pink floyd'un klavyecisi. zamanında sadece iki grupta * bulunan klavye ile harikalar yaratmıştır. roger waters'la hiçbir zaman yıldızı barışmasa da pink floyd'un deneysel döneminde en büyük katkıyı yapmıştır. diğer elemanlara göre hep gölgede kalmıştır.
ölümünden önce sadece 4 giri olması üzücüdür..fakat ölümü çok daha fazla üzücüdür..syd barrettten sonra ikinci kaybımızdır..diğer 3 lü kendine çok iyi baksındır..şimdi echoes dinleme zamanıdır..
aramızdan ayrılışı bizi (en azından beni) üzmüş müzik insanıdır. kendisini ölmeden bir canlı izlemek çok güzel olurdu tabi ama o da bize kısmet olmadı diyelim. huzur içinde yatması dileğiyle...
65 yaşında ingilterede evinde kanserden ölmüştür. ailesi ölümü hakkında daha fazla bilgiyi paylaşmak istememiş. wright pink floyd üyelerinden roger waters venick mason ile kolej yıllarında tanışmış ve pink floyd grubuna dahil olmuştur, efsaneyi efsane yapanların içindeydi.
pink floyd efsanesinden birisini daha kaybetmenin üzüntüsünü ancak şarkılar anlatır.onun için çiçekler anlamsızdır hey floydianlar bunu böyle bilin.bitmesin yarattıkları bu insanların nesiller boyu devam etsin.bir kadeh great gig in the sky,bir tutam echoes yansın bu gece.the great rick in the sky
no one can replace richard wright. he was my musical partner and my friend.
in the welter of arguments about who or what was pink floyd, rick's enormous input was frequently forgotten.
he was gentle, unassuming and private but his soulful voice and playing were vital, magical components of our most recognised pink floyd sound.
i have never played with anyone quite like him. the blend of his and my voices and our musical telepathy reached their first major flowering in 1971 on 'echoes'. in my view all the greatest pf moments are the ones where he is in full flow. after all, without 'us and them' and 'the great gig in the sky', both of which he wrote, what would 'the dark side of the moon' have been? without his quiet touch the album 'wish you were here' would not quite have worked.
in our middle years, for many reasons he lost his way for a while, but in the early nineties, with 'the division bell', his vitality, spark and humour returned to him and then the audience reaction to his appearances on my tour in 2006 was hugely uplifting and it's a mark of his modesty that those standing ovations came as a huge surprise to him, (though not to the rest of us).
like rick, i don't find it easy to express my feelings in words, but ı loved him and will miss him enormously.
tüm pink floyd severleri büyük üzüntüye boğmuş, eskilerin birer birer gidişi kervanına katılmış müzik değeri. syd'in arkasından hiç olmadı. tam pink floyd birleşecek haberleri ve hayalleriyle avunurken bu hiç olmadı. hep içimizde yaşayacaksın rick. rahat uyu orada. şu an bulunduğum china gerçekten broken oldu benim için *.
ölümüne inanmak istemediğim, bu dünya'dan ayrılmasıyla moralimi dibe vuran efsanedir. pinkfloyd'u tekrar bir arada izleme umudunu da beraberinde götürmüştür. diğer alemdeki efsanelerin sound'una usta bir klavyeci eklenmiştir.
"and i am not frightened of dying.
any time will do, i don't mind.
why should i be frightened of dying?
there's no reason for it, you've gotta go sometime."*
gecenin bilmemkaçaında aldığım ölüm haberiyle bütün gecemi açık gözlerle geçirmemi sağlamış kişidir. echoes dinlerken gilmour'dan çok onun sesi takılır oldu kulaklarıma.
dünyanın başına gelmiş en iyi, en meşhur ve en güler yüzlü klavyecilerden birisidir. bize echoesgibi bir başyapıtı kazandırmış, geceleri dark side of the moon dinlerken çaldığı klavyelerle beni inanılmaz duygulara sokmuş, şu an cennette bulunan bir müzik dehasıdır.