belki ilginizi çeker
  1. · verba volant scripta manent
  2. · sözlükte 2008 yılının unutulmaz olayları
  3. · haftanın en beğenilenlerine girmek için kasmak
  4. · ankara sosyal bilimci olsun çamurdan olsun zirvesi
  5. · atavratsilah
  6. · itü sözlük yazarları birbirleriyle çiftleşmeli
  7. · hawk
  8. · mugam
  9. · itü sözlükten giden iyi yazarlar
  10. · eksik bir şey
gündem
  1. · darwin i bitiren balık
  2. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  3. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  4. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  5. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  6. · colin kazım richards
  7. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  8. · film müziği
  9. · mahalle bakkallarında sevişelim zirvesi

robbiefowler  

 sayfa  / 2
  1. dördüncü nesil yazar..
    (rotario, 17.05.2007 22:49)
  2. gün yüzlü muhabbetperver.
    gece örtmez,bunu bilir bunu söylerim. iyi gidiyorsun zira iyi senin hayatdaşın. lodosum tuttu, poyrazım soğuk. yok ben de bütünlük. gelişmeler üzerine tekrar birlikte olacağız. esen kalın.
    (muglak, 24.05.2007 00:54 ~ 01:05)
  3. bugün beni sinir etmiş yazardır. yeni gelmiş 'hoşgelmiş ' tir ama gıcıktır, böyle ukala bir tavır; hani güzel yazıyor, hani girileri beğeniliyor yeni gelmiş olmasına rağmen, neticesi şımarık dediğim kişidir. ama can mıdır evet! fakat kulağını çekmeme engel mi hayır!
    (eleanor, 25.05.2007 15:27)
  4. bir akşam üstü güneş henüz kızıla çalmışken âfakı, mahallede arnavut kaldırımı sokağıma yorgun argın girdiğimde yukarıdan ses etmese başıma; herkesin çıkmaz sokak sandığı, ancak yalnızca o sokakta yaşayanların bildiği envai çeşit çiçeklere belenmiş bir kıra açılan sokağı paylaştığmızın ayırdına varamayacaktım.

    aynı şeyi söyleriz söylemeyiz, ancak her kim ise kendini bana birkaç kezden daha fazla okutabiliyorsa benim için kâfi oluyor çoğun. ellerine, emeğine sağlık. umarım yazın mefhumunda daha somut değerlendiriyordur yetisini.
    (lenineli, 25.05.2007 16:17)
  5. arkadaşım thomas robinson fowler için türettiğimiz sayısız takma isimden sadece biri.
    (dinazor kafa, 25.07.2007 17:38)
  6. yazarlığı hakkında pek bilgim olmadığı 4. nesil yazar.. pek takip etmedim lakin yazılanlara bakılırsa ve gayri ihtiyarı bir kaç girisini okuduktan sonra anladığım kadarıyla bir şeyler kaçırmışım. kendisiyle öyle ahım şahım bi muhabbetimiz yoktur hatta şu ana kadar olmadı. şizofren ev kedisi ile şöyle bi muhabbet geçtikten sonra az biraz tanıştım..

    şizofren ev kedisi:
    abi radyoyu dinlesene
    korialstrasz:
    olm sen çok rap çalıyorsun sevmiyorum
    şizo:
    ben değil robbiefowler çalıyor
    kori:
    o zaman bi bakayım (kendi bilgisayarım olmadığından logları kaydetmiyorum böyle bi' muhabbetti)

    bir bakınayım dedim zaten bilgisayarda adam gibi bi' şarkı yoktu (bilgisayar şahsıma ait değildir..). dinledim adam harbi güzel şarkılar çalıyor. mesaj attım bir kaç mesajdan sonra istek isteyebilirsin dedi. uzun süredir dinlemek istediğim bir şakıyı belirttim (moonspell alma mather) çaldı sağ olsun. isteğimden öncede rammstein keine lust'u çalmıştı. dedim baba büyüksün. şu ana kadar dinlediğin en iyi radyo programını yapıyor. itü sözlük radyoya pek takılan biri değilimdir ancak bundan sonra bu adamın programını kaçıracağımı sanmıyorum.. bu yaz gecesinde ilaç gibi gelmiştir. komşular az sonra evi basarsa suçlusu bu adamdır. ev adresini alıp komşuları sana yönlendireceğim haberin olsun..
    (korialstrasz, 14.08.2007 23:40 ~ 23:41)
  7. ben bir küçük açıyım, yanında kavun olsun biraz, az da peynir. buzumu atıyım rakıma. bu adama bakıp kafamı hafifçe "ok" anlamında sallıyım ve dj olarak "play" tuşuna bassın istiyorum.

