tarantinonun diyaloglarıyla yardığı filmdir.like a virgin yorumları,bahşiş verme üzerine düşünceler ve isimler(mr.pink,mr.brown.. vs.) dağtılırkenki konuşmalar bombadır.ayrıca polisin kulağının kesildiği sahne de akıllardan silinmez kolay kolay
"like a virgin aslinda bir bakireyi anlatmamaktadır, çok tecrübeli bir fahişenin büyük penisli bir adam tarafindan aci cektirilerek bekaretini kaybettiği günü hatırlamasıdır"
filmde geçen diyaloglar gerçekten mükemmel.küfürler,espriler havada uçuşuyor.mr.blonde un kulak kesme sahnesi sinema tarihinin en vahşi sahneleri arasında.garsona bahşiş verilmeli mi geyiği de uzun ve ilgi çekici.mr.blue'nun ölüm sahnesinin para durumunun kötü olduğu gerekçesiyle çekilemesi filmin başka bir yüzü.ayrıca şarkıcı pink de ismini mr.pink ten almıştır.
radyo eksen bu filmin repliklerinden birini cingıl olarak kullanıyor..
mr white:
for the past 15 minutes now, you've been droning on about names. toby... toby... toby... toby wong... toby wong... toby wong... toby chung... fucking charlie chan. i've got madonna's big dick coming out of my left ear and toby the jap i-don't-know-what, coming out of my right
gayet sıradan bir senaryonun karakterler ve oldukça iyi bir kurguyla nasıl akıcı, mükemmel bir film haline getirilebileceğinin kanıtı olan film. tarantino herzaman ki gibi filmin bir köşesinde yer alıyor (bkz. mr brown) ve karakterleri tek tek tanıtarak, kurgunun alışılagelenin dışına çıkmasını sağlıyor. her tarantino filminde olduğu gibi, bu filmde de amaç sonucu öğrenmek değil, filmin genelini izlemek ve bundan zevk almaktır. filmde özellikle "dışarısı çalıntı araba bit pazarı gibi" repliği, beni koparan repliklerden biridir.aynı zamanda "like a virgin" diyalogları da oldukça komiktir.
sırf diyalogtan ibaret olan mükemmel film.filmi izlerken, daha doğrusu söylenen her lafı kaçırmamak için pür dikkatle dinlerken epey yorulsanız da finaliyle yorgunluğunuzu atıp rahatlıyorsunuz.final çok gerçekçi ve olması gerektiği gibi tıpkı filmin kendisi gibi ve içindeki her karakter, her cümle gibi.
bu filmdeki little green bag eşliğinde yürüme sahnesi coupling'de jeff, patrick ve steve tarafından oldukça başarılı bir şekilde yeniden canlandırılmıştır.
filmde patron adamlarına isimleri için renk seçme özgürlüğü vermemiştir. bunun sebebi daha önceki olaylarda adamların "mr. black" olabilmek için birbirlerini öldürmesiymiş.
tarantino ağabeyimizin akıllara zarar filmidir. bir soygun hikayesinin geriden alınarak başa sarmasıyla başlar. en vurucu diyaloglarından biri kahramanlarımızın lokantada yemek yedikten sonra bahşiş üzerine yaptıkları ilginç değerlendirmeleridir.bu anlamda amerikan hayatına gönderilen toplumsal mesaj yerine ulaşmıştır sanırım. ne demekse artık bu..
bahşiş sahnesinde steve buscemi*'ye dibine kadar hak verdiğim film:
nice guy eddie: c'mon, throw in a buck!
mr. pink: uh-uh, ı don't tip.
nice guy eddie: you don't tip?
mr. pink: nah, ı don't believe in it.
nice guy eddie: you don't believe in tipping?
mr. blue: you know what these chicks make? they make shit.
mr. pink: don't give me that. she don't make enough money that she can quit.
nice guy eddie: ı don't even know a fucking jew who'd have the balls to say that. let me get this straight: you don't ever tip?
mr. pink: ı don't tip because society says ı have to. all right, if someone deserves a tip, if they really put forth an effort, ı'll give them something a little something extra. but this tipping automatically, it's for the birds. as far as ı'm concerned, they're just doing their job.
mr. blue: hey, our girl was nice.
mr. pink: she was okay. she wasn't anything special.
mr. blue: what's special? take you in the back and suck your dick?
nice guy eddie: ı'd go over twelve percent for that.
neden başlamıyor bu film hala diyip diyalogların dikkatsizce dinlenmesi halinde tadı anlaşılamayan tarantino filmi.karakter analizlerinin ipuçlarının yakalandığı like a virgin ve bahşiş muhabbetleri bu diyaloglara örnektir. kanlı, işkenceli sahneler tam tarantinoluktur.