basketbolseverlerin şimdiden ismini biryerlere yazması gereken 1990 doğumlu ispanyol guard. bu yaz ispanya'da düzenlenen 16 yaş altı avrupa şampiyonasında takımını tam anlamıyla şampiyonluğa taşıdı. oynadığı 8 maçta 23,3 sayı, 12,8 ribaund, 7,1 asist ve 6,5 top çalma ortalamaları ile oymadı ve final de dahil olmak üzere iki maçta triple-double, hırvatistan ile oynanan yarı final maçında ise quadruple-double(19 sayı 10 ribaund 13 asist ve 11 top çalma) yaptı. ispanya'nın rusya'yı iki uzatma sonucunda 110-106 yendiği final maçında sergilediği performans ise tamamen mantık dışıydı. 49 dakika sahada kaldığı maçı 51 sayı, 24 ribaund, 12 asist ve 7 top çalma ile tamamladı. boyu şu anda 1,92 cm ve muhtemelen birkaç santim daha uzayacak. geçtiğimiz ekim ayında henüz 15 yaşında bile değilken joventut badalona forması ile sahaya çıkarak ispanyol liginde forma giyen en genç oyuncu oldu. eğer gelişimine bu hızla devam ederse 19-20 yaşına geldiğinde avrupa'nın en iyi oyuncularından birisi olarak nba'in yolunu tutmuş olacak ve ben de bu giriyi tekrar okuyup "ben dediydim amına koyim" diycem.
19 dklık aldığı kısa süreye rağmen euroleague gibi bir organizasyonda, top çalma kategorisinde ortalama 4.3 ile lig birincisi.. alt yapıdan sonra, bu yaşta üst seviyede oynadığı maçlarda da şaşırtmaya devam ediyor ricky rubio.. büyük topçu olacak bu çocuk, büyük..
1990 doğumlu olmasına rağmen şimdiden avrupa, hatta dünya basketboluna damgasını vuracağı belli olan oyuncudur. sadece 14 yaşındayken dünya'nın en sert liglerinden biri olarak kabul edilen acb'de joventut badalona formasıyla sahaya çıkmış, son 16 yaş altı basketbol şampiyonası'ında takımını altın madalya kazandırdığı gibi bütün krallıkları elinde bulundurmuş, bu sezon da euroleague'in en geç top çalma kralı olarak tarihe geçmiştir. önümüzdeki yıllarda gözlerden kaçmayacak bir oyuncu olacağı kesindir.
slam'in temmuz-ağustos 2007 sayısında hakkında "dünyanın en iyi basketbolcusu olabilir" diye bahsettiği ispanyol oyuncu. youtube'daki bazı performansları bulunabilir.
kendisi tam anlamıyla bir top hırsızıdır,acayip bir top çalma iç güdüsü vardır,saha görüşü mühiştir,ilk adımı çok hızlıdır ve içeri penetrelerinde çok kıvraktır falan ama fiziği ve fazla top kaybı yapması bendenizde soru işaretleri uyandırmıştır.nba henüz hazır gözükmemektedir.kendisi, rudy fernandez in gitmesiyle daha fazla süre alır;tecrübe kazanarak top kayıplarını azaltıp bi de üstüne fiziğini güçlendirirse dadundan yenmez basketbolcu olacaktır.
scoutlar tarafından 2009 draftında birinci sıradan seçileceği söylenen ispanyol guard. ilk defa bugün maçını izledim ve inanılmaz bir hızı var. oyunu okuyabiliyor. fakat fizik olarak çok cılız. tabii ki daha 90 doğumlu olduğunu düşünürsek bu normal bir durum. amerika'ya karşı oynanan maçta bir pas atmıştır ki ağzım açık kaldı. nickdeğiltakmaad, kendisi hakkında bilgiler vermiştir, sağolsun.
bu arada kendi şutunu yaratan bir tip bence.
izlemesi çok keyifli, hızlı, zeki, şovmen, sıkı savunmacı; ama diğer taraftan aşırı top kaybı yapıyor ve düşük şut yüzdesi ile oynuyor. "dünyanın en iyisi olabilir", "mr penetre" gibi laflar çok komik geldi bana açıkçası; gençken katıldığı turnuvalardaki hayvani rakamların aynısını ersan ilyasova da yakalamıştı geçmişte. ayrıca bu çocuğa penetre uzmanı diyorsak dwyane wade, chris paul a filan ne diyelim?
draft ta 1 numara seçileceğini zannetmiyorum ama ilk 5 e girecektir şüphesiz. ayrıca nba kariyerinde yakalayabileceği en büyük başarının 2; bilemedin 3 allstar katılımı olduğunu düşünüyorum.
2009 nba draftına katılacağını açıklamış.buna herhalde en çok bu seneki lottery takımları sevinmiştir.ilk 5 sıradan seçilmesi beklenmekte.ancak ben 1 sene sonra katılmasını daha doğru buluyorum.
kendisinin menajeri dan fegan rubio'yu seçmeyi düşünen memphis grizzlies ve veya oklahoma thunder'a üstü kapalı mesaj göndererek oyuncusunun bu takımları istemediğini belirtmiş. fegan'ın dediğine göre rubio'nun gönlünde los angeles clippers varmış. sebebiyse çok basit, fegan memphis'deki tırt bi menajer olmaktansa los angeles'a gidip piyasa yapma peşinde kendisi. bunun için de rubio'nun aklını çeliyor gavat.
feci götü kalkmış bir velettir.altyapıdan itibaren büyük bir yıldız olarak yetiştirilmesi de onu bu yaşta ego manyağı birisi yapmıştır.yeteneğine lafım yok fakat bu yeteneklerini beceriye ne kadar dönüştürebilir onu bilemiyorum.pas konusundaki yeteneğini çoktan beceriye dönüştürmüş durumda,daha da geliştirme şansı var.hatta yeterli süreleri aldığı takdirde bir de sistemine uyum sağlarsa gideceği takımın;kendisinin ileride nba'de asist krallığına oynayacağından eminim.fakat hücum konusunda o kadar da iyi olmadığını düşünmekteyim.çok sağlam fundamental'i olmasına rağmen zayıf bir fiziği,zayıf bir sıçrama yeteneği(bazı turnikeleri atarken bu nedenle zorlanabiliyor) var.asist, ribaund(bir guarda göre) ve top çalma konusunda patlayıcı özelliklere sahip olmasına rağmen sayı konusunda aynı patlayıcılığı gösteremez.kısacası bir steve nash olması imkansız gibidir.eklemeyi unutmuşum hızı da üst düzey olmasına rağmen nba'in elit hızlı oyuncularından biri olamaz.kendisinin nba'de neler yapacağını çok çok çok merak etmekteyim.
aslında 5. sıraya kadar düşmesini beklemeyen sayısı hayli fazlaydı ama wolves'un kucağına oturdu resmen rubio. rubio'yu uzun zamandır tanıyoruz aslında, 'şşşt olum bak bak, rubio diye bi eleman var, gelecek, ortalığın mına koyacak' şeklinde tabirleri epeydir duyuyoduk, sonunda geldi velet.
öncelikle bu adam fena artiz. öyle böyle değil yani. ispanya'da sokak basketbolu modunda maçlar çıkardığını epey gördük. yalnız şu var ki, nba'de iyi olmak için bu yetseydi rafer alston her sene mvp olurdu. ama kendisi son dönemde sadece küfür yemekle tanınan biri. takasla jersey'ye sürgüne de gönderildi. biliyosunuz işte.
tabi ikisi bir farkındayım. ama topu rubio'nun eline verip 'hadi bakalım ne yapacak' derseniz 48 dakika-82 maç ne yapabilir? şimdilik sadece bir çaylak, hatta çaylak bile değil daha.
neyse fazla vurmayacağım rubio'ya, ricky aslında fena bir pasör. saha görüşü şimdiden çok çok iyi, buna göre hiç olmadık pasları verebiliyor. ama her zaman atraksiyon beklemiyor zaten kimse ricky'den, basit oyunlarda da takımını yönlendirdiği zaman nash kalibresinde olmaya aday olur. ayrıca fiziği berbat, iyi bir atlet değil, içeriye penetre edip turnikeyle bitirmek istediği pozisyonlarda duvara toslayıp geri dönme ihtimali hayli yüksek. ayrıca çok fazla top kaybı yaptığı için asist/top kaybı oranı da jose calderon'un kat be kat altında.
tamam çok vurdum biliyorum. ama gel gör ki bana takımımda bi rubio olmasını ister miydim? isterim tabi lan, kim istemez. "well-educated" bir rubio, asist krallığına rahat koşar. ama çok çalışman lazım ricky, çok.
''t-wolves'ın oyun planlarında yer almayacak oyuncu. bir süre sonra knicks'e trade olabilir, çünkü walsh kozlarını oynamaya başlamış bile. minnesota'nın bir c veya pf isteği jordan hill'de onaylanmış gibi'' şeklinde ki gayet bilgi yüklü bir giriyi buraya kaynattıktan sonra;
allah, bin bir cezanızı versin wolves, sırtınız yerden kalkmasın, kobe bryant'ın bir maçta 100 sayılarına gelesiniz, en rezil çaylaklar sizin maçlarınızda kariyer rekoru kırsınlar, memphis'ten bütün sezon boyunca hiç galibiyet alamayasınız, carmelo'dan ilk çeyrekte 33 sayı değil de 55 sayı yiyesiniz, küme düşşş.
nba'e gelmeme ihtimali de epey yüksektir esasında. genel olarak klasik çaylak açıklaması 'yeni bir şehir, yeni bir takım, her şey güzel olur umarım' tarzı bir klişedir ancak rubio 'nba'e geldiğim için heyecanlıyım' dedi, minnesota'ya geldiği için değil.
diğer yandan new york knicks'in rubio ile ilgilendiği de sır değil. jordan hill karşılığında rubio'yu new york'ta görürsek kimse şaşırmasın. zaten rubio grizzlies ve thunders'ı şehirleri sebebiyle reddetmişti, minnesota'ya uyum sağlaması, sağlamaya çalışması pek olası değil.
mike d'antoni komutasındaki bir takımda daha verimli olabileceği de aşikar zaten. ama 2010 yazı planları yapan knicks'in tek takas planı bu değil, başta david lee ve nate robinson'ın yenilenmesi gereken kontratları olmak üzere birkaç problemi var. bu takasın önündeki en büyük engel de bu gibi görünüyor. ama rubio'yu new york'ta görmek isteriz tabi. güzel olur.
regal barcelona'ya 4.2 milyon avro'ya transfer olmuş genç yetenek. 6 yıllık sözleşme imzalamakla birlikte 2 yılın sonunda nba'e gitme hakkı bulunmaktadır.
çiçeği burnunda barcelonalı. artık final four yapabilecek bir takımda kendini gösterme şansı buldu. kendi yaşıtları için gerçek bir yıldız ama çalışma ahlakı ne kadar gelişti sorusuna cevap veremiyorum. 18 yaşında euroleague top çalma kralı olabilecek kadar basiretli, pasör ancak şutu o kadar da güvenilir değil kanımca. nbade adam olmak istiyorsa burada adam gibi oynayacak. örnek lazımsa roko leni ukic ağbisine baksın. öyle ki ukic eurobasket 2009 un en iyi gardı olmaya aday ve calderonu da zorlayabilecek seviyede şu an. barcelona nba takımlarının sürekli izlediği bir takım ve nbain kanımca en net referansı avrupada. gasol, calderon, ukic, ersan derken rubio da burada fazla kalmaz. ancak nba de ilk 5 oyuncusu olur mu bunu zaman gösterecek.
nba e gitmemesinde barcelona nın verdiği kontrattan ziyade minnesota nın çekici bir takım olmamasının etkisinin olduğunu düşünüyorum. avrupada biraz daha tecrübe kazanayım da gideyim mantığı her oyuncu için aynı değil. çoğu zaman tecrübeyi nba de kazanmak çok daha yararlı oluyor. mesela mehmet okur un türkiye deki oyunuyla nba deki oyunu aynı mı? nba in avrupalı oyuncu tercihinin tv yayın hakları, pazarlama stratejileri haricinde en önemli nedeni oyunu zenginleştirmek. avrupada yetişen oyuncular, zaten mental açıdan birçok şey götürüyorlar nba e fakat bir de nba deki oyuna adapte olma süreci var. bunu daha genç yaşta daha verimli bir şekilde halletmek daha kolay. darko milicic i tenzih ediyorum tabi bu hususta. onun için mevzu biraz daha yavaş işliyor. rubio da şu iki seneyi, kendi eksiklerini kapatmaya yönelik harcarsa amenna lakin pek sanmıyorum. çünkü şimdi takımında en çok kazanan adamlardan birisi. nba e gidip biraz ezilerek, kendini daha çok çalışmak zorunda hissetmesiyle barcelona da bu motivasyonu bulması aynı şeyler değil. tabi ben negatif tarafından bakıyorum olaya, tam tersi süper bir hamle yapmış da olabilir kariyeri için, onu da zamanı gelince görürüz.
ikinci sırada draft olabilecekken beşinci sıraya kadar gerilemiş, ilk on a giremesin diye dua ettiğim, kendini bir bok sanan, nba'den de rookie gelir rookie gider diyebileceğim nitelikte bir oyuncudur.