görseller
resim 
  
belki ilginizi çeker
  1. · ajda pekkan
  2. · meral özbek
  3. · fotoğrafa resim demek
  4. · destina
  5. · çocukları ölen anne baba
  6. · ikonoloji
  7. · ressam
  8. · benden önce senden sonra
  9. · süleyman saim tekcan
  10. · cemal süreya
gündem
  1. · sözlük yazarlarının itirafları
  2. · marjinal isim meraklısı aile
  3. · galatasaray
  4. · okan bayülgen
  5. · 15 kasım 2009 galatasaray fenerbahçe basket maçı
  6. · ugg düşmanı ezik kızlar
  7. · alex hagi den daha iyidir
  8. · msn de çocuk tecavüzcülerini protesto etmek
  9. · mert turak

resim  

 sayfa  / 2
  1. insanın duygu ve düşüncelerini , kendisinden bağımsız diğer nesneleri kendi öznel dünyasında görsel olarak sembolik bir şekilde ya da bir başka şekilde yorumyaıp bunu görsel olarak dışa vurması.
    (skuba, 17.05.2004 01:07)
  2. yeni türkü'nün "dünyanın kapıları" albümünde yer alan ve beklenen kişiye söylendiğinde daha bir anlam kazanan şarkısı,sözleri de şu şekildedir:

    o kadar sevdim ki resmini
    işte bugün konuştu benle
    yorulmuştum çalışmaktan
    karda uzun yürürdük senle

    geceleri resmine baktım
    olanları anlattım
    seni bir görsem diye diye
    uyudum yağmurun sesiyle

    o kadar sevdim ki resmini

    biliyorum görünce beni
    hep tanıyordum diyeceksin
    rüyalarımda hep sen vardın
    hep tanıyordum diyeceksin

    okuduğum her cümlede
    konuştuğum her insanda
    gördüğüm her güzellikte
    sen de varsın
    sen hep varsın..
    (doaaa, 11.07.2004 02:55)
  3. demir demirkan ın dünya benimalbümünün en güzel şarkılarından sadece bir tanesi. insanı alır eskilere götürür, dinledikçe dinlenesi şarkılardandır.

    rengi solmuş bir fotoğraf, hiç habersiz çakilmiş
    belliki çok eğlenmişiz...
    nanananananana

    donuk bir an o geceden
    o konuşan resimlerden
    tanıdık yüzler ve bir şarkı
    nanananananana

    tükettik derken günleri ooo..
    bir baktık geçmiş yıllar..
    bıraktığım şehirler, dostlar, sevgililer
    kaybolmuş birer birer...

    yine aynı şarkı çalıyor..
    nanana....oo.....
    başka dostlar etrafımda
    bir resim de bu geceden

    bir evde toplanmışız
    herkez güzel giyinmiş
    belliki çok önemsemişiz
    nanana..

    donuk bir an o geceden
    o konuşan resimlerden
    tanıdık yüzler ve bir şarkı
    nana...
    (eddarosa, 11.06.2005 15:53 ~ 18:53)
  4. yeni türkü'nün mükemmel, aşmış, bitirmiş, melankolik bünyeye zarar parçası.

    o kadar sevdim ki resmini
    işte bugün konuştu benle

    budur!
    (siyah, 24.01.2006 23:03)
  5. güzelliği takdir etmek için zorunlu olarak resim yapmaya gerek yoktur amma resim yapmak zorunlu olarak güzelliği takdir etmeyi beraberinde getirir.

    güzelliği takdir etmek, mimari olarak birer fecaat sayılabilecek binalarla dolu sokaklarda yaşayıp, sokakları geniş meydanlardaki güzel heykellere açılmayan bizim gibi şark toplumları için belki gözardına alınan bir şeydir ancak duralım ve düşünelim, kişisel mutluluk doğadaki güzellikleri görme ile de insanın yakalayabileceği bir an ise, ve şu yürüdüğümüz sokaklarda gördüğümüz güzel kadınlardan başımız dönüyorsa işte bu anı bize sağlayan şey bizzatihi estetiğin, inceliğin, letafetin kendisidir.
    şimdi resim yapan birinin tüm çabası doğanın kendiliğinden başardığı güzelliği yakalamak ise onun nasıl müstesna bir durum olduğunun da, bu çaba safhasında elbet resmi yapan farkına varacaktır.

