the score filminde edward norton'un eline boruyu vermesiyle "karizması olan kazansın" sözünü aklımıza getiren aktör. eleştirmenler tarafından pek beğenilmeyen city by the sea filmini de unutmamak gerekir.
gelmiş geçmiş en iyi aktörlerden, sinema dünyasında robert de niro denildiğinde hayat durur sanki. kendisinden başka bize aynı hisleri yaşatabilen çok az aktör vardır.
(bkz. al pacino )
taxi driver filmi ile çıkışı yakalamış, oynayacağı boksör rolü için 20 kilo almaya çekinmeyen, oynadığı role ait psikolojiyi özel hayatına taşıyan, psikolojiyi yaşayabildiğine inanmadan filmin çekimine başlamayan aktör.
küçük rol yoktur küçük aktör vardır diyen doğal oyuncu. bitek taxi driver ile efsane olmaya yeter o. ama anlamadığım şey bu lafın üzerine niye metres yada rocky ve bullwinkle gibi iğrenç filmlerde rol aldığıdır. gençken oynadığı filmlerede özlemle bakılır. bide yazmamışlar yukarı mean streets filmindede gayet başarılıydı, gençken bayağı bir karizmaymış yahu...
en sevdiğiniz aktör sorusuna akla gelen ilk isim,taxi driver daki olağanüstü performansını 13 kere izleyip uzun bi süre etkisinden kurtulamadığım binbir surat.
once upon a time in america filminde hastası, kölesi her boku olunabilecek kadar kusursuz bir oyunculuğa sahip karizmalar ötesi şahsiyet. bir ara da kurtlar vadisinde oynayacağı iddia edilmişti, yarılmıştım. elbette gelir oynardı yani, garipsenecek bişey yok, adam o oscarları kurtlar vadisinde polat alemdarla yan yana görünebilmek için almıştı zaten. (bkz: oldu)
çoğu kimse tarafından italyan olduğu sanılsa da (ki çok yanlış sayılmaz) daha çok irlanda'lı olan amerika doğumlu süper aktör.mimik hareketlerindeki hantallığını sesi ve duruşuyla avantaja çevirebilen zat.
frankenstein'ın canavörünü bile oynamış, çok geniş bir rol yelpazesine hitap eden yetenekli aktör ama gelin görün ki son dönemlerde çok da süper işlerde göremiyoruz kendisini, üzücü.