kağıttan rüzgar gülü yapardık ya, ben de kant'tan penrose yapmayı öğreteceğim şimdi sizlere.
ilk olarak önceden (18. yüzyılda) hazırlanmış kant'ımızı alıyoruz (üzülmeyin geç kalmayacaksınız, siz de doğrudan bunu alın):
1- dilimizde ve düşüncemizde "meli, malı" gibi kipler; hak, görev, onaylama, övgü, suç, ceza gibi kavramlar var.
2- özgür irade olmasaydı bu kavramlara gerek olmazdı. demek ki özgür irade vardır.
3- bilimsel olarak incelediğimiz deneysel dünyada herşey belirlenimci
*.
4- demek ki özgür irade, algılarımızın ötesindeki
numenler dünyasından doğar.
şimdi
özgür iradeyi biraz kabartma tozuyla
bilinç yapıyoruz.
1 ve 2'yi
gödel'in eksiklik teoremi ve "anlama" kavramı ile güçlendiriyoruz. burada isteğe göre bir tutam
çin odası* da eklenebilir.
3'teki belirlenimciliğin algoritmik süreçleri vurgulamasına ve bilim kısmı için sadece newton-einstein bilimi kullanmaya dikkat edelim.
4'teki numenleri iyice ayıklayıp onların yerine hameroff'un mikrotübül hesaplaması fikriyle karıştırdığımız kuantum olaylarını koyuyoruz. ikisi de latince, uyum sorunu olmuyor.
dört kişilik bir ailenin gözünü doyuracak kalınlıkta bir kitap istiyorsak 20. yüzyılın evren ve beyin hakkındaki bilgi birikimini serpmek mümkün. isteğe göre
penrose döşemeleri ile süsleyebilirsiniz.
roger'ımız hazır. afiyet olsun.