    sanat eğer "güzel ifade etme çabası" ise, bu kısıtta dahi resim tek başına güzelliği yakalama çabasından fazlası değildir. bu halde dahi, "resim bir keşiftir" pelesenkinden uzaklaşmış sayılmayız zira, o güzelliği yakalamak, o "en iyi anlatılan an"ın ucundan tutmak için yapılan büyük çalışmanın izini görürüz. işte güzel bir burun çizmek, bakınca insanın haz alabileceği bir gözü kağıda dökmek, o tatlı tebessümü bu kalemlerle, bu fırçalarla bir kere daha var etmek, onu böylelikle hafızamıza da kazıyıp kendi hayalimizi yaratmak, çok basitçe güzel bir şey yapmak ve becerememek, güzel bir burnun nasıl seyrine doyulmaz bir güzellik olduğunu farketmeyi, güzel bir tebessümün insanı delirtecek kadar müstesna bir an işgal ettiğini idrak etmeyi de sağlar.

    güzel bir kadına bakarken artık daha da şaşırırız, başımız döner, onun bacak bacak üstüne attığındaki letafetini, sigarayı tutarken incecik parmaklarının aldığı hali, saçlarının çizilemeyen dalgalanmasını ve havaya savurduğu kahkahayı görür ve resim kağıdı karşısındaki beceriksizliğimizi, sahibi tarafından bu kadar kendiliğinden yaratılan bu sahnenin nasıl emek istediğini hatırlar dururuz. kafamızdaki kağıda bir fotoğraf gibi mıhlanan bu görüntü bizim resim kağıdımız üstünde biçimsizce dururken, eskizin sahibi bütün beceriksizliğine bakar ve gülümser. gülümser zira beceriksizliğimiz varolmuşun güzelliğine övgüden başka bir şey değildir, tekrarı mümkün olmayan o an istisnadır, şu evreni ise istisnaların güzelliği yaşanır kılar.

    bundan, resimde, beceriksizlik dahi güzelliğe övgüden başka bir şey değildir.
    (aleron lysander, 28.03.2006 22:30)
  6. demir demirkanın dünya benim albümünden güzel bi şarkı
    eski arkadaşları, geçmişi düşünürken, nostalji yaparken fon müziği olarak kullanılabilir, bi miktar da hüzünlendirir insanı..
    (undeuxtrois, 21.06.2006 01:28)
  7. yeni türkü'nün en güzel aşk şarkılarından biridir.

    "gördüğüm her güzellikte sen de varsın

    sen hep varsın."
    (mabel, 02.02.2007 17:51)
  8. belirli bir işin veya hizmetin yapılması konusunda devletin veya yetkili organların verdiği izin karşılığında ödenen paralardır.
    (soldier in the army, 15.02.2007 15:44)
  9. meral özbek'in müthiş dizeleriyle devleşen eser:

    "biliyorum görünce beni
    hep tanıyordum diyeceksin"
    (excalibur, 20.02.2007 17:37)
  10. içerken dinlenmesi bünyeye zararlı yeni türkü parçası zira insan dinledikçe kendini kaybediyor kaybettikçe içmeye devam ediyor

    "seni bir görsem diye diye uyudum yağmurun sesi" özlem başka nasıl anlatılır ki...
    (megae, 08.03.2007 17:03)
  11. ülkemizde diğer sanat dalları kadar (ne yazık ki) bir değeri olmayan büyülü bir görsellik.
    (dreamworks, 23.03.2007 12:47)
  12. resim

    bir savaş: otlukbeli
    bir mavi: spartaküs
    bir soru: niçin spartaküs
    bir kuş: nereye gidiyon kuşu
    bir çiçek: bilmem ki çiçeği
    bir su: şüpheli

    bir belge: noterlerinden
    elbet başkent noterlerinden
    bir şair: ahmed arif
    toplar dağların rüzgarlarını
    dağıtır çocuklara erken
    bir çocuk: ince burunlu

    ey ince burunlu güneyli çocuk
    ne soracaksan işte sor
    bir çalgı: fayton
    bir içki: rakı hayır votka
    bir tabanca: tabii dolu
    bir haber: ölümüm yakın

    bir imza: okunmuyor

    bir cemal süreyya şiiri
    (beloplatnoo, 30.04.2007 19:42)
  13. çok güzel bir yeni türkü parçası olmasının yanı sıra insanı epey hüzünlendiren bir demir demirkan parçasıdır. tam olarak karıştırılan eski bir albümün şarkısıdır bu.. eski resimler, eski dostlar, zamanında kardeşinden yakın gördüğün ama artık çok uzaklarda olan insanlar... o en eğlenilen günlerden hatıralar.. onca yaşanmışlık ve geriye yalnızca fotoğrafların kalması.. insanda hem büyük bir tebessümü hem de gözyaşlarını tetikleyebilen pozlar.. gülen yüzler, bozulmayacak denilen dostluklar, bitmeyecek denilen aşklar ve kaybedilenler.. insana neler yaşadığını ve herşeyin ne kadar da değiştiğini anlatan mükemmel ötesi bir şarkı. *
    (zinzoline, 14.05.2007 10:02)
  14. "resim, hiç bir zaman, düz yazı olmamıştır. o şiirdir. biçime dayalı uyaklarla, dizeler halinde yazılmıştır. biçimsel uyaklar, kendi aralarında titreşen diğer biçimler, ya da onu kuşatan boşluğu yanıtlayan biçimlerdir. onlar çoğu kez simgesel etkileriyle de akrabalık bağı kurarlar birbirleriyle. ama simgecilik çok belirgin olmamalıdır. nasıl bir amour* ile toujour* uyağı durmaksızın kullanılamazsa haç biçimdeki kemiklerin resimlenmesi de sürdürülüp götürülemez. o zaman, kemikler yerine pırasalar kullanılır, bu kez söyleyeceğiniz şeyi onlar söylerler." pablo picasso*
    (cala, 21.05.2007 17:13)
  15. bir güngör tekçe şiiridir.

    resim

    anlat ona
    üşengeçtir
    yayılacak ve çökecek ve dinlemeyecek seni
    hafifçe dokun omuz başına
    okşar gibi yap saçını
    okşama ama
    üşüyebilir ellerin
    anlamsız seslerle başla sonra küçük sözcüklerle
    ağzından kaçmış gibi tek heceli usulca

    anlat ona
    geçerken uğradığını kalıcı olmadığını
    ve saygı duyduğunu süregen krallığına
    somurtuktur tüm egemenler kadar
    bir o denli ikircikli
    anlat ki rahat uyusun
    dokunduğu her yerden kovdular çiğ ışığı

    biz yitikler ordusunun ardcısıyız
    doğacak çocukların da
    anlat ona
    bir ağaç da örtebilir güneşi
    olduğumuz için varsın
    olmayacağımız için

