belki ilginizi çeker
  1. · tabu diyalogları
  2. · dudağın kenarından öpmek
  3. · gol attıktan sonra gazı gelen futbolcu
  4. · gaz sancısı
  5. · rezil olmak
  6. · aha şimdi siki tuttum denilen an
  7. · köprüye çıkıp atlamamak
  8. · 27 nisan 2008 galatasaray fenerbahçe maçı
  9. · sokak ortasında sevgili ile tartışmak
  10. · rezil rüsva olmak
gündem
  1. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  2. · disko kralı
  3. · çok istenip de olunamayan meslekler
  4. · the twilight saga new moon
  5. · zongul ducks
  6. · cehennemin girişinde yazan söz
  7. · boylumlama
  8. · ingilizcede karşılığı olmayan türkçe kelimeler
  9. · hallelujah

rezil olmak  

 sayfa  / 2
  1. yazın 40 derceyi bulan sıcağında tıklım tıklım dolu iett otobüsünde hava almak için camlardan birini açmaya çalışıp camın sıkışmış olması ve açılamaması sonucu içine düşülen durum.
    (favorius, 09.04.2004 19:57)
  2. uykusu başına vurmuş sersem olmuş bünyenin şok'a gittiğinde para üstünü unutup çıkıp gitmesi ve sonrasında 'baaayaaan' diye bağıran kişiye minnetlerini sunarken yanlış kapıdan geçmeye çabalaması,ayağının kayması düşercesine salak hareketler yapması ve akabinde dogru kapıdan ortamı terkederken kapıya 'pardon' demesiyle oluşan içler acısı durum....
    (inferno, 23.04.2004 13:55 ~ 28.04.2004 02:39)
  3. ingilizceyi iyi kavrayamadığım hatta bu sebeple özel ders aldığım günlerdi...mrs taş yemekte olduğu pasta dilimini masa örtüsüne düşürür:
    -it's impossible!!!(it's not impotant yerine...)
    (sandra dee, 03.10.2005 22:47)
  4. nedense moralin bozuk olduğu birgün biyoloji labında ders yapılmakta,müdür yardımcısı içeri girer "hafta sonu hiçkimse okulda kalmayacak,yatakhaneler kapalı" der ve tam çıkmaya yeltenirken nepenthe kişisi "ama hocam,nereye gidicez??" deme gafletinde bulunur.müdür yardımcısı da üstün pedagoji eğitiminin kırıntılarını sunarak "bana ne,gidin bi yere,yok mu gidecek hiç yeriniz!!?" şeklinde kükrer.bu esnada zaman durmuştur efendim,kamera sınıfın ortasında dikilmekte olan nepenthe,biyoloji öğretmeni ve müdür yardımcısı etrafında bir iki tur atar,sonra zaman yine akmaya başlar;ama ama ne olmuştur,nepenthe kişisinin gözünden iki damla yaş süzülüvermiş o arada nasıl olmuşsa ve kendini "acıların çocuğu küçük nepenthe" modunda buluvermiştir bir anda.tabi bu filmin kötü kahramanı müdür yardımcısını gıdım ırgalamaz,döner çıkar labdan.ama biyoloji öğretmeni sevgili bayan dayanamaz bu hale ve gününün geri kalanını nepenthe kişisinin sorunlarına adar,geceyi onda geçirmesi için ısrar eder uzunca bir süre(ders boyu). neden ağladığının bir türlü farkına varamayan ama bildiği tek şeyin ağlarken ağlamak fiilinin herhangi bir formunu duymasının ağlamasına pozitif feedback yapıp loopa aldığı olan nepenthe kişisi iki göz iki çeşme ağlamaya başlar;artık bütün sınıf ve biyoloji öğretmeni etrafında nepenthe'yi avutmaya çalışmaktadır,ama nepenthe'nin kulaklarında sadece "gece bende kalırsın haftasonu,bak ne zaman istersen gel,çekinme. ben de yalnız yaşıyorum zaten.bi sorunun derdin olursa gel,konuşalım" diyen biyoloji öğretmeninin sesi yankılanmaktadır hani o türk filmlerinde içkisine ilaç atılmış saf kızın yavaş yavaş başının dönmeye başladığı,etrafındaki insanları bulanık görme başladığı sahneyle görerek sınıf arkadaşlarını etrafında.kalpsizliğiyle nam salmış nepenthe'nin sonu olmuştur bu efendim,hem de ortalık yerde zırlayan dişilere duyduğu kötü hissiyatı her fırsatta dile getirmiş olan nepethe'nin.
    işte,15 yaşındayken, rezil olmak bu demek

