|
|
- bir latin müziği ritmi.
ispanyolların latin amerika'da bulundukları süre içinde flamenko'nun içine de girmiştir. (bkz: flamenko/!wondrous)
- (bkz: rumba improvisada)
- bir çok parçaya uyum gösterebilen ve farklı bir havaya büründüren ritm.
- rumba, yavaş tempolu, zor; ama eşsiz bir latin amerikan dansıdır. çiftler arasındaki tutkuyu hareketlere yansıtır. yavaş, kalp atışını andıran ritmi ve romantik müziği onun etkisini güçlendirir. bir pozisyon dansı olmasından dolayı küçük alanlarda rahatlıkla uygulanabilir. mesafeli olarak gerçekleştirilebilecek figürleri de olmasına karşın genellikle çiftlerin birbirlerine yakın etkileşimde oldukları hareketler çoğunluktadır.
özünde rumba karşı cinsi başta çıkarmayı anlatır. bayan, erkeği etkilemek ve kışkırtmak için tüm cazibesini kullanarak dans eder, kıvrak kalça hareketleri kullanır. buna karşılık erkek onunla ilgilendiğini göstermek için tüm bedeni ile müziği yaşar, koruyucu ve sahiplenici erkil karakteri ile bayanı kendine bağlı kılmaya, onun benliğinde kendine yer bulmaya çalışır. fakat bu ihtiras yüklü tema her defasında erkeğin reddedilmesi ile son bulur. denebilir ki, eğer tango tutkunun dansıyla, rumba da kuşkusuz aşkın dansıdır.
sahnede rumba'yı çekici kılan temel unsur bayandır, erkek dansıyla ilginin bayan üzerinde toplanmasına yardım eder. rumba çoğunlukla az yetenekli dansçılar tarafından ihmal edilen güçlü bir müzik anlayışı ve teknik detaylara bağlılık gerektirir. bu detaylar, güçlü bir denge ve bilek, diz ve kalça koordinasyonu sonucunda ortaya çıkar. ancak düzenli bir eğitim ve çalışma sonucunda dansçılar rumba'nın hak ettiği ruhu verebilirler.
- son dönem bir çok yerde karşımıza çıkan, radyolarda fon müziği olan ve dırı dırı dım dım dırı dırı dım dım dırı dırı dım dım dım dım dım dım şeklinde sinir edici bir tempoyla devam eden müzik, şarkı, şiir , resim her neyse işte. sinir bir şey.
- bi kabustur.
başta minibüsler olmak üzere çalınmadık yer bırakılmamıştır.
- nasıl bu kadar tutulduğunu anlayamadığım duyduğum en rezalet şarkı. o tek düze melodisi, değişmeyen ritmi, sürekli kendini tekrar eden hali. beyaz şahinlerden çıkmayışı. işkence gibi sanki.
bir de elif karlı söz yazmış buna.
(bkz: erkek kadın)
- popüler kültürün afet ve felaket boyutlarına ulaştığının gayri resmi belgesidir. severek dinleyenlerin tümünün ı.q.sunun en fazla doksan olduğu konusunda herkesle her türlü iddiaya girebileceğim şarkımsıdır, upo(unidentified playing object/tanımlanamayan çalan cisim)dur. şimdi genel görüş olarak tabiiki de zevkler ve renkler tartışılmaz. ancaaaaaak... bir insan, bir toplum dakikalarca hiç değişmeden devam eden ve popüler müziğin en bilindik kalıbıyla, hiç bir orkestrasyon olmaksızın aynı tınıyla devam eden bir "şey"i hiç yadırgamadan dinleyebiliyorsa burada bir sorun var demektir. ortalama bir insan zekası böyle bir uyartıyı yadırgar. sinirsel uyartılar beynin "bu ne lan?" merkezini uyarır ve ybsg merkezine durmak bilmez, yılmaz sinayller gönderir. demek ki artık toplumsallaşma arzusu ülkem gençliğinde nasıl bir boyuta ulaştıysa sırf popüler olana bağlı olup/katılıp toplumda yer edinebilmek adına bu denli insanlık dışı işkenceleri vücudunun bütün sinyallerine karşı gelerek kabullenebilmektedir. ha hala "ya nedir canım sanat eseridir sanatçı özgürdür" dicek olan varsa ben de o zaman koyayım istiklal caddesinin ortasına bir kayıt cihazı, sabahtan akşama kadar bütün sesleri kaydedeyim, sonra da diyeyim ki "ben albüm yaptım." o da sanat olsun. ayrıntılı bilgi için
(bkz: dadaizm)
(bkz: olcak iş var olmıcak iş var)
- parçanın tiksindirmesinden bahsetmeye gerek yok zaten.bu komedi versiyonunu vereyim diyordum.gerçekten komik olmuş
(bkz: http://www.youtube.com/...)(han20, 14.01.2008 13:35)
|