neo-darvinizm savunucusu, oxford üniversitesi'nde öğretim üyesi. the blind watchmaker (kör saatçi),the selfish gene (gen bencildir),river out of eden (cennetten akan ırmak),the extented phenotype adlı kitapların yazarı, bilim insanı.
modern sanat tarihi, bilinç, parçacık fiziği gibi konulara da el atıp kitaplar yazmasını diliyorum ben zira saydığım konulardaki kitaplar ortaokul kompozisyonu gibi kalıyor richard amcanın zekası, dili, mizahı ve anlatma/öğretme yeteneği yanında. adama "makroekonomik verilerin mikroekonomik değişkenlere etkisi bağlamında kısa vadeli dalgalanmaların patates taban fiyatlarına etkisi" konusunu anlattırın, büyük keyifle ve ilgiyle dinler, her şeyi de öğrenirsiniz. öyle biri.
boşuna oxford üniversitesi'nde charles simonyi chair for the "public understanding of science" koltuğuna oturtmamışlar adamı.
gen bencildir kitabında biraz da spekülatif bir şekilde mem (ingilizcedeki karşılığı meme olup gene'e benzer şekilde miğm diye telaffuz edilir) adını verdiği bir kavramdan bahsetmiş bu kavramın isim babası olarak ne zaman memetik lafı geçse adı anılır olmuştur. bildiğim kadarıyla o kitaptan sonra mem konusuna pek değinmedi. bu açıdan etrafta memetik başlığı altında dolanan fikirlerin neredeyse hiç birini richard dawkins'e atfetmemek gerekir.
bana hep bilim yapmaktan çok, yaşam görüşü olan ateizmi ispatlamaya çalışıyor gibi gelen adam. mikroevrim (genlerin seçilimi) fikrini ilk öne sürenlerdendir. mikroevrimin canlıların evrilmesi üzerindeki rolünün söylendiği kadar büyük olmadığını savunan ve kendisi de evrim biyoloğu olduğu halde evrimi dinin antitezi olarak sunmayı reddeden stephen jay gould baş düşmanlarındandır.
alan sokal'ın "intellectual impostures" adlı kitabı (türkiye'de "son moda saçmalar" adıyla yayınlandı) için yazdığı "postmodernism disrobed" adlı değerlendirmesinde lacan, deleuze, guattari gibi bilimsel jargon kullanmaya özen gösteren postmodern fransız yazarlara "az soluklanın" demiş, pek eğlenceli:
"suppose you are an intellectual impostor with nothing to say, but with strong ambitions to succeed in academic life, collect a coterie of reverent disciples and have students around the world anoint your pages with respectful yellow highlighter. what kind of literary style would you cultivate? not a lucid one, surely, for clarity would expose your lack of content."
"but a philosopher* who is caught equating the erectile organ to the square root of minus one has, for my money, blown his credentials when it comes to things that i don’t know anything about."
"but don’t the postmodernists claim only to be ‘playing games’? isn’t it the whole point of their philosophy that anything goes, there is no absolute truth, anything written has the same status as anything else, no point of view is privileged? given their own standards of relative truth, isn’t it rather unfair to take them to task for fooling around with word-games, and playing little jokes on readers? perhaps, but one is then left wondering why their writings are so stupefyingly boring. shouldn’t games at least be entertaining, not po-faced, solemn and pretentious?"
"tanrı yanılgısı" kitabı geçtiğimiz aylarda türkçeye çevrildi.
bundan önce de tübitak yayınlarından "kör saatçi" ve "gen bencildir" kitapları yayınlanmıştı.
çok güzel yazar yazdığı kadar da güzel konuşur.
alçak gönüllü ve naif bir kişilik.
"the blind watchmaker" ve "root of all evil" gibi belgeselleri de izlenmeye değer.
carl sagan dan sonra karanlık dünyadaki bilimin mum ışığının taşıyıcılarından.
net ateist.
pek çok bilim adamı gibi yanlış anlaşılmamak için baştan bunu söyleyip sonra devam ediyor.
malum einstein, hawking ... inaçlı dindar bilim adamları gibi lanse edilir mütemadiyenn..
- şahsen ben uğramıyorum çünkü ingiltere’de yaşıyorum. ama abd’de yaşayan ateistler 50 yıl öncesinin eşcinselleri gibi kendilerini saklamak zorunda çünkü ayrımcılığa uğruyorlar.
en çok ateist avrupa’da en rahat ingiltere’de
siz de bu ayrımcılığa karşı bir kampanya başlattınız değil mi?
- evet, adı out kampanyası. dünyanın her yerindeki ama özellikle abd’deki ateistlere "come out yani saklandığınız yerlerden çıkın" diyorum. come out deyimi yıllarca gizli eşcinsellerin cinsel tercihini açıkça söylemeye başlamasıyla ilgili kullanılmıştı. ben de bu kampanya aracılığıyla ateistleri cesaretlendirmek istiyorum."
"sadece tanrı korkusu yüzünden iyilik yapanla arkadaş olamam
bazı entelektüeller şunu söyler: "bir ateistim ama insanların dine ihtiyacı var!" bu sözden nefret ediyorsunuz, neden?
- e çünkü çok üstten ve aşağılayıcı bir söz. "ben tabii ki daha akıllı ve bilgiliyim. o yüzden tanrı’nın olmadığını biliyorum. ama halklar cahil ve aptaldır, bu gerçeği göremez." neden öyle olsun? doğru düzgün anlattığınızda bu gerçeği herkes görebilir."
"
- ne kadar kötü bir düşünce bu, ne kadar üzücü! tanrı’yı gökyüzündeki polis gibi görmek bu. eğer karşınıza sadece tanrı korkusu duyduğu için iyilik yapan, ya da tanrı’dan korktuğu için kötülük yapmayan biri çıkarsa onunla arkadaş olmayın. polisin yakalamasından korktuğu için hırsızlık yapmayan biriyle yakın ilişkide bulunmak istemezsiniz."
"- tanrı’nın varlığını sorgulamak evrenle ilgili yapabileceğiniz en yararlı ve en önemli sorgulamadır."
"i deeply care about jumpers with carpet motifs, not only because they are fascinating creatures reminding us of what darwinian memetic evolution is capable of, but also because they are a good laugh. i am planning to learn some turkish so that i can fully enjoy their humour. jumpers with carpet motifs are interesting, and if you don't agree you can fuck off."
büyük ismail'in "bir gün dine karşı savaş açan bir ateist, kitaplar yazacak ve tişörtler satacak. ne mutlu o ateiste." diyerek insanlığa muştuladığı rivayet edilir.
evrimciler tarafından darwinin köpeği, yada modern darwin gibi lakaplarla aşağılanmaya çalışan ingiliz bilimadamı.
tübitak yayınlarından çıkan gen bencildir kitabı tübitak yönetiminin değişmesine bağlı olarak uzuuuuun süre yeni baskı yapamamıştır.
evrim kuramını popüler bilim kitaplarıyla insanlara tanıtmayı kendine görev bilmiş bu bilim adamı evrime inanmadığını açıklamış: @2618423. "harunun kitablarının bilimsel olmaktan çıkardıkları gibi" dawkins'i de afaroz etmeliymiş artık "ateist"ler. işte bir kere daha, evrim konusuna inanan/inanmayan düzlemi dışında bakamayan birkaç insanın rezil oluşuna şahit olmaktasınız.
ilgili girideki haberi okuyan aklı başında herkes daha fazla açıklamaya ihtiyaç duymaksızın durumun gülünçlüğünün farkına varacaktır. ben açıklamaya ihtiyaç duyanlar için yazıyorum.
haberin alt başlığına göre dawkins evrime inanmadığını açıklamış. haberin içinde ise bu yönde ***tek bir*** açıklamadan bahsedilmiyor. onun yerine kimi internet sitelerinden derlenmiş/kırpılmış alıntılar var. bunlardan birine göre dawkins şöyle demiş:
"eğer rastgele olsaydı o zaman gördüğümüz fevkalade karmaşık ve mükemmel formların oluşmasına neden olamazdı... evrimin kendisinin rastgele bir süreç olduğu fikri oldukça gülünçtür. insanların gerçekten bu akıl almayacak saçmalığa inanıp inanmadıklarını merak ediyorum. darwinizm gerçekten tesadüfleri anlatan bir teori olsaydı işe yaramayacağı, ezici, ses getirici ve kesin biçimde açıktır."
kaynak olarak verilen adres: http://richarddawkins.net/...
verilen adresi naçizane ingilizce bilgimle taradım ve yukardaki cümlelere denk gelecek ***hiçbir şey*** bulamadım. diğer taraftan, dawkins'in kendisinin çok kez "evrimin kendisinin rastgele bir süreç olduğu fikri oldukça gülünçtür" anlamına gelecek cümleler kurduğunu ***kitaplarını okuğumdan*** biliyorum. evrim, hayatta kalmayı sağlayan özelliklerin birikimiyle meydana gelir. zar atarak insan yaratılabileceğine inanmak ise gülünçtür. dolayısıyla evrimin rastgele bir süreç olduğu fikri gülünçtür. "öyleyse dawkins evrime inanmıyor!" işte ismi lâzım değillerin takdir edeceği türden bir akıl yürütme!
haberden dawkins'e ait olduğu söylenen bir başka alıntı:
"rastgele mutasyonların zürafanın boynu ve elbette diğer her şeyin evrimi için iyi bir açıklama olmadığını çok doğru söylediniz."
kaynak olarak verilen adres: http://www.simonyi.ox.ac.uk/...
verilen adreste dawkins'e gönderilen sorulara verilmiş cevapların bir derlemesi var. bahsedilen cümle ise şu paragrafta geçiyor:
"you rightly say that random mutation is ***not*** a good explanation for the evolution of giraffes' necks or, indeed, of anything else! fortunately, nobody has ever suggested that it ***ıs*** a good explanation. the correct explanation -- and it is indeed an excellently satisfying one -- is darwinian natural selection. darwinian natural selection is emphatically ***not*** the same thing as random mutation. although random mutation does play a role in the theory, natural selection itself is the most important ingredient, and natural selection is the exact ***opposıte*** of random."
internethaber.com editörü, ve haberi öğrendiğim girinin yazarı (kahramanımız), ingilizce bilmiyor olabilir diye elimden geldiğince tercüme ediyorum:
"rastgele mutasyonlar zürafaların boyunları ve tabii ki başka şeyler için iyi bir açıklama değildir derken haklısınız. neyse ki, ***şimdiye kadar kimse*** bunun iyi bir açıklama olduğunu söylemedi. doğru --ve fevkalade tatmin edici olan-- açıklama, darvinci doğal seçilimdir. darvinci doğal seçilim ***kesinlikle*** rastgele mutasyon ile aynı şey değildir. rastgele mutasyonun kuramda rolü olsa da, doğal seçilimin kendisi kuramın en önemli bileşenidir, ve doğal seçilim rastgeleliğin ***tam tersidir***."
sonuç olarak ne yazılır böyle bir terbiyesizliğin üzerine bilmiyorum. bu yüzden gözlerinizden öpmekle yetiniyorum.
kendisine gelen nefret mektubunu okurken dinci insanların (dinci=islamcı demek değildir not düşme gereği duydum)
evrimin hatalı basamakları olarak kaldıklarını kanıtlamış insan.
eğer aynı bilgi birikimine ve statüye sahip olsaydım bu adamın dediklerini ben de diyor olabilirdim. pekâlâ içimizden biri evrim kuramını popüler bilim kitaplarıyla açıklayabilir veya tanrı kavramını kitaplarında sorgulayabilirdi. işte şimdi kestirimde bulunun bakalım, bunları yapan bir türk vatandaşının başına neler gelir.
ama sitenin neden kapatıldığını biliyorum. sözlüklerimiz ve wordpress defalarca neden kapatıldıysa ondan. maalesef en fazla şu ipucunu verebilirim: @2230112. çünkü öyle bir ülkeyiz ki hakkında atatürk hakkında konuştuğumuz kadar konuşamadığımız insanlar var. oturduğumuz yerden oy atarak demokrasi getirdik, şimdi de gidişini seyrediyoruz. haydi bakalım.