    geceye anlat
    ki ondan
    beyaz resimler çıkacak
    (tanrim ben nerdeyim, 18.07.2007 19:48)
  16. ya resim, zavallı resim ne işe yarar bunca çılgın bir ortamda ?
    belki hiç bir işe yaramaz.
    ama belki bir bayraktır resim.
    bir beraberlik çağrısı, kara kadere isyan, bir çeşit küfür, bir soru, güzel günlere ağıt ya da korkuları dağıtan çocuksu bir oyun.
    kara içinde bir umut, bir sevinç kıvılcımı ne olursa olsun. (bkz: abidin dino)
    (x sentos, 12.12.2007 16:40 ~ 16:42)
  17. imaj soyut fenomeninin somut hale getirilmiş halidir..
    kişinin aklındaki görüntü imajdır..imajı kağıda çizer ve somut hale getirirse bu resim halini alır..
    (xzarenqn, 12.12.2007 16:43)
  18. sarı saçlarım yanık tenim,arsız bakışlarımla
    bir çingene çocuğu olabilirdim
    ya da kökten alınmış kaşlarım,bembeyaz gerdanım
    kafdağındaki burnumla çapkın bir burjuva
    eleştirir miydim resmi yine de
    sürekli baktığımız
    tanıdıkça yabancılaştığımız bir resim olmalı bu
    öyle dikmişiz ki gözlerimizi resim değil artık gördüğümüz
    kafamızın içindekiler
    güneş sarı sanıyoruz
    hava aydınlık
    yıllardan ikibinyedi
    ve tüm ikilemimiz simitle vapur arasında belki
    vapura yetişmeye çalışırken
    simit kokusu çarpıyor burnuma
    alırsam kaçıracağım bir vapur
    ve vapura yetişirsem hep aklımda kalacak olan o simit
    tüm bunların arasında dali'nin zamanı kadar kırılgan benliğim
    başağrım binlerce ölümden mühim!!???..
    vitrinin içindekileri değil cama yansıyan görüntümü görebiliyorum sadece
    öyle kırgın ki ressam
    ve öyle anlaşılmamış ki resim.
    (leda, 20.12.2007 21:20 ~ 17.02.2008 18:43)
  19. bir resmin anı hapsetmesi gibi, kaç yıl geçmiş olursa olsun eskiye dair şeyleri içine hapsettiği için insanın canını -hâlâ- acıtabilen bir şarkıdır*.
    (closer, 24.07.2008 13:14)
  20. fotograf sanatıyla ilgilenen bazı insanlar tarafından dil sürçmesi sayılan sözcük. halbu ki fotograf gravür resim minyatür tezhip hatta hat sanatı için kullanılabilir. katılmıyorum emin olmak istiyorum diyenlerin ismet zeki eyüboğlu türk etimoloji sözlüğüne bakmaları yararlıdır.
    (akılfikirdükkanı, 18.08.2008 20:09)
  21. resim..
    bir resim var önümde, monitöre bakıyorum uzun uzun. o resimdeki iki başkahramandan biri olan çok sevdiğim kırmızı saçlıklı kız, bana bu resmi ilk yolladığında da bi beş on saniye böyle bakakalmıştım. ama şimdiki biraz daha farklı, bu resimle çarpılmış durumdayım. uzun zamandır masaüstümü kaplayan ıssız adam afişinin yerini bu resim aldı, çünkü bu resim hepsinden daha gerçek. bu resimde tam olarak tanımlayamadığım birçok şey var, tek tanımlayabildiğimse aşk.
    iki başkahraman var resimde, esas oğlan ve esas kız..esas kız tanıdığım çok sevdiğim, ömürlük seveceğim biri. her daim mutlu olmasını istediğim. ama onu hiç böylesine mutlu görmemiştim, bu resime kadar. uzun saçları omzundan aşağıya sarkmış, boynunda beyaz bir şal, dizini bükmüş, gözleri kapalı. o anın mutluluğundan belki, ya da yanında ona bakan esas oğlanın bakışlarından. hep yapar ya kızlar hani, bakmaya çekiniyor sanki. baksa boynuna atlayacak bir çırpıda. bakmıyor esas kız, gözlerini kapatıyor, dizini bükmüş yüzünde hafif şaşkın bir gülümseme, gözler kapalı..konuşmuyorlar hayır, birbirlerine bir şey anlatmaya da çalışmıyorlar. o an sanki ikisi için de bir rüya. esas oğlan bu rüyanın gerçek olup olmadığına inanmak için kızın omzuna uzatmış elini, başını da hafifçe eğmiş. sanki gözleri açılsa esas kızın, anlayacak bir rüya olmadığını.
    arkadaki manzara, bu resmi yakalayan kişi, kimse umurlarında değil sanki. o anı yaşamanın verdiği bir huzur sadece. sanki geçmiş olmamış, gelecek de olmayacak. o an.
    hiç “resmim” olmadı benim, şimdi geçmişe dönmeye çalıştığımda, sadece fotoğraf karelerini eksik ya da fazla birleştirmeye çalışıyorum beynimde. zor bir şey bu, ben de aşık oldum ama bu resim..
    binlerce afişten daha manalı, bir poz yok, acıklı sevgi dolu ya da bakışlar yok. aşk var ama, insanın içine işleyen ve bakan kişiyi anında kıskandıran, ya da özendirmek diyelim aşk var. her şeyden daha gerçek, her şeyden daha farklı. esas kız kendini bırakmak üzere o an, ama kaçıyor gibi hemde..korkuyor gibi. bir söze, bir bakışa bağlı her şey. o yüzden kapalı gözleri..
    bu resmin esas oğlanını tanımıyorum, şu an nerdedir, ne yapar bilmiyorum.
    ama bu resimden sevdim onu, yakın buldum.
    çünkü bu resimde birçok şey var tanımlayamadığım ama hiçbir afişte bir roman kapağında, o gözümüze gözümüze sokulan billboardlarda böylesi bir resme rastlamadım..
    bu resimde “aşk” var…
    (kırmızıdenizyıldızı, 18.12.2008 07:23)
  22. alfabe kullanmaksızın fırça darbeleriyle kompozisyon yaratma yeteneğidir. her fırça darbesi bir bir düşüncenin imgeler yolu ile dışavurumudur. resim yapan insanlar* farklıdırlar az konuşur ama fırçalarını konuştururlar. anlaşılması zor kompozisyonlar ortaya çıkarırlar.her insanın ruh dünyası onu beyninin başka bir düşüncesine hapseder.lakin resim o kadar özgürdür ki hiç bir insan aynı düşünceyi hapsedemez beynine. herkesin düşünce dünyasına, ruh haline başka yansır. zaten bu yüzden değil midir sanat oluşu???
    (asayisberkendal, 10.01.2009 17:29)
  23. geçtiğimiz günlerde galatasaray üniversitesi'nin şenliklerinde sahne alan yeni türkü'nün, albüm kaydından çok çok daha güzel yorumladığı şahane. canlı dinleyince ayrı sevdim ben onu..

    bir köşede yalnız başıma gözlerimi kapatıp da dinledim, bağıra çağıra eşlik ettim "biliyorum görünce beni hep tanıyordum diyeceksin" dedikçe..

    albümden dinleyin, canlı dinleyin..
    her türlüsünün fazlası yoruyor.
    (dirtypain, 20.05.2009 02:46)
  24. gece gece ağlatan, yaşları burnun ucuna getiren bir yeni türkü parçası... dünyanın kapıları'ndan..
    (vikartindur, 20.05.2009 22:22)
  25. sözü ve müziği serdar ortaç'a ait olan ajda pekkan'ın seslendirdiği yeni şarkı. yaz ayları boyunca sıkça duyacağız sanırım.

    hayat aynı gökteki gibi, uçuyor anılar
    beni aynı eskisi gibi deli sanıyorlar
    ne yazık ki çerçeve değil resim arıyorum
    bu seferki zorlama değil seni seviyorum

    acılar güzel olacak
    yürek hep de şanslı değil bir üzen olacak
    ikimiz senle neyi çözemedik
    o da tek taraflı değil bir gülen olacak

    bu kapıdan ilk giren aşık olacak
    sözüne de özüne de sadık olacak
    ikimize bu tabiat aşık olacak
    sıramı bekliyorum

    hayat aynı gökteki gibi, uçuyor anılar
    beni aynı eskisi gibi deli sanıyorlar
    ne yazık ki çerçeve değil resim arıyorum
    bu seferki zorlama değil seni seviyorum

    http://www.dailymotion.com/...
    (billy, 21.05.2009 09:12 ~ 09:13)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil