risale i nur   

adana çık aradan

  1. said-i nursi ardından kurulan nurculuğun* temellerinden yazılardır.
    said-i nursi'den nur şakirtleri denen takipçi ve yandaşları tarafındna kaleme alındıkları bilinmektedir.
    bu durumdan tizyak adlı risalenin 68. sayfasında bahsedilmiştir.

    fethullah gülen davası iddianemesinde yer alan önemli noktalardan biridir bu risaleler.

    iddianamede yer alan örneklere bakarak anlamaya çalışalım:

    ******fethullah gülen davası iddianamesinden alıntıdır******

    nurculuğun laik cumhuriyete ve atatürk’e karşı bir hareket olduğunu görebilmek için nur risalelerine bakmak gerekmektedir. barla mektupları sayfa: 53. atatürk’ü kastederek “tek gözlü deccal, ya iman et, ya bütün dünyanın maskarası olacaksın.” denilmiştir. bu husus metin toker’in "sağda ve solda vuruşanlar" isimli kitabın 96 ncı sayfasında yer almıştır.

    "sönmez" adlı risalede (sayfa:21-22), atatürk kastedilerek “ayasofya camiini puthaneye, meşihat makamını kızlar lisesine çeviren bu adamı sevmemenin bir suç olması imkanı var mı?” denilmiştir.

    “mektubat” adlı risalede (sayfa:401) “türkiye kuruluşu itibariyle dinden uzak kalmış ve dine karşıdır. laiklik ile dinsizlik arasında hiçbir fark yoktur. hıristiyanlık dünyevi esaslara sahip olmadığı için, din ile dünya esaslarını birbirinden ayırır. reform hıristiyanlıkta mümkündür. türk inkılapları dahi hıristiyan reformlarının taklidinden ibarettir. zira islamiyet hiçbir reforma ihtiyaç göstermeyecek kadar mükemmeldir” denilmiştir.

    "tiryak" risalesinde (sayfa: 65), “türkiye’nin siyasi rejimi nur saadetini söndürmeye çalışmaktadır. kemalistler seviyesiz, anarşist kimselerdir” denilmiştir.

    "mesnevi-i nuriye" risalesinde (sayfa: 80-82), “alem-i islam’da yapılacak inkılaplar, islam’i esaslara uygun olmak zorundadır. aksi taktirde gayri meşrudur, bu bakımdan meclis aynı zamanda hilafet görevi görmelidir” denilmiştir.

    "mucize-i kur’aniye" isimli risalede (sayfa:191-192), "müslümanlara kur’an dışında bir anayasa lazım değildir, 1347 yılında felsefenin tahakkümü ile bu dindar millete ehemmiyetli tahayyüşler düçar kılınmıştır ve anayasa’da devlet dininin islam olduğu yolundaki hüküm kaldırılmıştır. bu durumda gerçek kanuni esasi tatbik edilmediği gibi, kur’an da belirtilen şer'i inkılapta tahakkuk ettirilememiştir. halbuki kur’an, cumhuriyet anayasası gibi birkaç kişinin iradesi değil, ilahi bir iradenin sonucudur.” denilmektedir.

    "münazarad" risalesinde (sayfa: 90-100), "islam devleti için tek milliyet islam milliyetidir. islam devleti sonunda bütün dünyayı hakimiyeti altına alacak ve islam yapacaktır.” denilmiştir.

    "mektubat" risalesinde (sayfa: 403), “islam dininde inkılap yapmak, şeriat aleyhtarlığı olduğu için, islamiyet dairesine aykırı, inkılaplar da islamiyete aykırıdır.” denilmektedir.

    "hanımlar rehberi" risalesinde (sayfa: 57) “çok kadın ile evlenmek islami olduğu gibi taaddüdü zevcat tabiata, akla ve hikmete muafıktır.” denilmektedir.


    risalelerden bazılarında bu gibi yorumlar bulunması sebebiyle türk yargısı dönem dönem incelemiştir bu yazıları. gerek bu özellikleri gerekse çok kalabalık ve güçlü bir cemaate temel teşkil etmesi bakımından uzun yıllardır tartışılan belgeler olmuşlardır.

    bu risalelerde elbette din kısmı ile daha ilgili, daha öğüt verici, ve yasalarca da mahsur görülmeyenleri vardır. onları da nurculuk üzerine benden çok daha bilgili ya da araştırmacı yazarlara bırakıyorum.
    (palanthaser, 19.08.2005 21:14)
  2. (bkz: götten sallamanın en güzel örneği)
    (bkz: @765128)
    (theone, 08.05.2006 19:04)
  3. nurcuların gercekleştirdiği kitap okuma eyleminin objesidir. "okumak", risale-i nur okumakla özdeşleşmiştir. ufak tefek olduğu için her ceplerinden bi tane çıkar zaten.


    edit: üçüncü kez tekrar ediyorum, itüsözlükte çok acaip bir seri eksi oy veren nurcu kitlesi var.

