bir hukuk fakültesi öğrencisinin başına gelebilecek en kötü felaketlerden birisi. hatta gelebilecek değil gelecek denmelidir zira kendileri zorunlu derstir. fakülte tarihinin en kazıklarından olan sınavlarını verip geçtikten sonra hiçbir işe yaramayacak olmasına rağmen hocaları tarafından hukuk eğitiminin en olmazsa olmaz parçası,
lazım-ı gayri müfarik unsuru,
mütemmim cüzü olarak gösterilmektedir.
prof. dr. ziya umur'un fi tarihinde yazmış olduğu beyaz kitap ana malzeme olarak kullanılmaktadır. halihazırda, istanbul üniversitesi'ndeki derslere doç dr. diler tamer ve doç dr. havva karagöz çokyaşar hocalar girmektedir. genel kültür bakımından insanı geliştirdiği ve latince bir kaç kelime öğrettiği doğrudur. ancak "bunlar için bir insanın mezuniyetini geciktirerek hayatını sarsmak doğru mudur?" sorusu akılları meşgul etmektedir. ayrıca bir dönem boyunca dinlenen dersler, okunan kitaplar ve çözülen pratikler; insanı roma nüfusunun titius, claudius ve claudius'un kölesi k olmak üzere sadece üç kişiden ibaret olduğu yanılgısına sevketmektedir ki ne kadar yanlış olduğu tartışılmaz bir gerçektir. zira bu durumda "
sen de mi brütüs" ve "yaşa sezar" cümlelerini nereye sığdırmalıdır.