belki ilginizi çeker
  1. · is there so much hate for the ones we love
  2. · dinlerken içinizi eriten şarkılar
  3. · yağmur yağarken dinlenebilecek şarkılar
  4. · seni seviyorum demek istiyorken geber demek
  5. · bana running up that hill gibi davran
  6. · insanı baştan çıkaran müzik
  7. · sevişirken dinlenecek şarkılar
  8. · afrodizyak etkisi yapan şarkılar
  9. · running
  10. · günün tek şarkılık özeti
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  2. · okan bayülgen
  3. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  4. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  5. · disko kralı
  6. · darwin i bitiren balık
  7. · günün tek cümlelik özeti
  8. · eze
  9. · kıbrıs a savaş için değil barış için gidiyoruz

running up that hill  

  1. orjinali kate busha ait olan, placebo ve within temptation tarafından iki kere coverlandığını bildiğim, sözleriyle ve müziğiyle trans etkisi yaratan bir şarkı.
    belki de önyargılıyım ama coverlar orjinalinden çok daha hoş geldi bana.
    sözleri de burda işte:
    ıf ı only could, ı'd be running up that hill.
    ıf ı only could, ı'd be running up that hill."

    ıt doesn't hurt me.
    do you want to feel how it feels?
    do you want to know that it doesn't hurt me?
    do you want to hear about the deal that ı'm making?
    you, it's you and me.

    and if ı only could,
    ı'd make a deal with god,
    and ı'd get him to swap our places,
    be running up that road,
    be running up that hill,
    be running up that building.
    ıf ı only could, oh...

    you don't want to hurt me,
    but see how deep the bullet lies.
    unaware ı'm tearing you asunder.
    ooh, there is thunder in our hearts.

    ıs there so much hate for the ones we love?
    tell me, we both matter, don't we?
    you, it's you and me.
    ıt's you and me won't be unhappy.

    and if ı only could,
    ı'd make a deal with god,
    and ı'd get him to swap our places,
    be running up that road,
    be running up that hill,
    be running up that building,
    say, if ı only could, oh...

    you,
    ıt's you and me,
    ıt's you and me won't be unhappy.

    "c'mon, baby, c'mon darling,
    let me steal this moment from you now.
    c'mon, angel, c'mon, c'mon, darling,
    let's exchange the experience, oh..."

    and if ı only could,
    ı'd make a deal with god,
    and ı'd get him to swap our places,
    be running up that road,
    be running up that hill,
    with no problems.

    and if ı only could,
    ı'd make a deal with god,
    and ı'd get him to swap our places,
    be running up that road,
    be running up that hill,
    with no problems.

    and if ı only could,
    ı'd make a deal with god,
    and ı'd get him to swap our places,
    be running up that road,
    be running up that hill,
    with no problems.

    ıf ı only could
    be running up that hill
    with no problems...