    (bkz: sözlükteki nurcular)
    (radiokaos, 08.05.2006 19:14 ~ 19:40)
  4. bazı dayatmalar ile kuran-ı kerim'den bile üstte olduğunu düşünenlerin bulunmasının sağlandığı deli saçması. ışık evleri'nin kitaplıklarında başrolü oynar, her sofrada lafı geçer. eline alan kuran okuyor sanılır, zira baskısı da kuran'a benzer niteliktedir. dışarıdan pek inançlı, pek temiz insan modelini andırır okuyanları; çünkü elinde kuran-ı kerim(sanki) vardır. (bkz: dindar insana ahlaklı yakıştırması yapılması)

    rusya'da basılması ve dağıtılması yasaklanmıştır şimdi. tebrik ve takdir ediyoruz. darısı türkiye'nin başına.
    (asosyal demokrat, 23.05.2007 17:44 ~ 17:53)
  5. pratikte "şu istikbal inkılabında en gür seda islam'ın sedası olacaktır" diyen eserler. ayrıca internetten de okumak mümkün şimdi.
    (bkz: hele korkma bir oku)
    (cesar pevase, 23.05.2007 17:50)
  6. said-i nursi'nin ideolojik amaçları ve kendini peygamber yerine koyup güç elde etme amaçları ile yazdığını bildiğimiz üzere, hala savunanları anlamakta güçlük çekmekteyiz.

    ve hayır, asla basit bir "tefsir" olmadı o. hep ideolojiktir.

    ironik, evet. (bkz: euzübillahiminessiyaset)

    (bkz: kürt-islam ayaklanması)

    edit: ha bu arada, furkan suresi 43. ayet: "kendi istek ve tutkularını ilah edineni gördün mü? şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?"
    (asosyal demokrat, 01.06.2007 01:32 ~ 01:36)
  7. http://www.risale-inur.com/
    http://www.sorularlarisaleinur.com/
    (doğru söylüyo icabında, 28.08.2008 15:45)
  8. kalın suni deri kırmızı ciltli ve içinde şamua kağıt kullanılarak basılan kitaplar dizisidir. ( fiyatlar yükselsin fazla para gelsin diye yapılmaktadır bu ) çeşitli yayınevleri tarafından basılan kitaplar yayınevlerine göre farklılık göstermektedir. tenvir de basılan bir kitap ile nil de basılan bir kitap aynı değildir. bunun sebebi ise o yayınevi sahiplerinin siyasi görüşleridir. birileri nasıl ki kürdi diğerleri nasıl ki nursi diyorsa kitapların muhteviyatı da bu bakımdan değişiklik arz etmektedir. daha kendi liderleri üzerinde ne demek istediği değil ne dediği üzerinde bir anlaşma olmamışken kalkıp nesiller yetiştirmekten bahestmektedirler. bence abant toplantılarında bir dahaki sefere bir konsül oluşturup matta luka yuhanna gibi hangi kitapların geçerli olacağnı konuşsunlar. hem ali bulaç ile hüseyin gülerce de biraz beyin jimnastiği yapmış olurlar. zira özellikle ali bulaç ın çoktandır bunu yapmadığını fena halde gözlemekteyim...
    (fitne fesat, 26.09.2008 19:57)
  9. iyidir hoştur ama okuyucular denen tipler hizmet adı altında kafa sikmektedirler, aslında iyi insan olan bu arkadaşlar, okurlar sana da dinlersin..işim var kalkıcam dersin..1 kuple daha okuyalım, 1 kuple daha okuyalım diyerek bokunu çıkarırlar..ulan madem o kadar okuyorsun, tamam biz de okuyoruz risale-i nur, iyi güzel ama biraz da kur'an okusana, sanki müslüman değil başka bir dinin mensubu, takmış kafayı risale-i nur'a başka bir şey okumuyor, başka bir şey dinlemiyor öyle takılıyor sürekli, bir de nezaket gösterip sen de katılıp dinliyorsun, üstüne bıktırana kadar kafa sikiyor.
    (kabus, 26.09.2008 20:09)