve güneydogu illerimizden buraya ekmek davası için gelmiş gençlerin müthiş bir şekilde takdir ettikleri politika.
çok doğru bir politikadır.. esprili diğer yazar arkadaşlarım gibi bende rusların bu politakasını destekliyorum.. ben soğuk suya ayağımı bile sokamazken kafam nasıl girsin! bu yüzden destekliyorum.. deniz sıcak olacak ki kafam bile girsin.. komple gireyim.. suya..!
kaçıncı sınıftan beri aynı kalıplaşmış cümlelerle anlatıldığını bile hatırlamadığım ama lise yıllarım boyunca tarih hocamızın her sınavda biraz daha değiştirip geliştirerek yazmamızı istediği düşünce,o konu bir kez anlatıldıktan sonra her sınavın kenarına köşesine sıkıştırılmış banko sorusudur.
ciddiye alınırsa türklerin moskovaya bayrak dikme politikasıyla karşılaştırılabilecek, geyik muhabbatlerinde ise türklerin bütün rus hatunları sırtında taşıyarak akdenize inmelerine yardım edeceği muhtemel politika