"
martı jonathan livingston" adlı eseriyle tüm dünyada tanınan yazarımızdır.
bu kitabından sonra neler yazacağını sorusuna
ketum bir tutumla cevap vermiştir. çünkü yaşama ve paylaşmaya dair içinde hiçbir şeyin kalmadığını düşünür. yazmaktan hiç hoşlanmadığını açıkça söylemekten de çekinmez: "orada karanlıkta bir fikre sırt çevirebildiğim taktirde, ona kapıyı açmaktan kaçınabildiğim taktirde kaleme bile uzanmam."
aklına
hermann hesse,
paulo coelho ya da
antoine de saint-exupery'nin eserlerinden alışık olduğumuz "dünyaya dair yanılsamalar" takılana kadar yazmaz hiçbir şey. uçağında yine üç dolara yolcu taşırken "
yanılsama" sözcüğü kalemine yansır. hatta
mavi tüy adlı eserdeki mesih'in rolüdür gerçek yanılsamayı açıklamak... böylece yazmaya devam eder.
eserleri:
martı jonathan livingston
mavi tüy
bir
martı
hiçbir şey raslantı değil-bir çingene pilotun çağdaş amerikan serüvenleri
gelincik güncesi-havacı gelincikler gökyüzünde
pırpır
aklım nereye gidiyor?
sonsuza uzanan köprü
güvenlikten kaçış
edit:
mavi tüy yazarımızın en sevdiğim eseridir.