    "ıf ı only could, ı'd be running up that hill.
    ıf ı only could, ı'd be running up that hill
    (gonewiththesin, 06.02.2005 15:46)
  2. a deal with god olarakta bilinen icon and the black rosesın da harikulade coverladığı parça
    (abece, 03.10.2006 14:54 ~ 16:23)
  3. the oc 4.sezonuna giriş yapan şarkıdır, ryan yüzünü yıkarken çalıyodu, bi de tırnağını keserken.*(gereksiz ayrıntı) dizinin birçok yerinde de çaldı. placebo tarafından söylendiğini geç algılayan beynim, "voaaa the oc - placebo ilişkisi!!!" yorumunda bulundu. minik fare kükredi, fareden korktu kedi. ne diyim bu kadar. sevdiğim bi abladır kate bush bu arada. tatlı bi vokalle katılmışlar öz şarkılarına.
    (centrocampista, 09.11.2006 14:44 ~ 14:46)
  4. within temptation'ın vokal güzelliğine ve ezgilerine yaraşır bir biçimde coverlanmış şarkıdır. müzik olsun ezgi olsun neşeli bir şarkı gibi dursa da, söz ve içerik bakımından gayet anlamlıdır. ortada olan engellere, kırılan kalplere karşın yine de herşeyin sevgi adına yapılması gerektiğini vurgulayan hafif çaresizlik kokan parçadır.
    ''it's you and me won't be unhappy''
    sözcük öbeği ile de inanç vurgulanmaktadır.
    (weirdlola, 26.03.2007 00:46)
  5. mükemmel bir placebo cover ı.
    (tamdely, 10.05.2007 09:33)
  6. placebo'nun cover ı ile anlam kazanan şarkı.
    (nisan cadısı, 17.10.2007 22:20)
  7. csi s8e2'nin bitiminde çalan şarkı. bölümü netten indirip izlemem ile şarkıyı kimin söylediğini aramam arasında pek uzun süre geçmedi. placebo pek sıkça dinlemezdim önceden ama cover yaptıkları bu şarkının hakkını da vermişler, baya dinler oldum kısacası.
    (sükun, 31.10.2007 22:16)
  8. enfes bir placebo coverı olan şarkıdır.
    (raziel, 31.10.2007 22:26)
  9. avustralyalı elektronik müzik grubu infusion'ın da harika yorumladığı şarkıdır.
    (strutter, 31.10.2007 22:41)
  10. ağzı biraz bozduktan sonra, +18 yaş sınırı koymak gerek bu şarkıya. düpedüz baştan çıkarıcı, ayık kafayla dahi damarlarınıza zehir gibi bir aşk ve şehvet pompalarken sanki orgazm oluyormuşçasına derin derin nefes alıp verdiğinizi fark edersiniz bir anda. damarlarınızı karıncalaştırır, kusursuz bir placebo etkisi, bad trip hakkında aslında hiçbir şey bilmediğinizi yüzünüze vururken, gözlerinize çektiğiniz karalar içerisinden onun durdurak bilmeyen özlemini göğsünüze basarak, en dipsiz gecelerden alıp sizi cehennemlere atarken, babil'in günahından bile daha parlak bir delirmeyi beyninize durdurak bilmeyen şimşekler eşliğinde gönderirken, keşkelere ve belkilere bir sigara dumanı gibi sizi üflerken ve beter olurken ve gökten yanan meleklerin düştüğüne yemin edebilecekken ve ölümsüzlüğünüzü bir kez daha kaybederken ve artık her şey sarılmak ve kopkoyu bir öpücük gibi kokuyorken göğüs kafesinizi yırtacakmış gibi üstünüze üstünüze binen..

    ortalığı ateşe vermek için yeterli bir yakıt, aklına geleni yapmak için, bağırmak için, bütün platonik aşklarını sonsuza dek kendinde tutsak etmek için, her şey için yeteri bir şarkı. benzin gibi, cennetten kovulmuş asi bir meleğin sözleri gibi, kendini teslim etmek gibi, binlerce iğne üstüne başına batarken simsiyah otların içinde sevişmek gibi.

    bonus: http://www.youtube.com/...
    (geber marla singer, 15.12.2007 16:51 ~ 27.08.2009 14:04)
  11. dinlemeyin bu şarkıyı.

    ille de dinleyecekseniz, kate bush'tan dinleyin; placebo'ya bulaşmayın. ışıkları da söndürmeyin. sesini de açmayın. sigara paketinizi de kendinizden uzak bi yere atın. hatta sigara içtiğinizi unutun. siz siz olun, dinleyin bu dediklerimi.

    yoksa kalp atışlarınızı şarkının ritmine uydurabilmek için hızlı hızlı nefes almaya başlarsınız. koşacak yollar, vadiler ararsınız. size söylenenleri anlamazsınız; "it doesn't hurt me" diye dolaşırsınız bi kaç gün ortalıkta.

    dinlemeyin bu şarkıyı.
    (yorkshire, 09.01.2008 21:03)
  12. if i only could
    make a deal with god

