en usta snooker oyuncularından biri. oynadığı maçların çoğunda sol elini kullanmaz. the masters 2005'de jimmy white'ı neredeyse ıstaka vermeden yenmiştir. çok hızlı düşünür, hızlı karar verir ve uygular. snooker'dan en çok para kazanan oyunculardan biridir. genellikle sinirli görünür, topun girmediği deliğe el hareketi çekebilir, ceza almaktan pek çekinmez.
seyrederken yerinize mıhlanıp kalmanızı sağlayan, "ya hadi o topu soktu, nasıl beyaz topu oraya geri getirdi" dedirten, snooker oynamasını o denli bilen snooker tanrısı, bana snooker seyretmeyi sevdiren şahıs.
kendisi maçlarda verilen molalardan hep geç döner ve hem rakibini hem hakemleri kızdırır.bazen vuruş sırası ona geldiğinde o kenarda sandalyesinde bir şeyler atıştırır.
ding junhui ile oynayıp kazandığı masters * finalinde üzüntüden gözleri dolan genç rakibini teselli ederek gerektiğinde nasıl centilmen olduğunu göstermiş oyuncudur.
ronnie o'sullivan diyince insanın aklına önce 147 gelir. biraz asidir. garip hareketler yapar. kafasına eser şampiyonalara katılmaz, yeri gelir oyunda çılgın atar.. ama ne olursa olsun, ne maçlar kaybederse kaybetsin, snooker dünyasının prensi olmaya devam edecektir.
snookerı ilk kez izliyorsanız izlediğiniz ilk kişi olmaması gereken snooker ustasıdır.ilk izlediğiniz oyuncu usta ronnie o sullivan ise snooker çok kolay bir spor gibi gelebilir öyle olmamasına rağmen.çoğu kez rakibine puan vermeden kazanır oyunu.
ayrıca sürekli uykudan kalkmış ve alkol almış gibi duran yüz ifadesiyle de sempatimi kazanmıştır.
snooker ın tüm ciddi abilerine ayarı vermiş**, pek çok insan için bu müsabakaları seyretme nedeni olmuş namı diyar roket, büyücü...
bu oyunu en az ciddiye alan adamdır kendisi, üç yıl boyunca dünyanın bir numarası olmuştur.
5.20 sn ile dünyanın en hızlı 147sine(maximum break) sahip hayran olunası şahsiyettir.
hayatında sanırım babasıyla ilgili tam olarak bilmediğim ceza evi, ölüm gibi çeşitlii acıları atlatan, uzun bir süre psikolojik yardım almış, snooker a ara vermek zorunda kalmış ancak hayranlarını üzmeyip geri dönmüştür.
oyunundaki hız ve delilik olsa olsa bir dahilik parıltısıdır.
kendisi uzun maçları hiç sevmemektedir. şahsi kanaatimce dünyanın en yeteneklisi olmasına karşın sıkıldı mı gözü dünyayı görmez abinin. masaya gelip tırt bir vuruş yapar. eğer ki frame in sonlarıysa bazen masaya bile gelmez.
her hareketiyle sempatiktir yani.
yaşadığı onca şeye rağmen bu sene de aberdeen de marco fu ile final oynamıştır.
son olarak: eğer ronnie o sullivan bir gün snooker i bırakırsa hiçbir şey eskisis kadar güzel olmayacak, eskisi gibi merakla izlenmeyecektir.
uk championship 2007 de finali kazanıp 130.000 poundluk ödülü cebe indirmiş ayrıca bunun yanında düya klasmanında geçici olarak liderliğe yükselmiş ve 33 ay süren sıralama turnuvası kazanamama şanssızlığını da kırmıştır.
yarı final maçında decider frame de mark selby'e yaptıklarını ve finalde de stephen maguire'e yaptıklarını ayıplıyoruz.
türkiye'ye bir turnuvaya gelirse buradaki hayran kitlesini görünce çok şaşıracağını düşündüğüm şampiyon kişi. hava alanında kendisini karşılayan kalabalığın muhtemel tezahuratı da;
sullivan'sın seeeen, bizim canımııız.
kırmızı siyaaah akar kanımııız.
seviyoruz seniii, canı gönülden.
sullivan'sın seeen, bizim canımııız.
şeklinde olacaktır. tabi ki bu sözlerden hiç birşey anlayamayacak olan sullivan, kendine has bruce willis'imsi gülümsemesiyle kalabalığı selamlayıp, oteline doğru yoluna koyulacaktır.
az önce sona eren maçta mark williams'ı bozuk para gibi harcayarak snooker world championship'de çeyrek finale yükseldi. maçın son frame'inde 147 yaparak snooker tarihi kitaplarında yeni bir sayfa aldı resmen. hele bir potu varki kırmızıyı pembeden ayıran inanlmaz, büyüksün rocket. ronnie for president.
the rocket lakaplı yaşayan efsane diyebileceğimiz snooker'ın asi çocucuğu. babası cinayetten hapis yatmakdır, sorunlu bir ailede büyümüştür ve bu yüzden de başına buyruk bir kişidir. 2005'de ingiltere kraliyet kupası maçında stephen hendry'e 4-1 gerideyken kötü oynadığı için maçı bırakmıştır ve büyük tepki toplamıştır. o stephen hendry'le şu anda dünya şampiyonasında yarı finalde oynuyor tekrar. rocket lakabını inanılmaz hızlı serileri dolayısıyla almıştır. 5 dakika 37 saniyede yaptığı 147 bu alanda rekordur. kariyerinde 8 tane 147 bulunmaktadır. ilk 100'lük serisini 10 yaşında yapmıştır. kıyafet değiştirir gibi sevgili değiştirmesiyle de tanınır. neredeyse her şampiyonaya yeni bir kız arkadaşıyla gelir.
kariyerine 9 uncu 147 serisi 2008 dünya şampiyonasında yapmış ve 147000+10000 paundluk maksimum break ödülünü cebe indirmiştir. ilginçtir ki hendry ile olan yarı final maçında 4-1 geriye düşmesine rağmen 11 frame ard arda alarak 12-4 öne geçmiş, kısacası çuhayı ağlatmıştır.
gelmiş geçmiş en iyi yetenekli oyuncu olduğuna şüphe yok.
orijinal ismi; ronald antonio o'sullivan olan usta snookercı, 10 yaşında century(100+ sayı) yaparak snooker kariyerine başlayıp; 15 yaşında ilk 147sini (bir snooker oyununda elde edilebilecek en büyük skor 15x7 siyah top) yapacak ve ilerleyen yıllarda kariyerine yenilerini ekleyerek mr. 147 lakabını alacaktır. bir diğer lakabı olan the rocket ise hızlı düşünüp uygulamaya dayanan oyun stilinden kaynaklanır.
gün itibariyle dünya sıralamasında birinci sırada olan sullivan ; 2 kez world snooker championship (2001,2004), 3 kez the masters (1995, 2005, 2007), 2 kez welsh open (2004,2005), 1 kez european open/malta cup (2003), 3 kez uk championship (1994,1998,2002), 1 kez de grand prix/lg cup (2005) şampiyonluklarını elde etmiştir. 18 sıralama ve 19 diğer turnuvalar olmak üzere toplam 37 şampiyonluğu bulunmaktadır. halen daha sürmekte olan 2008 world championship'de finale çıkmış ve şampiyon olarak tamamlaması kuvvetle muhtemeldir.
son olarak: dünya şekeridir. onun oyun stilini izlemenin zevki bir yana; umursamaz tavırlarla yaptığı inanılmaz potlar, el göz hareketleri, dil çıkarmaları, esprileri, ve o kaçık duruşuyla snookera renk ve güzellik katar.
snookerı ve sullivan'ı merak edenler ve izlemek isteyenler için, pazar günü eurosport güzel bir adres olucaktır.