|
|
- insanın duygu ve düşüncelerini , kendisinden bağımsız diğer nesneleri kendi öznel dünyasında görsel olarak sembolik bir şekilde ya da bir başka şekilde yorumyaıp bunu görsel olarak dışa vurması.
(skuba, 17.05.2004 01:07)
- fotoğrafla çok karıştırılan sanat eseri
- yeni türkü'nün "dünyanın kapıları" albümünde yer alan ve beklenen kişiye söylendiğinde daha bir anlam kazanan şarkısı,sözleri de şu şekildedir:
o kadar sevdim ki resmini
işte bugün konuştu benle
yorulmuştum çalışmaktan
karda uzun yürürdük senle
geceleri resmine baktım
olanları anlattım
seni bir görsem diye diye
uyudum yağmurun sesiyle
o kadar sevdim ki resmini
biliyorum görünce beni
hep tanıyordum diyeceksin
rüyalarımda hep sen vardın
hep tanıyordum diyeceksin
okuduğum her cümlede
konuştuğum her insanda
gördüğüm her güzellikte
sen de varsın
sen hep varsın..(doaaa, 11.07.2004 02:55)
- demir demirkan ın dünya benim albümünün en güzel şarkılarından sadece bir tanesi. insanı alır eskilere götürür, dinledikçe dinlenesi şarkılardandır.
rengi solmuş bir fotoğraf, hiç habersiz çakilmiş
belliki çok eğlenmişiz...
nanananananana
donuk bir an o geceden
o konuşan resimlerden
tanıdık yüzler ve bir şarkı
nanananananana
tükettik derken günleri ooo..
bir baktık geçmiş yıllar..
bıraktığım şehirler, dostlar, sevgililer
kaybolmuş birer birer...
yine aynı şarkı çalıyor..
nanana....oo.....
başka dostlar etrafımda
bir resim de bu geceden
bir evde toplanmışız
herkez güzel giyinmiş
belliki çok önemsemişiz
nanana..
donuk bir an o geceden
o konuşan resimlerden
tanıdık yüzler ve bir şarkı
nana...
- yeni türkü'nün mükemmel, aşmış, bitirmiş, melankolik bünyeye zarar parçası.
o kadar sevdim ki resmini
işte bugün konuştu benle
budur!(siyah, 24.01.2006 23:03)
- güzelliği takdir etmek için zorunlu olarak resim yapmaya gerek yoktur amma resim yapmak zorunlu olarak güzelliği takdir etmeyi beraberinde getirir.
güzelliği takdir etmek, mimari olarak birer fecaat sayılabilecek binalarla dolu sokaklarda yaşayıp, sokakları geniş meydanlardaki güzel heykellere açılmayan bizim gibi şark toplumları için belki gözardına alınan bir şeydir ancak duralım ve düşünelim, kişisel mutluluk doğadaki güzellikleri görme ile de insanın yakalayabileceği bir an ise, ve şu yürüdüğümüz sokaklarda gördüğümüz güzel kadınlardan başımız dönüyorsa işte bu anı bize sağlayan şey bizzatihi estetiğin, inceliğin, letafetin kendisidir.
şimdi resim yapan birinin tüm çabası doğanın kendiliğinden başardığı güzelliği yakalamak ise onun nasıl müstesna bir durum olduğunun da, bu çaba safhasında elbet resmi yapan farkına varacaktır.
sanat eğer "güzel ifade etme çabası" ise, bu kısıtta dahi resim tek başına güzelliği yakalama çabasından fazlası değildir. bu halde dahi, "resim bir keşiftir" pelesenkinden uzaklaşmış sayılmayız zira, o güzelliği yakalamak, o "en iyi anlatılan an"ın ucundan tutmak için yapılan büyük çalışmanın izini görürüz. işte güzel bir burun çizmek, bakınca insanın haz alabileceği bir gözü kağıda dökmek, o tatlı tebessümü bu kalemlerle, bu fırçalarla bir kere daha var etmek, onu böylelikle hafızamıza da kazıyıp kendi hayalimizi yaratmak, çok basitçe güzel bir şey yapmak ve becerememek, güzel bir burnun nasıl seyrine doyulmaz bir güzellik olduğunu farketmeyi, güzel bir tebessümün insanı delirtecek kadar müstesna bir an işgal ettiğini idrak etmeyi de sağlar.
güzel bir kadına bakarken artık daha da şaşırırız, başımız döner, onun bacak bacak üstüne attığındaki letafetini, sigarayı tutarken incecik parmaklarının aldığı hali, saçlarının çizilemeyen dalgalanmasını ve havaya savurduğu kahkahayı görür ve resim kağıdı karşısındaki beceriksizliğimizi, sahibi tarafından bu kadar kendiliğinden yaratılan bu sahnenin nasıl emek istediğini hatırlar dururuz. kafamızdaki kağıda bir fotoğraf gibi mıhlanan bu görüntü bizim resim kağıdımız üstünde biçimsizce dururken, eskizin sahibi bütün beceriksizliğine bakar ve gülümser. gülümser zira beceriksizliğimiz varolmuşun güzelliğine övgüden başka bir şey değildir, tekrarı mümkün olmayan o an istisnadır, şu evreni ise istisnaların güzelliği yaşanır kılar.
bundan, resimde, beceriksizlik dahi güzelliğe övgüden başka bir şey değildir.
- demir demirkanın dünya benim albümünden güzel bi şarkı
eski arkadaşları, geçmişi düşünürken, nostalji yaparken fon müziği olarak kullanılabilir, bi miktar da hüzünlendirir insanı..
- yeni türkü'nün en güzel aşk şarkılarından biridir.
"gördüğüm her güzellikte sen de varsın
sen hep varsın."(mabel, 02.02.2007 17:51)
- belirli bir işin veya hizmetin yapılması konusunda devletin veya yetkili organların verdiği izin karşılığında ödenen paralardır.
- meral özbek'in müthiş dizeleriyle devleşen eser:
"biliyorum görünce beni
hep tanıyordum diyeceksin"
- içerken dinlenmesi bünyeye zararlı yeni türkü parçası zira insan dinledikçe kendini kaybediyor kaybettikçe içmeye devam ediyor
"seni bir görsem diye diye uyudum yağmurun sesi" özlem başka nasıl anlatılır ki...(megae, 08.03.2007 17:03)
- ülkemizde diğer sanat dalları kadar (ne yazık ki) bir değeri olmayan büyülü bir görsellik.
- sonradan öğrenilebilir ve öğrenilemez şeklinde iki farklı görüşü barındıran sanat dalı. resim yapabilmenin doğuştan gelen bir yetenek olduğu aşikardır. var olan yetenek adım adım kendini geliştirecektir. sonradan öğrenilebilir mi? ‘’resim öğretiyoruz’’ kitaplarında verilen taktiklere çalışılarak ilk defada olmasa da, bir şeyler yapabilmek mümkündür. fakat bu resimler özgünlükten yoksun olacaklardır. atılan her fırça darbesinin, çizilen her çizginin kendine ait bir anlamı olabilmesi için yetenek gereklidir. sanatsal açıdan bakıldığında sonradan öğrenilemez diyebiliriz. trt’deki resim yapan amcanın:‘’işte şurada bulutlar görüyorum, küçük beyaz bulutlar. .bu bulutları yapmak için bilmem kaç nolu fırçamı alıyorum . .şeklinde devam ederek verdiği dersler sayesinde ortaya çıkan eserler ilk başta göze hoş gelse de, seri ve otomatiğe bağlanmış bir şekilde yapıldıkları için ifadesizleşmiş, anlamsızlaşmış resimlerdir. bir değerleri yoktur. *
resim, yetenekten sonra tamamıyla bir duygu işidir. aslında yetenek ve duygunun iç içe geçmesi hali de denebilir. diğer sanat dallarında olduğu gibi. resimden herkes anlamayabilir. bu bir eksiklik de değildir. ama gördüğü soyut resimlere ‘’bu ne lan, ne var ki şimdi bu resimde, ben alasını yaparım’’ şeklinde yorumlar yapmak eksiklik olarak görülebilir.(bipolar, 28.04.2007 01:12 ~ 12.05.2007 13:42)
- resim
bir savaş: otlukbeli
bir mavi: spartaküs
bir soru: niçin spartaküs
bir kuş: nereye gidiyon kuşu
bir çiçek: bilmem ki çiçeği
bir su: şüpheli
bir belge: noterlerinden
elbet başkent noterlerinden
bir şair: ahmed arif
toplar dağların rüzgarlarını
dağıtır çocuklara erken
bir çocuk: ince burunlu
ey ince burunlu güneyli çocuk
ne soracaksan işte sor
bir çalgı: fayton
bir içki: rakı hayır votka
bir tabanca: tabii dolu
bir haber: ölümüm yakın
bir imza: okunmuyor
bir cemal süreyya şiiri
- çok güzel bir yeni türkü parçası olmasının yanı sıra insanı epey hüzünlendiren bir demir demirkan parçasıdır. tam olarak karıştırılan eski bir albümün şarkısıdır bu.. eski resimler, eski dostlar, zamanında kardeşinden yakın gördüğün ama artık çok uzaklarda olan insanlar... o en eğlenilen günlerden hatıralar.. onca yaşanmışlık ve geriye yalnızca fotoğrafların kalması.. insanda hem büyük bir tebessümü hem de gözyaşlarını tetikleyebilen pozlar.. gülen yüzler, bozulmayacak denilen dostluklar, bitmeyecek denilen aşklar ve kaybedilenler.. insana neler yaşadığını ve herşeyin ne kadar da değiştiğini anlatan mükemmel ötesi bir şarkı. *
- "resim, hiç bir zaman, düz yazı olmamıştır. o şiirdir. biçime dayalı uyaklarla, dizeler halinde yazılmıştır. biçimsel uyaklar, kendi aralarında titreşen diğer biçimler, ya da onu kuşatan boşluğu yanıtlayan biçimlerdir. onlar çoğu kez simgesel etkileriyle de akrabalık bağı kurarlar birbirleriyle. ama simgecilik çok belirgin olmamalıdır. nasıl bir amour* ile toujour* uyağı durmaksızın kullanılamazsa haç biçimdeki kemiklerin resimlenmesi de sürdürülüp götürülemez. o zaman, kemikler yerine pırasalar kullanılır, bu kez söyleyeceğiniz şeyi onlar söylerler." pablo picasso*
- bir güngör tekçe şiiridir.
resim
anlat ona
üşengeçtir
yayılacak ve çökecek ve dinlemeyecek seni
hafifçe dokun omuz başına
okşar gibi yap saçını
okşama ama
üşüyebilir ellerin
anlamsız seslerle başla sonra küçük sözcüklerle
ağzından kaçmış gibi tek heceli usulca
anlat ona
geçerken uğradığını kalıcı olmadığını
ve saygı duyduğunu süregen krallığına
somurtuktur tüm egemenler kadar
bir o denli ikircikli
anlat ki rahat uyusun
dokunduğu her yerden kovdular çiğ ışığı
biz yitikler ordusunun ardcısıyız
doğacak çocukların da
anlat ona
bir ağaç da örtebilir güneşi
olduğumuz için varsın
olmayacağımız için
geceye anlat
ki ondan
beyaz resimler çıkacak
- iki boyutlu yüzeye, üç boyutlu nesneleri figürleri herneyse çizerek yapılan bir yanılsamadır."ben iki boyut çiziyorum odamı yanılsama keko" diyenler için (bkz: illüstrasyon)
(cmkyk, 18.07.2007 19:51 ~ 19:52)
- ya resim, zavallı resim ne işe yarar bunca çılgın bir ortamda ?
belki hiç bir işe yaramaz.
ama belki bir bayraktır resim.
bir beraberlik çağrısı, kara kadere isyan, bir çeşit küfür, bir soru, güzel günlere ağıt ya da korkuları dağıtan çocuksu bir oyun.
kara içinde bir umut, bir sevinç kıvılcımı ne olursa olsun. (bkz: abidin dino)
- imaj soyut fenomeninin somut hale getirilmiş halidir..
kişinin aklındaki görüntü imajdır..imajı kağıda çizer ve somut hale getirirse bu resim halini alır..
- sarı saçlarım yanık tenim,arsız bakışlarımla
bir çingene çocuğu olabilirdim
ya da kökten alınmış kaşlarım,bembeyaz gerdanım
kafdağındaki burnumla çapkın bir burjuva
eleştirir miydim resmi yine de
sürekli baktığımız
tanıdıkça yabancılaştığımız bir resim olmalı bu
öyle dikmişiz ki gözlerimizi resim değil artık gördüğümüz
kafamızın içindekiler
güneş sarı sanıyoruz
hava aydınlık
yıllardan ikibinyedi
ve tüm ikilemimiz simitle vapur arasında belki
vapura yetişmeye çalışırken
simit kokusu çarpıyor burnuma
alırsam kaçıracağım bir vapur
ve vapura yetişirsem hep aklımda kalacak olan o simit
tüm bunların arasında dali'nin zamanı kadar kırılgan benliğim
başağrım binlerce ölümden mühim!!???..
vitrinin içindekileri değil cama yansıyan görüntümü görebiliyorum sadece
öyle kırgın ki ressam
ve öyle anlaşılmamış ki resim.(leda, 20.12.2007 21:20 ~ 17.02.2008 18:43)
|