çoğunlukla bizzat yapılmayıp hep yaptırılan resimlerdir.
resim öğretmeni:- bunu sen yapmadın di mi?
-di hocam. benden iyileri varken benim yapmam saygısızlık oluyor.
-ama ben senin yapmanı istiyorum, bu senin ödevin.
-olmaz hocam bana saygısızlık yaptırmayın.
tekniği ne olursa olsun konuları, çocuk ve çevre, milli bayramlarımız, 10 kasım ve ülkemizin turistik ve tarihi güzelliklerinden şaşmayan resimlerdir. bunlara alternatif olarak çizdirilen şey, karakalem vazodur ki o da bütün eğitim hayatı boyunca maksimum 3-5 kere çizdirilir. genellikle çizme ve boyamada kullanılan malzeme pastel boyadır ki bu pastel boyadan halen daha nefret etmeme sebep olmuştur (bkz: çocukluğunuza inelim)
hiç unutmam bi de patates baskısı vardı..o kadar eğlenceliydi ki resim dersleri yanısıra boş zamanlarımda patatesleri dilim dilim keser abuk şekiller çıkarır boyar eğlenir,gülerdim..
cumhuriyetle ilgili olanlarında bir tane atatürk resmi bulunur yapıştırılır üzerine yaşasın cumhuriyet vs gibi sloganlar eklenir. eğer konu atatürk'ü anma ise yine bir atatürk resmi bulunur yapıştırılır, ya da anıtkabir çizilir, resim bayraklarla süslenir. eğer dünya barışı falan konuluysa başka ülkelerin bayrakları ve türk bayrağı çizilir yanyana yurtta sulh cihanda sulh özdeyişi bilgi dağarcığında mevcutsa eklenir değilse "yaşasın barış" bilmem ne yazılır. diyelim ki 23 nisan kutlanıyorsa o zaman bir sürü çocuk çizilir ellerinde çiçekler arkada bir atatürk resmi yapıştırılır. tüm bunlar yapıldığında her resim dersinden 5le geçebiliyorsunuz.
iki tane çöpten adam çizip de kurtulamadığınızdan ders süresince bitirilemeyen ve devamını evde getirmeniz gereken resimlerdir. çoğunlukla resme yatkın öğrencileri keşfetmekten öte; yeteneksiz insanları hayattan bezdirmeye yönelik bir amaç taşır. sınıfta bitirilemeyen her resim çocuğun küfür dağarcığına yeni kelimeler katması için bulunmaz bir fırsattır. çünkü not dönemi yaklaştığında toplanması gereken resimler üzerinde uğraşılmamış ve hepsi yarım bırakılmış halde bir köşede bulunur. siz tüm dönem boyunca başladığınız her resmi tarama yönüne bile dikkat etmeden, sadece bitsin bu eziyet modunda karalarsınız. bu esnada ise, okula, hocanıza, resim sanatına ve pastel boyanıza kininizi kusarsınız. ortaya çıkan pek matah bir görüntü olmadığı için yüksek not almak istemek dangalaklıktır zaten de; hiçbir resim hocasının da dörtten aşağı not verdiğini görmedim şimdiye kadar.
benim gibi resme karşı son derece yeteneksiz öğrencileri kurtaran manzara resimleri nin en popüler olduğu resimlerdir. her hafta güneşi, bir dağların arkasına koyup, bir ortaya koyup ya da arada bulutların arkasına saklayıp değişik kompozisyonlar çıkarırdım. zaten resim hocanız anlayışlıysa bir süre sonra farkedecektir bu çocukta herhangi bir pırıltı olmadığının. gerisi güneşin yerini değiştirmeye kalmıştır zaten.
her resim dersinin sonunda çöpe attığım,sene sonunda ise hocanın resimleri istemesiyle bir gecede tüm sene yaptıklarımızın imitasyonu olarak yaptığım resimlerdir.
- hocaaam şuraya bi elma çizecem ama ışığı ayarlayamadım bi bakarmısınız
- nereye kızım..(hoca çizmeye başlamıştır)
15 dk sora
- işte hocam o gün de biri wcde sabunları yere döküyodu ben de dedim ki yapmayın böyle şeyler vatana millete zarar. ii demişmiyim?
- iyi demişsin kızım aferim zaten hep böle yapıyor keratalar
- yanlız hocam orda bi tane daha armut var
- nerde? hah tamam..
bütün resim derslerimde başvurdugum yöntemdir kendisi, hatta lisede hoca elimden tutup çöp adam çizdirerek, resim konusundaki yeteneksizliğimi farketmeme neden olmuştu....
dünya çevresinde halka şeklinde dönen çocuklar temalı 23 nisan resmi bu bahiste incelenir ama esas incelenecek konulardan biri eriyen mum ve gözü yaşlı öğretmen temasıdır.
şimdi bu konsept genelde sürekli pembe güzel tokalar takan, tertemiz giyinip, inci gibi yazan hatta sürekli en önde oturan bilmiş kızın tekinden çalınır. bayılır öğretmen çünkü bu resme, aman da aman, eriyen mum cefakar x hanım da kendisini aynı o mum gibi kahraman hissetmekte çünkü kendi ona bilimum bayramlarda hediye edilen altınlar sonrasında belki kendisi onların ağırlığından mum gibi erirken altın alamayanlar da onun verdiği birlerin ağırlığı altında ezilirler.
32 şubat dünya kokonatlı pasta gününde bile altın takı alınması için kadın hocanın gerçek bir kastrasyon kompleksi ile nefret içinde bekleyen en büyük yardımcısı yani hocanın zahiri sol taşağı sınıf annesi para toplama kampanyası açar, bir bir herkesin adını yazar, girmeyenlerin adı daha da belirginleşir sonra o mum giderek şıpır şıpır kaynar halde çocuğun kafasına dökülür.
resim konusuna geri dönersek resim hocalarının çoğunun efsanevi kişilikler olduğunu bilmeyen yok. herkesi bir michalengelo sanan bu insanları gene sevgiyle anıyor, dada akımına meze olmaya çağırıyorum.
bir de en acısı resim dersinde öğretmen bir mum gibidir tablosunu yapan çocuğun kafasına kaya düşürmek isteteyen çocuk kompozisyonunu görüp çocuğa bir basan hatta sorunlu diyen tipler var ki unutmayın o küçük çocuk büyüdü, ailesi katledildi, ğ ışınlarına maruz kaldı, volkanik gölde yüzerken çıplak olduğunu fark edip magandalardan son anda kaçtı vs vs o çocuk bu çocuk işte. bildiğimiz çocuk. yağmurdan küçük elleri var, ama hala resim yapıyor, dünya için bir fark yarat, "karanlığa küfredeceğine bir mum yak", of sus be. bayık. hıh.
her seferinde peşi sıra giden dağ, dağın arasından parlayan güneş, bir dere, derenin üstünde köprü, derenin etrafında evler, birkaç insan. ilkokul birden orta sona kadarki favori resim konum. şimdi elime resim çizmek üzere kalem almıyorum.
itinayla bir anıtkabir resmi çizilir, tepesine boydan boya bir pankart.. artık günün ayın konusu ne ise oraya göre kurşun kalemle yazarsın bişiler. ha bu 19 mayıs olur öğretmenler günü olur resim çizmeye yeteneksiz biri için hepsi aynı.