    doldurun yoksa yakarım geceleri.
    (alkolik2000, 21.08.2007 23:55)
  8. bildiğin mağrur.
    (muglak, 25.08.2007 00:14)
  9. tanırım iyi çocuktur. çocuk dediğimize bakmayın, lafın geliş-gidiş durumları hasebiyle öyle bir dibacede bulunduk. iyice yaşlanmış, ses telleri tahriş olmuş, beli bükülmüş, uzağı hiç görememekte, yakını da işte şöyle böyle görebilmektedir. umarım bu yazdıklarımı okuyabilir. moderasyondan, muhteremin sözlüğe olan katkıları hatrına puntoları büyütmesini rica ediyoruz. yaşlılık zor vesselam. onlara laf anlatmak, onlarla yürüme gafletinde bulunmakta zor. ayaklara kara su indirmek çok kolay. boğaz köprüsünün sensörleri olduğuna inanmak var, kara lahanasız kumpir sevmek var, soğuğu iliğinde hissetmek var. varoğluvar. lakin bir tane daha robbie yok. hadi bakalım.
    (muglak, 20.09.2007 01:55)
  10. yememiş içmemiş bize en güzelinden bi provakatör giri yazmış gene elleriyle.. aman bir leziz bir leziz ki anlatamam..
    kızıma alıcam seni!
    (kitiara uth matar, 09.10.2007 10:33)
  11. olaylara at gözlüğüyle değil de altı şapkalı düşünme tekniği ile bakan şahsiyet.
    (sugibiazizol, 21.10.2007 21:45)
  12. pek çok defa yazdığı yazıları okurken "hmmmm" efekti yaptığımı fark ettiğim.

    eli kalem tutan, yazamadıkları değil "eeehhh" deyip yazmadıkları olan bir adam.
    allah selamet versin.

    beşiktaş ile ilgili ara ara yazdıklarına, samimiyetime maküsen mütenasipbir tepki vermek istemem. ama gün ola hayrola...
    (khaki, 11.11.2007 14:10)
  13. radyo programında benim için sessiz yorumunu yapan kişidir. severim sessiz olmayı. bir şey bilmesen de biliyormuş havası verirsin falan oralara girmiyim şimdi. kendisi yüksek oktavlı sesiyle dört kişinin sesini bastırabilecek kapasiteye sahip. ses mevzusunu burada bitirelim. (ben bi yerde daha bu adama ayar vermiştim ama hatırlayamadım şimdi, neyse.)

    her hafta güzel güzel girilerini ghebg'ye sokmayı başarıyor bu yazar. zaman zaman çok uzun yazılarını hızlı geçmeyi tercih ediyorum. biraz daha kısa ve öz yazsa çok daha okunur olacaktır kanaatimce. (gene ayar gibi oldu)

    evet zahoda önemli bir gelişme daha oldu burada terörist birliklerin... "terörist birliklerin önemli bir olay geçirdiğini bildiriyorsun, çok teşekkür ediyoruz. zahodaki arkadaşımız ırak'tan bildirdi sevgili izleyiciler, sıradaki haberimize geçiyoruz." (bu kadar da olmaz)
    (milwaukee, 14.11.2007 01:21)
  14. 4. nesil yazar olmasının yanı sıra;

    dün radyo programında beni senem diyici ile tanıştırmış hatta ve hatta aramızı bile yapmıştır(tanıştırmış derken dinlememe vesile olmuş, aramızı yapmış derken ise beğenerek dinlememe sebep olmuş kastedilmektedir). bir de üstüne üslük hemşehrim olduğunu da öğrendim bugün.
    (frayedendsofsanity, 21.11.2007 17:20 ~ 20:23)
  15. güzel yazan yazar.
    (i see mal people, 24.11.2007 22:59)
  16. bayrı mülâhaza ile mütalâa etmek sukût kılınmış bize. her dem onların diyalektinde nazar eylemek zor. sabrettin, eyledin peşrevini, ne için?

    binbir zevahir donandın, ne türlü uslayayım diye diye zahiren kifafınefse tutuştun. seni -naçizane- sol cihetin neferi eyleyen sulta; behemehal ezilmişlerin/tutunamayanların/hakkı gasp olunanların panzehiri manzarasında zuhur edebilmek için hakim olamadığın teheyyücündür. işte bu teheyyüçten fariğ olmak tahayyülü bile haslette erinç bulmaz. bu haslet ki ilacı kavga, nasıl bulsun.

    yordu mu?

    adam;
    anlatabilmek için binbir türlü şekle girdin. cibran nasıl "bizim ili" onların diliyle anlatmışsa sen de aynı şekilde üslubunu değiştirdin, olmadı. şimdi ben sana "muhafazakâr" dedim diyelim: ne olur biliyor musun? sana yer bulmaya çalışırlar. bu küçük adamın ülke veya dünya siyasetinin neresinde olduğunu bu sıfattan çıkarmaya yeltenirler. seni elde avuçta kalan üç beş erdem kırıntısını "muhafaza etmek" ilgilendirirmiş, kime ne?. aslında bana kalsa bırak muhafazakârı; eski kafalı demek daha yerinde olur. "yeni"den medet ummanın artık boş bir avuntu olduğunu -üzerine vazife olmadığı halde- filmdeki gibi ellerini onların bileklerine koyarak insanların acısını haddinden fazla hissederek öğrendin. işte bu yüzden muhafaza etmek istediğinde hor görülürsün. bu yüzden aşkın yüceliğini "tanrıya inanmayan aşkı bulamaz" diyerek anlatman boşa. kalpten geleni zihine sunarsan hayal kırıklığına uğrarsın. çok mu didaktik oldu?

    kelimelerle yormak için onların eskimiş olup olmaması önemli değil. nereden geldikleri mesele. madem peşrevi açmış bulundun, "mümkün mertebe eğlen" derim burada. yerin burası değil büyük adam. neden bunları yüzüne diyemiyorsam...
    (evrimdışı, 22.12.2007 04:49)
  17. nikaltımı parselleyen yazar. dükkanın önünü kapatmayalım pls ltf tşk.
    (muglak, 11.01.2008 23:11)
  18. nickaltımda beni şövalye ilan etmiş yazar. bir gün disiplinli yaratıcılık üzerine ders verdiğimde girilerinden fazlasıyla yararlanacağım.

    bir de tanışma hikayemiz var kendisiyle. kitap fuarındaydım. 30000 kitaplık kütüphanem için 5000 kitap daha alıp salonun ortasında kuracağım devasa rubik küpüprojemi tamamlamaya and içmiştim. son yüzü tamamlamak için sarı renkli kitaplara ihtiyacım vardı. birbirinden farklı kitaplar almayı ben de düşündüm ne var ki tonları tutturmak pek mümkün gözükmüyordu. diğer yüzeyler için yaptığım gibi aynı kitabın bir baskınının tamamını yüklenip nakliye firmasını beklemeye başladım.

    etrafa göz gezdirirken robbiefowler standını gördüm. yabancı memlekette türke rastlama heyecanıyla standa doğru koşmaya başladım. masanın arkasındaki adam elindeki çıktıları imzalayıp önündekilere dağıtarak fuar alanının dışına taşan kalabalığı sakinleştirmeye çalışıyordu.

    biraz daha yaklaştığımda masanın önünde zıplayarak yukarıdaki artı, eksi, :o butonlarına dokunmaya çalışan insancıklar gördüm. üstad seyircisiyle interaksiyon yaratmak için konuşmalarının oylanabileceği harika bir icatla hınzırlığını göstermişti yine.

    sıra bana gelmek üzereydi, açılış konuşmam az çok hazırdı. benimle ilgilenmeden önce sanatının doruk noktalarından birini beline yazmış, imza için yalvaran bir genç kızı “sanat için bunu mu yaptın bebek?” diyerek reddedişine tanık oldum. konuşmayı unuttum tabii.

    kitaplar mı? evsizler için barınak yaptım onlardan.


    edit: az önce çaylak olduğunu öğrendim. sevgi pınarım bir müddet susuz kalacak anlaşılan, üzüldüm. nickaltı girisi için manidar bir zamanlama olmuş.
    bir de nickaltındaki 62. giriymiş bu. tavşan yapmak bana göre değil, valla tesadüf.

    edit2: (giri numarası 62 değil artık hayvanlarla sorunumuz kalmadı). fark etmeden canlı kalkanlığa kalkışmışım burada ama heyhat işe yaramamış. eli kolu bağlı bir çaylakkken, bir martıya dönüşecek kanatları nereden buldu bilemiyoruz. lakin konuya ilişkin komplo teorileri havada uçuşuyor.
    aralarında akla en yakın geleni ise şöyleymiş: eli kolu bağlı bir çaylak olan robbie, sanal ortamda öylece beklmeye dayanmayarak gerçek bir intikam tasarlar. araştırma sonucu sözlük server'larından birinin yerini bulur ve işini bitirmek maksadıyla arka cenbinden çıkardığı kızkaçıranınfiltilini ateşler. bir bok olmaz tabii. sese duyarlı güvenlik sistemi zanlının görüntülerini gerekli yerlere ulaştırır ve düğmeye basılır. (serdar akinan belgeseli gibi oldu bu edit)

    edit 3: sevenleri olduğu kadar sevmeyenleri de çoktu. bir ara sever gibi yapıp sonradan çark edenler de oldu. lakin ne mutlu ona ki hep saygı duyulan bir düşman olarak kaldı.
    özellikle müzik konusunda bakir olan sözlüğü bu açıdan geliştirmek için te brezilyalardan müzisyenler buldu, başlığını açtı, programında çaldı. sinema hadisesine takıklığını da es geçmemek lazım.
    nadir bulunur bir eleştiri kültürüne sahipti.
    çaylak olduğu, ardından uçurulduğu hafta; geçen haftanın en beğenilen girileri listesine girmesi, bence onun vedasına çok yakıştı (ağla1).
    naçizane görüşüm kendisi olmadan sözlükte bir şeyin eksik olduğu yönündedir.
    "susacak bir kalem olmadığı aşikar" dememe gerek yok sanırım.

    (bkz: gone with the wind)
    (derinlik delisi, 27.01.2008 15:58 ~ 28.01.2008 23:37)
  19. bu meşhur ve meşum bakınızı robbiefowler için vermek ne acı.

    (bkz: böyle bir yazar aslında yok)
    (küller, 28.01.2008 17:26)
  20. kendisiyle iki kelamımız dahi olmasada nick'ine feyzaldığı robbie fowler'a olan sempatim dolayısıyla oldu girileriyle tanışmam. severek okuyordum denk geldikçe. iyide yazıyordu. ne oldu kim bilir. dileğim başka yazarlarında aynı sonla karşılaşmamasıdır.
    (küçük çocukların balonlarını patlatan cani herif, 28.01.2008 18:23)
  21. gittiğini ekşi sözlük teki itü sözlük başlığını okurken farkettiğim yazar.
    (ouzbal, 28.01.2008 23:19 ~ 23:20)
  22. 4. nesil olayların adamı yazardı kendisi. yazardı demek enteresan geliyor keşke yazar demeye devam etseydik. bir süredir bozuktu aramız bu adamla ama biliyorum ki bana sevgisi ve saygısı devam ediyordu tıpkı benim ona devam ettiği gibi. bu haber cidden üzdü beni.beklemiyordum. çaylak olduğunu farketmiştim hatta dönsün de bir soralım ne iş lan diye düşünürken, uçtuğunu okumak kötü oldu cidden. olsun biliyorum bir yerlerde karşılaşırız kırgınlık biter ve eski dostlar unutulmaz onu bilirim ben sadece.

    iyi bak kendine allah ın delisi . karadeniz çocuğu . ne zaman öğreneceksin sinirlerine hakim olmayı bilmem. üzüldüm lan . ne desek boş !
    (eleanor, 28.01.2008 23:49)
  23. ekşi sözlük'te ki yazdığı yazıda ne kadar efendi biri olduğunu göstermiş yazardır. bakın; hiç küfür yok. bir kızgınlık ibaresi bile yok. en önemliside bu değil mi? kötü bir yazar olsaydı bile yaptığı bu hareket, gerçekten çok güzel.

    kendisini tanımasam da, bir takıpçısı olarak aramızdan ayrılmasına çok üzüldüm. uçurulma nedenini bilmemekle birlikte zannımca moderasyon yanlış bir karar vermiştir. onca pilot adayı yazar var iken... ilginç.

    suçlu veya suçsuz... kötü oldu.

    allahın rahmeti üzerine olsun. ne diyelim...
    (psikopat yazar, 29.01.2008 00:18 ~ 00:40)
  24. uçurulduğuna gerçekten çok çok üzüldüm ki çaylak olunca kendisine; "on taneyi yazarsın ne olacak senin için alışkanlık ne de olsa" yazmıştım. bugün bir baktım uçurulmuş.

    vay anasını yahu! hiç aklıma gelmezdi uçurulabileceği. yazılarında giydirmeyi çok severdi belki dalgasına da yazardı birçoğunu ama gerçekten gidebileceğini aklımın ucundan hiç geçirmezdim ve hatta bu tarz bir yazı yazmak bile garip geliyor şimdi.

    ee robbie gittin eyvallah da salı günleri radyo yayının da gitti seninle birlikte. şimdi ben buna da taktım ama yapacak bir şey yok işte. tıpkı; ölmüşle olmuşa çare olmadığı gibi.
    (butterfly, 29.01.2008 01:59)
  25. gökkuşağında bir renk tonu.

    incindik. yaşadık. irdeledik. benimsedik. okuduk. kurşunladık. yazdık. eleştirdik. dinledik. imrendik. latifeleştik. eğlendik. resmettik.

    ama artık aramızda yok. üzülüyoruz tabi. ona mı? hayır. yapılana...
    (aberrant, 29.01.2008 02:17)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil