bir kere işin içinde activision imzası var..ordan koparıyor zaten olayı..activision ne kadar sağlam bir firma olduğunu bir kez daha gözler önüne sererekten total war'u roma'ya taşımış..
öncelikle şunu belirtmem gerekir..rome total war, tamamen savaş meydanında cengaverlik yaparaktan savaştığımız, taktik yaparak sadece savaş yönettiğimiz diğer total war'lar gibi bir oyun olmadı..milattan önce 250'li yıllardan başlayaraktan tüm roma imparatorluğunda meydan gelmiş olayları, hadiseleri, entrikaları, gizli saklı işleri, senatosunu yaşıyorsunuz..strateji kavramını başka boyutlara taşımış bir oyunu oynuyorsunuz..
kim acaba hangi strateji oyununda ordunun başına geçen generalin orduya gerçekten moral verecek, güvenilir bir komutan olmasına sevindi?..ya da bu adamın daha 16 yaşında iken tüm dünyayı titretecek bir güce sahip olduğunu görünce sevinçten ağladı?? eğer gerçekten bir strateji tutkunu iseniz ve oyunu atmosferine girip böyle oynayabiliyorsanız ne mutlu size çünkü rome total war size böyle duygular yaşatabiliyor..
ya da senatoya ne demeli..eğer oyuna roma'nın en güçlü 3 büyük ailesinden birini seçerekten başlar iseniz imparatorluk yaşantınıza, başınızda roma'nın ünlü s.p.q.r cumhuriyet senatosu oluyor, gözü sürekli üzerinizde..türlü türlü görevler vererekten sizin güçlenmenize yardım ediyor..aslında üstten bakıldığı zaman öyle gözüküyor..
durum değişiyor..çok da güçlendiğiniz zaman entrikalar başlıyor ve sizi diğer ailelere kışkırtıyor..eğer oyundaki mesajları ve hikayeleri okursanız oyundan aldığınız zevk katsayısı direk olarak katlanarak artıyor..
sicilya adasındaki etna yanardağının faliyete geçmesi yüzünden bir tabur ordunuz haşamat olabiliyor..üzülüyorsunuz..tanrılar size kızmış olmalı ki böyle bir cezayı çekmek zorunda kalıyorsunuz..yazık oluyor..
işin güzel tarafı herkesin bildiği gibi oyunun savaşları..kesinlikle bir harika betimleme ve atmosfere sahip..koskaca duvarlarınız arkasında, kuşatma altındaki şehrinizde saklanırken, acaba karşınızdaki düşmanın -mısırlıların- sizin duvarlarınızı yıkıp da, güzel şehrinizi ele geçirebilecek mi diye düşünüyorsunuz..generaliniz gaz dolu hitabını askerler atarken siz de yavaştan adrenalin oluyorsunuz..mısır ordusunun yavaş yavaş duvarlarınıza yaklaştırdığı kuleleri ve merdivenleri görünce belki biraz da panik oluyorsunuz..calapultlar karşı tepeden sizin şehrinizi cehenneme çevirirken, generalinizin sözleri tekrar aklınıza geliyor..
dayanmalısınız..
koskaca duvarlar, o koskoca alev toplarına meydan okuyor ve yıkılmadan yerinde duruyorlar..okçular menzilleri yettiği kadar uzağa savuruyorlar oklarını..tekrar şehrin meydanına dönüyorsunuz..generalinizi büyük süvari birliği yanına çekmiş kapılar kırılır kırılmaz olacak counter saldırının son planlarını veriyor..olaylara üstten bakmanıza rağmen, şehirdeki evlerine ve sığanaklara saklanmış zavallı vatandaşlarınızın korkunusunu hissediyorsunuz..
sonuçta kuşatma bitiyor ve bu cehennem gibi meydandan zaferle çıkmış oluyorsunuz..o zaman hissettiğiniz bu sevinç haklı ve etkileyici bir zaferin sevinci olmaktan çok kurtardığınız romalı vatandaşlarınızı mutluluğuna dönüşüyor..
oyunun müziklerine ise denecek bir şey yok gibi..içinize işleyen hoş tonlar, savaş başar başlamaz korkutucu ve panik verici bir hal alabiliyor..ordular harakete geçerken çalan borazanlar düşmanın kulaklarında ve aynı anda sizin speakerlarınızda yankılanıyor..
ayrıca oyunu bitirir bitirmez, diğer medeniyetler ile oynama şansı da doğmuş oluyor..nitekim bunu da aşırı bir şekilde tavsiye ederim..roma imparatorluğunun dünyaya hükmetme planları içinde yer alan bir dünyada küçük bir anadolu medeniyeti olmak neymiş görün derin..zevkli..
hiç kasmadan her törn para mı kazınmak istiyonuz. o zaman size ege denizine yakın fekşınlar ile oynamanzı tavsiye ederim. mesela bir greek cities bir mecadon bir selecuid bir trarchian
oynadığım oyunlar arasında championship manager ile birlikte beni en çok saran oyun.oyunda türkleri temsilen iskitler var ama seçilemeyen ırklar arasında.galyalıların romayı kuşattığı ve yağmaladığı mö 390 yılından 120 yıl sonra galyalıların baskısı altında başlıyor.3 ayrı aile ve birde roma senatosu var.kısaca juliler;kuzey avrupa'ya,scipiiler africa'ya ve bruutiler yunanistan'a ve doğuya yönlendiriliyor senato tarafından.oyunu kolaylaştıran şey ilk başlarda basacağınız piyadeler(hastati).çok çeşitli varyasyonlar ve ünitelere karşı yapılabilecek taktikler var.tabi oyunun bazı bariz hatalarıda var.şehri kuşatan bi birliğe ilk turdan saldırı yapınca kuşatma aracı olmadığından adamlar surların dibine gelip mal mal bekliyorlar.surlardan atılan oklarlada patır patır avlanıyorlar tabi.
bide bu rome'un ünlü sözleri var.arada falan yazıyor.onlarda çok şık olmuş hani...
duyduğum kadarıyla 2007'de medieval total war 2 diye yeni versiyonu piyasadaymış ve bu sefer gerçek yaşananlar daha ön planda tutulacakmış.merakla bekliyoruz...
tam anlamıyla bir esrar...insanı öyle bir sarıyor ki saatler ne ki bazen günü deviriyorsunuz...tarihsel akış bu kadar mı ii işlenir bir oyunda ayrıca müzikleri de bir şaheserdir. bir yandan savaş vs ile uğraşırken bir yandan da hangi yıldayız lan bu yılda ne olmuştu ahanda moğol istilası sıçtım şeklinde düşünceler ile kesinlikle kendine aşık eden oyun...
diplomatik çalışmalarla büyük para kazanılabilen oyun.bu oyunda donanmaya bayaa önem verilmiş.assasinlerinizi iyi yetiştirirseniz senatoyu bile yıkarsınız.
şehir modelleri tutmayan -helenistik döneme ait bir şehir ovanın ortasına kabak gibi kurulmaz-, eyaletlerin az olduğu eyalet başkentlerinin tutmadığı veya farklı olduğu, dönem tarihi ve romayı etkileyen çok ciddi olaylardan bergama krallığının miras olarak romaya katılmasının olmadığı bu yuzden de islerin farklı gittiği bir parça romanın kuruluş dönemine ait askeri hisleri vermek adına yapılmış bir oyun. ama oyunun arkasında ciddi bir de emek var ancak bazı öğelere dikkat edilseydi cok daha iyi olurdu.
3 gün önce elime geçen lanet oyun. bir insanın 7/24 oyun oynama, ışık,oksijen,su,yemek gibi kaynaklardan bağımsız yaşayabileceğinin kanıtı.
(bkz: live to win)
brutiilerle oynamak sanırım oyunun en kolay kısmıdır tanrı olarak mercury seçilir ticaret gelirleri artırılır üstüne de sadece kıyı şehirleri alınarak venedik ticareti yapmanın tadı çıkartılır oyun belki uzayacaktır ama elinizdeki deniz filosu ve para devasa boyutlarda olacağından daha tatlı gelir insana. ben bitirdiğimde 1.8 milyon param 50-60 kişi arasında bir ordum 250 gemilik de bi filom vardı hemen hemen bana verilen sürenin sonunda bitirmiştim oyunu. başkentimin geliri 10000 i geçmişti ki genel turn başına gelir diğer romalılarla savaşa girene kadar 60k civarındaydı
en yüksek ulaştığım genel değer de 2.8 milyon olmuştu sonra savaşa girdik durum değişti daha çok asker basmam gerekti.
bir gün ölümüme neden olacağını bildiğim oyun. o gün, bin atlıdan oluşan çocuklar gibi şen ordumla, gaullerin dev gibi bir ordusunu yenmeye gidiyordum. birazdan nal sesleriyle yer gök inleyecek, gaul barbarları korkudan tir tir titreyecekti. ama önümde küçük bir sorun vardı, the enemy are readying themselves to hold that hilltop olmuştu. oraya gidene kadar yorulacaktım, yine de bir kısım atlımı arkalarından dolaşması için tepeyi tırmandırmaya başladım. ikiye bölünen kuvvetlerim karşısında sürekli pozisyon değiştiriyorlardı. iyice yaklaşmadan saldırı emri vermeyi düşünmüyordum, çünkü adamlarım warmed up tı. ya winded olurlarsa diye endişeler içinde ne yapacağımı düşünürken, birden bire biri - pizza yiycen mi lan, yemeksepetinden söylüycem- diye haykırınca düştüğüm kişilik karmaşası ve korku nefesimi kesti, boğuluyordum. bu ne cüretti ki bir krala - lan- diye hitap ediliyordu. o kral ki, at the sound of this man's voice, even clouds change their flights across the heavens dı. hayvan herif, altı senedir birlikte kalıyoruz. hala öğrenemedin mi rome total war oynarken hayattan disconnected oluyorum.
oynarken beni benden alan, bilgisayarımın bozuk olması nedeniyle oynayamadığım ve geceleri rüyama giren,kendimi oyun esnasında gerçek bir lider gerçek bir kumandan gibi hissettiren,masturbasyon etkisi yapan oyun..
ayrıca oyundaki en büyük saadet sırrı;mutsuz şehirlerden ordunuzu çıkarmak isyan çıktığı anda da dandirik isyankar orduya saldırıp şehiri geri almaktır böylece isyankarlar ölür şehir mutlu olur sizde mutlu olursunuz..savaş ekranı sırasında da her ne olursa olsun ordunuzu ikiye 3e bölmek ve kanatlardan saldırmak yarım akıll düşmanın afallamasına ve yenilmesine sebep olucaktır..
sırf roma ailelerini "protectorate" ederken bile tatmin duygumu tavan yaptırmış, anti-sosyallik enjekte eden oyun... savaş tecrübesi anadolu dolaylarında sınanmış, küresel dev yaptığım kartacanın eşsiz kuvveti sacred band askerlerinden sadece bikaç bölükle italyayı toptan kılıştan geçirmişliğim olan oyundur... neticede askerlerim çoğu rome total war oyuncusunun bulmayı bile beceremediği amazon topraklarına bile girmiştir... (amazonların yeri haritanın en yukarısında, bikaç turn ile ağaçların arasından giden gizli bi yerden erişiliyor, tedarikli orduyla gidin, ordaki hatunların topu manyamış...)
the greek cities ile oynuyorsanız senato ve kardeşlere güvenmemeniz gereken oyundur. önce dostluk anlaşması imzalarlar fakat 10 turn sonra bir bakarsınız ki juili donanmaları yunanistan'ı sarmış, gemi çıkartamıyorsunuz. brutui de kalelerinizi kuşatır o aralarda. böylece oyunu gelişemeden bitirebilirsiniz.
nüfusu artan yerleşmeler kolay kontrol edilemediği için başka ülkelere satılmak istenir ancak bir sorun vardır ki karşıda ki ülke de sizin askerlerinizin yeniden kaleye saldırması ihtimalini düşünür ve genelde reddeder. bu nedenle satacağınız kalelerdeki askerleri dışarı çıkartıp daha sonra bir teklif götürmeniz daha iyi olacaktır.
uzun zamandır oynamam neticesinde tüm haritayı aldığım lakin başkentimin roma olmasından kelli roma'ya uzak merkez ve vilayetlerimde sürekli isyan çıkan sonrasında ise o.rospu çocuğu rebellerin ülkemi bölmeye çalıştığı oyundur.oyunla ilgili bi toplumsal mesajı da eksik etmeyeyim; ' mısır'ın var yaa,ağzına sçın'
ulan sol frame'de gördüğüm gibi yazmaya başlıcam, dayanamıyorum.
senelerdir total waroynamamdan dolayı kazandığım experience point'lerim, geçen günlerde evde sıkılıp "amına koyayım şu oyunu tekrar yükleyip bi daha oyniyim" şeklinde konuşmalarımla selucid'i alıp en zor seviyede kasılıp kasılıp rahata ulaşmamı sağlamıştır.
niye kasıldım? e her faction'ın kendine göre zorluğu vardır. değil mi?
birincisi, güneyde mısır gibi memphis, alexandria, thebes, jerusalem gibi büyük merkezleri elinde tutan firavun imparatorluğu bulunmakta. ilk strateji olarak selucid'lerin yapması gereken tabiki buralara eğilmek. ama bu sandığımız kadar kolay olmayacaktır.
ikincisi kuzeyde ve doğuda büyüklü küçüklü tehditler bulunmakta. antiochiyi bir başkent görünümünde fakat naval force ve trading olarak kullanmak istersek süper oluyor. tavsiyem antioch'u military barracks şeklinde değil trading amaçlı kullanmanız.
doğuda parthian'lar var. kolay lokma esasında fakat doğunun gelişmemiş olması ve şehir merkezlerinin birbirlerinden çok uzak olması orduyu hem çabuk manevralar yapmamıza olanak sağlamıyor hem de güneyden gelen tehdite cevap verilmeyecek kadar savunmasız kalınıyor. bunun için öncelikle parthian'larla savaşmaktan çok mısır'ın savaş tehditine karşılık verin. çekinmeyin. hoplite ordunuz ve ilerde çıkıcak elephant, chariot birlikleri mısır'ın hakkından gelecektir.
batıda da özgürlükçü birlikten uzak yunan şehirleri bulunmakta. mısır'ın işini haklamadan bunların şehirlerine göz dikmeyin. birincil hedef mısır,nil, kudüs toprakları olmalı.
oyunda bana göre selucid'lerle oynamak inanılmaz keyif veriyor. bir pontus, armenia veya spain gibi can sıkıcı değil. hem kastırıyor, hem eğlendiriyor hem de hellenistik hayallerinizi gerçekleştirmenizi sağlıyor.