beyaz bluesunun vücut bulduğu üç beş güzel insandan biri.
sorduruyor bana, acaba diyorum irlanda'nın taşında toprağında birşey mi var da, oradan çıkan müzisyenler böyle güzel oluyorlar. dinledikçe aşık olasınız geliyor yahu.
rory biraz kayıp bir zamanda doğmuş galiba. blues tekrar zirveye çıktığında, ötekilerden pek de farkı olmayan güzel bir çocuk olmak pek işinize yaramaz doğrusu.. ama dinleyince, her müziğin aslında "en çok benzeyen"den bile ne kadar farklı olduğunu görüyorsunuz ya; rory de öyle işte.
öyle bir çalıyor ki gitarını, müziği kapatsanız, sadece izleseniz bile anlıyorsunuz ne kadar müthiş bir iş yaptığını; suratından okunuyor güzelliği, müziği, neşesi, hüznü.. sen de git tavla at yukarıda rory. zira sanmam ki huriler bırakıyordur seni.