    diyen bir şiir...
    (vikartindur, 18.01.2008 18:06)
  13. her versiyonu ayrı bi güzel olan ama en çok brian molkonun sözlerinin hakkını vererek söylediğini düşündüğüm mükemmel şarkı.
    (pruebelle, 12.02.2008 22:56)
  14. ntv nin savaş belgeselinin tanıtım videosunda fonda çalan müzik.
    (barprof, 21.03.2008 02:03)
  15. it doesn't hurt me.
    acıtmıyor
    do you want to feel how it feels?
    nasıl olduğunu mu hissetmek istiyorsun
    do you want to know that it doesn't hurt me?
    acıtmadığını mı öğrenmek istiyorsun?
    do you want to hear about the deal that i'm making?
    yaptığım anlaşmayı mı duymak istiyorsun?
    you, it's you and me.
    sen; sen ve ben.
    and if i only could,
    ve keşke
    i'd make a deal with god,
    tanrıyla bir anlaşma yapabilseydim
    and i'd get him to swap our places,
    ve yerlerimizi değiştirirdim
    be running up that road,
    o yoldan yukarı koşarak
    be running up that hill,
    o tepeden yukarı koşarak
    be running up that building.
    o binadan yukarı koşarak
    if i only could, oh...
    ah bir yapabilseydim, ah
    you don't want to hurt me,
    beni incitmek istemiyorsun
    but see how deep the bullet lies.
    ama gör bak, kurşun ne kadar derinde duruyor
    unaware i'm tearing you asunder.
    farkında olmaksızın seni parça parça ediyorum
    ooh, there is thunder in our hearts.
    ahh, kalplerimizde yıldırımlar var
    is there so much hate for the ones we love?
    biz sevenler için bu kadar büyük nefret mi var?
    tell me, we both matter, don't we?
    bana ikimizin de sevdiğini söyle, öyle değil mi?
    you, it's you and me.
    sen, sen ve ben
    it's you and me won't be unhappy.
    mutsuz olmayacak sen ve ben
    and if i only could,
    ve bir yapabilseydim,
    i'd make a deal with god,
    tanrıyla bir anlaşma yapardım
    and i'd get him to swap our places,
    ve yerlerimizi değiştirirdim
    o yoldan yukarı koşarak
    be running up that hill,
    o tepeden yukarı koşarak
    be running up that building.
    o binadan yukarı koşarak
    if i only could, oh...
    ah bir yapabilseydim, ah
    you,
    sen
    it's you and me,
    sen ve ben
    it's you and me won't be unhappy.
    mutsuz olmayacak sen ve ben
    "c'mon, baby, c'mon darling,
    hadi canım, hadi sevdiğim,
    let me steal this moment from you now.
    bu anı senden çalayım şimdi
    c'mon, angel, c'mon, c'mon, darling,
    hadi meleğim, hadi sevdiğim
    let's exchange the experience, oh..."
    bu deneyimi değiş tokuş edelim, ah.
    and if i only could,
    ve keşke
    i'd make a deal with god,
    tanrıyla bir anlaşma yapabilseydim
    and i'd get him to swap our places,
    ve yerlerimizi değiştirirdim
    be running up that road,
    o yoldan yukarı koşarak
    be running up that hill,
    o tepeden yukarı koşarak
    with no problems.
    problemsiz
    and if i only could,
    ve keşke
    i'd make a deal with god,
    tanrıyla bir anlaşma yapabilseydim
    and i'd get him to swap our places,
    be running up that road,
    o yoldan yukarı koşarak
    be running up that hill,
    o tepeden yukarı koşarak
    with no problems.
    problemsiz
    and if i only could,
    ve keşke
    i'd make a deal with god,
    tanrıyla bir anlaşma yapabilseydim
    and i'd get him to swap our places,
    be running up that road,
    o yoldan yukarı koşarak
    be running up that hill,
    o tepeden yukarı koşarak
    with no problems.
    problemsiz
    if i only could
    ve keşke
    be running up that hill
    o tepeden yukarı çıkabilseydim
    with no problems...
    problemsiz
    "if i only could, i'd be running up that hill.
    keşke o tepeden yukarı çıkabilseydim
    if i only could, i'd be running up that hill."
    keşke o tepeden yukarı çıkabilseydim

    tarafımdan kayıp patika'ya silah zoru ile çevirtilmiştir.kendisine çok teşekkür ederim.
    (tangocu kedi, 13.11.2008 22:38 ~ 26.03.2009 22:10)
  16. her satır için uzun uzun düşünülüp bunalıma girilebilinir.
    is there so much hate for the ones we love?
    en çok yaralayanlar en yakınlarımız değil midir? gerçekte en çok koyan yapılan davranıştan ziyade güvendiğimiz kişiden gelmesi değil midir?
    (oyle sarhos olsam ki, 27.08.2009 14:00 ~ 14:00)
  17. brian molko söylerken çaresizliği, sharon den adel söylerken mücadele etme gücünü hissedersiniz. ikisi de birbirinden güzeldir.
    (holzlöffel, 08.10.2009 18:55 ~ 18:56)
  18. vakti zamanında ntv'nin belgesel kuşağında kullandığı jenerik müziğiydi.. sağlam parçadır, severiz.. brian abiye selam ederiz.. *
    (kowalski, 08.10.2009 18:59)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil