dinlenesi bir müzik olmakla birlikte hayat felsefesi yapmak kişinin ne kadar boş olduğunun göstergesidir. ben rockçıyım siyah giyerim piercing takarım dövme de yaparım diyenler zeki müren dinleseler acaba ibne mi olurlardı onu da merak etmiyor değilim.
gerçek anlamıyla bir nostalji unsurudur. pozitif bir nostalji kaynağıdır. insanı geçmişe bağlayan, ruhu ayakta tutan bir sebeptir. bir tür kenar süsü değil, damarda akan ve kaynayan kandır.
hislerim, zevklerim ve bünyem itibariyle temel müzik anlayışımı bu müzik dalı oluşturur. bende hangi müzik olursa olsun bu daldan bulaşmış bir karakter mutlaka gözlenir.
esas anlatmak istediğim olay şu; bir takım çalgılardan çıkan abuk subuk sesleri bizlere müzik adı altında yutturmaya çalışan popüler kültür rock müzik gibi karakterli bir müziği bile bozmaktadır. burada bir tek rock müzik karakterli demiyorum. hatta başka bir başlık altında incelenmesi gereken "karakterli müzik" kavramına giren diğer dallar da bu erozyonun etkisi altında.
eğer bir müzik otoritesi olsaydım rock gibi karakterli dallardan (klasik, halk, sanat, hip-hop gibi mesela) başka müzik üretilmesini yasaklardım. o kadar faşizanlaştırırdım yani işi. soytarı müziklerini özgürlük adıyla bize yutturmalarından iyidir. millet hop hop eğlence müziği istiyorsa bunlarla eğlensin. ya da öyle eğlence olmaz olsun. mankenden bozma şarkıcı, allah seni bilmem ne yapsın sözlü çakma işlere emek harcanacağına, para onlara gideceğine üç beş fakirin karnı doyar, kışın ölmez.
kendi kendime ayar: aslında hislerimle faşizanlaştırırdım dedim diğerlerini. ama yasak yasaktır. o yüzden o soytarı müziklerini kimsenin dinlememesi için toplumun bilinçlendirilmesini sağlamak lazım. yasaklamak çözüm değil.
rock müzik bir yaşam felsefesidir. saç uzatıp rockçı takılmak değildir. özgür olmak, özgün olmaktır.
rock müzik, bünyesinde bir çok müzik türünü barındıran bir tür olarak rock and roll’ dan, and roll’un çıkarılmasıyla 1960 ların başında oluşmuştur. rock müziği oluşturan bu müzikal alt türler de, kendi içlerinde alt türlere ayrılmışlardır. bu sebepten dolayı rock müziğin tarihini anlatırken, başlangıç noktası olarak rock’n roll dan yola çıkarsak büyük bir hata yapmış oluruz. çünkü; rock müziğini de içine alan pop müzik türleri bir çok müzikal alt türlerin sentezinden meydana gelmiştir.
günümüzde özgünlüğünü büyük ölçüde kaybeden müzik türü.öyle olmasa hayatın anlamı yorumları yapılmazdı.rock müzik hayatın anlamlarını bize sunar hayatın anlamı oluyorsa bir sorun vardır.
rock müziği anlamak için school of rock filmini izlemek yeter de artar bile. jack black rock tarihini anlatırken müthiş bir harita çizmiş ve rock müziğinin köklerine inmişti. ciddi bir çalışma sonucu ortaya çıkmış harika bir filmdi. ve o filmde bir sahne vardı izleyenler hatırlar. school of rock'tan önce no vagancy diye bir grup çalıyordu. hatta böyle baya gitar, davul bass gitar falan çalıyorlardı. baya rock müzik yapıyorlardı yani(!) ve yarışmayı onlar kazanmıştı. o an jack black'in verdiği tepki müthişti,
"müziğe kimse oy vermedi "
ama ne oldu, salondaki herkes school of rock diye tempo tutup onları sahneye tekrar çıkarttı. peki neydi böyle olmasını sağlayan. cevap çok basit; "ruh" rock müzikteki temel unsur budur. insanın içindeki öfkeyi, müziğe vurdurarak bazı isyanları dile getirir. o ufacık veletler bile okuldan dert yanan bir şarkı yaptılar. (bkz: if you wanna be a teachers pet) herkes sevmedi mi? filmin cd'sini alıp izleyenleri tekrar o sahneye dönüp bir daha dinlemediler mi? işte olay bu! o ruhu yakalayabilmek...
genelde şarkının sonlarına gelen o müthiş sololar, insanı ilk duyduğu anda kendine bağlayan müthiş riff'ler ve biraz da hayatı sorgulamamıza yardımcı olan ve içimizdeki öfkeyi dışarı vurduran harika sözler. işte rock müzik budur. ama malesef ki dünyada rock müzik'te yön değiştirmeye başladı. ülkemizde de no vagancy tarzı gruplar türedi ve böyle içinde her gitar olan grup rock müzik yaptığını iddia etmeye başladı. yani allah aşkına arabesk şarkı yapıp üzerine "0" riff'li, tamamen günün imkanlarını kullanıp, çeşitli efektler ve altyapı yardımıyla yapılan müzikler önümüze rock müzik diye sunulmaya başladı. yapmayın, allah aşkına! tamam o yapılanlarda müzik ama rock değil. altyapı'lı bir müzik dinlemek istiyorsan git depeche mode dinle, canın rap çektiyse git ceza bilemedin 50 cent falan dinle. arabesk istiyorsan bizde kralı var, ibrahim tatlıses dinle. ben arabesk istediğimde ibo dinlerim. dinlemekten de utanmam. böyle slow, akustik bir şeyler ne bilim aşk şarkısı istiyorsan git çelik dinle. ilk albümleri baya iyiydi. güzel şarkıları vardı.
tabi birde çok bilmiş abilerin çok kullandığı bir kelime var, neymiş dünya değişiyormuş! bırakın değişsin, bize ne. rock müzikle ne alakası var. illa değişim istiyorsak,rock diye bize yutturulmaya çalışan yeni tür şarkılara bir isim bulun ama bunların karışımıyla ortaya sunulan müziği rock diye bize kakalamaya çalışmayın...
asla ölmeyecek olan müzik türü. neden derseniz, günümüz modern rock'ı sizi baysa bile, eskileri çevirip çevirip dinleyebilme, hala ilk günkü gibi gaza getirebilme özelliğine sahiptir rock müzik. çünkü doludur, müzikal açıdan zengindir, eğer içi doluysa tokat gibi başkaldırı içerir, bir derdi vardır. karşı taraftan örnek vermek gerekirse, pop müzik öyle midir? belli başlı 5-10 sanatçının zamansız hitleri dışında pop müziğin uzun bir ömrü asla yoktur, en taze hiti bile en fazla 2 ayda tüketirsiniz. canını yiyeyim rock, senin de canını yiyeyim metal.