    (bkz: bu da böyle bir anımdı)
    (bkz: bir kelime bir çağrışım)
    (nepenthe, 14.02.2006 10:17 ~ 14.01.2007 11:09)
  5. insanın zerre kadar sallamaması gereken bir olaydır. en aşağıya, taa kasımpaşaya kadar yani. o da olmazsa ekime kadar.
    (bkz: çok da fifi)
    (hell guardian, 19.03.2006 17:25 ~ 17:26)
  6. mekan: bilkent üniversitesi kütüphanesi b blok zemin kat
    kişicanlar: ben (teö), proje grubu insanı 1 (p1), proje grubu insanı 2 (p2)

    teö dizüstü bilgisayarıyla kütüphanede projeyi tamamlamaya çalışmaktadır, yarım saat boyunca bilançodaki hesapların denk getirilmesi için uğraşılmıştır ama başarılı olunamamıştır. p1 ve p2'nin yardımıyla sorun bir noktaya kadar çözülmüş, son bir kopyala-yapıştır işlemi kalmıştır. ne var ki, ctrl + v tuş kombinasyonu yerine crtl + b'ye basan teö, işlemin başarısızlıkla sonuçlanması sonucu bir an kütüphanede bulunduğunu unutur ve bağrır:

    -amına kodumun excel'i!

    ardından yerin 7 kat dibine girilir, ama nafile çok geçtir.
    (bkz: bu da böyle bir anımdı)
    (tilburgdaki erasmus ogrencisi, 10.05.2006 23:27 ~ 23:28)
  7. (itücü, 29.07.2006 12:12)
  8. süper ego destekli insanlık hali fiili.
    (un ventilateur de slipkot, 25.09.2006 19:08)
  9. cesaretle başlar, utanmak ile devam eder..
    (vikartindur, 04.01.2007 22:16 ~ 06.01.2007 20:38)
  10. yaşanmış bir olaydan gerçek kesit:

    saygın, mevki sahibi bey o gün akşam üstü evden dışarı çıkacaktır. "geri gelirken bir şey ister misin" diye sorar karısına. karısı da akşam yenilecek yemeğin yanında iyi gider diye düşünerek, espirili bir şekilde sütaş ayranı kastederek " ayran al, boliç ayraniç olsun" der. neyse tahmin edildiği gibi reklamlarla arası fazla olmayan beyimiz dönüşte bakkala uğrar son derece karizma bir tonla
    - iyi akşamlar. boliç ayraniç ayran var mı?
    neyse ki bakkal anlar, bir yandan ayranı verirken öte yandan kahkahayı basar. tabi karşı tarafta ne karizma ne saygınlık kalır bakkal nazarında. akşam eve gelen saygın bey hanımına dönerek " bugün beni bakkala rezil ettin" der.

    önemli not: bu hikayenin kahramanlarından birisi değilimdir. hatta kahramanlar 1.dereceden akrabam bile değildir. ne işim olur canım.
    (tekmeleyen kuş, 20.02.2007 01:41)
  11. kime, neye göre diye düşünüp, asla olunmaması gereken fiil. bir defa rezil oldum derseniz, üstünüze çöreklenir akbabalar, sensin rezil deyin, rezil oldum da nesi...
    (heidi, 19.11.2007 10:27)
  12. ergenliği geçmiş herkesin yaşamış olduğu ve anlamını bildiği duygudur.eğer ki gün gelir de yere kapaklanırsanız ve ahali size bakıp eki eki diye gülerse,siz de hiç istifinizi bozmuyorsanız artık master seviyesine gelmişsinizdir.bir de geçmiş rezilliklerinizden elde ettiğiniz utanç savunma puanlarını kullanmayı unutmayınız.
    (setheleh, 26.11.2007 00:37)
  13. arabayi stop ettirmek fiili akabinde olandır, her zaman değil tabii. ilk dönemlerde yer yarılsa dibine geçsem, ya çalışmazsa hemen panikleri. ilerleyen dönemlerde, acemileştik gene pişkinliğine dönüşür, insanlık hali...
    (heidi, 26.11.2007 00:44 ~ 00:44)
  14. röportaja gidilen 5 yıldızlı bir otelde bir eşşeğin bile geçebileceği büyüklükteki döner kapıdan elinde kamera ve tripod olan kameraman arkadaşın kapıya kendisini sıkıştırmayı başararak düşürdüğü ama süper sevimliliği sayesinde son anda yırttığı durum.
    (kimulanbendenönceludmilladiyekayıtolan, 26.11.2007 00:48)
  15. seneler sonra yüzde gülücük oluşturacak insan eylemi.
    (zedt, 26.11.2007 00:52)
  16. yeni tanıştığınız veya samimi olmadığınız biriyle yolda giderken sokakta merdivenlere oturmuş çığlık atar gibi tezahurat yapan,şarkı söyleyen ve insanların falına bakan(hatta insanların ellerine bakıp sizin hayat çizgileriniz öldüğünüzü söylüyor diyerek insanları kekliyorlardı) ve bundan büyük zevk alan insanların yakın arkadaşlarınız olduğunu görmek ve onlarla konuşmak zorunda kalmanız sonucu içine düştüğünüz durumdur.
    (bkz: çılgınca eğlenmek)
    (no way out, 23.09.2008 20:06 ~ 20:07)
  17. yeni taşındığımız evde ilk günlerimiz. alışık değiliz öyle çöp 19.00 dan sonra dışarı çıkarılacak, ayakkabılarımızı içeri alacağız durumlarına. yurttan çıkma ilk haller..

    çöplerimizi 18.00 de çıkarıyoruz, zırt zil çalıyor, 19.00 dan önce çıkarmayın, kapıcı toplamaz, 19.30 da çıkarıyoruz zırt zil, bu saatten sonra toplanmaz, iki dakika bakkala gidip geliyoruz, zırt zil çalıyor, ayakkabılarınızı dışarda bırakmayın diye.. aksi gibi evimiz de birinci katta, gelen geçen ilk bizi görüyor.pis lanet.

    neyse evimize misafirlerimiz gelmeye başladı. şimdi çöpü bırakırız yine kapı çalar,en azından onlara rezil olmayalım diye neredeyse 2 gün evde çöp biriktirdik.öyle de zavallı bir durumdayız. ne yapsak yaranamıyoruz apartman ahalisine.

    neyse sabah kahvaltısı için ekmek alınacak, sevgili adayım atıldı bakkala ben gideyim diye, ben de sabah yürüyüş yapmayı severim ayağıyla birlikte gidelim dedim. evde baskın karakter bir edayla da kızlara sataştım, bu ne çöp yaa dün niye çıkarmadınız ki çöpü üff şu hale bakın. hadi verin de ben giderken atayım.. (ba ba ba)

    çöp attığımız yerde çöp kutusu yok, ortaya bırakıveriyosun. görmüştüm akşamdan neyse ki.

    kapıdan çıkarken kızlar son kez uyarıyor, yaa sadece akşam bırakılıyor oraya da galiba diye. konchuy dinler mi.. ( eşşek kafam)

    elimde çöp torbaları, aday adayımla dışarı çıkıyoruz. ( niye ben taşıyorsam, o zamandan belliymiş kazma olduğu..)ve çöp mahalline bırakıyorum torbaları..

    karşıdan 50li yaşlarında bir teyze geliyor.

    t: terbiyesiiizzz ( birini çağırıyormuş gibi okuyun)
    b: !?
    t: sen sen gel bakiyim buraya
    b: ... (etrafa bakıyorum. bana mı diyor acaba?)
    t: gel hadi terbiyesizz
    b:?? ağla1
    t: bak yaa!!
    b:.........

    teyze giderek yaklaşıyor, sevgili adayım olacak öküze bakıyorum bir şeyler yapsın diye.. nafile.

    teyzeyle aramda bir adım mesafe varken, artık suçumu kabullenmiş ona bakıyorum. savunma yapsam daha da batacağım. sabah sabah kafam da çalışmıyor zaten. ve teyze beni pas geçip yürümeye devam ediyor. arkamdaki köpeğini çağırıyormuş meğerse. kaka yapmak için kaçmış hayvan da.

    allah sizi kahretsin e mi!!

    işte böyle bir şey rezil olmak, tam da en güzel en şirin halinizle görünmek isteyeceğinizin insanın yanındayken, uçurum olsa da atlasam, taş olsam, ayna olsam beni kimse bulamasa, göremese anıdır. ( ayna ne bee)
    (konchuy, 29.10.2008 00:00 ~ 05.11.2008 21:11)
  18. istanbula yeni geldiğim zamanlarda, bir bayram günü kuzenimin ısrarı ve şehri tanımak üzere çıktığımız gezi sonucu bowling oynamak üzere girdiğimiz, ağzına kadar tıkabasa dolu bir alışveriş merkezinde, mağaza vitrinlerine bakarak dolaşmamızı sürdürürken, gözüme takılan bir güzellik merkezi ve önündeki;
    - fön
    - boya
    - sir ağda yazan tabela gördüm. yanımdakinin koluna girerek 'kanks şurda birde sir ağda mı yaptırsak' dememle birlikte yürüyen merdivenlerden bana bağıran birisini olduğunu gördüm. içimden ulen daha geleli bir hafta olmadı beni burda kim tanırki diye düşünürken biryandan da tıka basa kalabalıkda yürüyen merdivenden bana seslenen şahsın kuzenim olduğunu anladım. aynı anda koluna girdiğim şahısla biranda gözgöze gelmem, başımdan aşağı inen kaynarsular ve olayı toparlama telaşıyla adamın omzuna dokunarak poh poh çekip özür dileyerek olay mahalinden son sürat uzaklaşmamı sağlayan olay....
    (yildizsavascilarindanbirisi, 02.01.2009 23:49 ~ 03.01.2009 14:22)
  19. birşeyi sürekli yapmaya çalışıp da aptalca görünmek.
    (orchidaceae, 03.02.2009 20:14)
  20. 14 yaşında lise kantininde oturur sağı solu bir kısım yakışıklıyı falan kesip kızlarlar ota boka gülerken, platik sandalyenin arka ayaklarının daha fazla esnemeyeceğini hesaba katmamaktır.
    (kurutulmus kelebek, 03.02.2009 20:22)
  21. 2004 yaz mevsiminde birgün önceki gece sabahın beşinde yatmışım. ertesi gün sabah dokuzda kapı çaldı. bende uysuzluktan ebemin hörekesini görmüş bir şekilde sersem sersem kapıyı açtım. ve yarı uyku halindeyim. kapıdaki alt kat komşu kızı kişisiydi. çay istemeye gelmiş. (asıl sebebi bu mudur bilemedim ama...) buyur canım dedim. kız dondu kaldı. ağzı açık bir şekilde bana bakıyor. ben içimden allah allah nedir acaba falan diye düşünürken, boxer'ımın yukarıya doğru toparlanmış olduğunu ve testislerin fıtı fıtı efektiyle adeta melabaa diyerekten selam verirmişcesine aşşağı doğru sallandığını fark edince yerin dibine girdim bir anda. aman aman bu nasıl bir rezillik a dostlar. konuşamadım bile. kızda bir anlık şoku atlatınca ''be be ben sonra geliyim'' diyerekten kaçtı tabi...ogün bugündür kapılara çıkmam. kimsede çıkartamaz.

    (bkz: based on a true story)
    (bay sıtkı sıyrıl, 11.02.2009 02:26)
  22. lisede herkes sıra olduktan sonra müdür konuşma yaparken,sevgili müdürümüz bizim sınıfımızın pisliğinden bahsetmişti ama konuşması o kadar komiktiki gülme krizine girmiştik.müdür geldi ve bende dahil olmak üzere beş kızı kürsüye çıkardı ve herkes çıkana kadar bizi orda bekletti.o günde tamamen kurallara aykırı olarak mavi çorap felan giymiştim ve herkesin ortasında müdür mikrofonla bune masmavi kızım defileye mi yoksa okulamı geliyorsun demişti,üstelik biz beşimiz bütün okula rezil olmuştuk ve herkes bize gülmüştü.arkadaşlardan biri ağlıyodu ama biz 4ümüz katıla katıla gülüyoduk hala,bütün okul bize güldüğü gibi tenefüslerde bakıp bakıp gülenler,çıkma teklifi edenler ve tebrik edip ne güzel tanındınız keşke birde şarkı söyleseydiniz diyenler bile oldu....
    (içimde bi şey var, 11.03.2009 11:08)
  23. bir arkadaşımla*, üzerine şöyle tezat yorumlarda bulunduğumuzu farkedip koptuğumuz eylem.

    yolda yolakta rezil olunur “aman boşver bi daha nerde göreceğiz bu insanları”
    epeyce kalabalık arkadaş grubu içinde rezil olunur “hepsi tanıdık nasılsa ne olacak ya boşver ”*

    (bkz: bu ne perhiz bu ne lahana turşusu)
    (dizzy miss lizzy, 22.03.2009 18:26 ~ 26.11.2009 06:59)
  24. memurluğa atanıp ilk başladığım gün diğer atanan arkadaşlarla tanışma toplantısı yapıyoruz küçük bi masa etrafında toplanmışız çaylar falan bayan arkadaşlar da var ben bi elimde çay bi elimde börek dururken birden gıcık şeklinde bi öksürük geliyor ellerim dolu olduğu için ağzımı kapatamıyorum ve çıkan yeşil sıvı masanın tam ortasına iniş yapıyor.çok istedim yerin yarılmasını ama yarılmadı.
    (rontes, 12.07.2009 09:10)
  25. benliğini her şeyden üstün tutan kişinin,olmuş aksaklıklar, şanssızlıklar yüzünden ancak düştüğünü sandığı durumudur ya da kibirli insanların çevresindeki insanlara karşıdan değil de yukarıdan baktığında düştüklerini sandığı durumdur.
    (simliboya, 14.09.2009 23:57)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil