resident evil apocalypse 

adana çık aradan

  1. 2004'te (bu aralar) piyasaya çıkan film. yönetmeni alexander witt, başrol oyuncuları da milla jovovich (filmde alice ismi ile geziyor, soyadını bilmiyorum) * bir de yanında gezdirdiği esmer: sienna guillory (filmdeki ismi ile jill valentine).
    büyük kazanın ardından bir süre geçer ve resident evil 1'in bittiği yerden başlar filmimiz. kavga dövüş ve abartılı yetenekleri ile milla tanrıçası kendine bir kez daha aşık ediyor insanı. allahım çok şükür ki onu yaratmışsın dedik film bittiğinde.
    ha film kötü, özel efektleri de akranlarına göre yetersiz, biraz daha kasılabilirdi. zombiciklerimiz biraz daha az komedi unsuru içerebilirdi, kollar serbest salınım yapıyor, beyinsizce davranıyorlar, ama cin gibiler mübarek her boku da biliyorlar...

    not : spoiler içeriklidir aşağıdakiler. ona göre filmi izlemeyenler okumadan önce bir kez daha düşünsünler.

    kontrolden çıkan denekler(daha doğrusu virus-t mağdurları) raccoon city'ye yayılırlar (bu arada uzun zamandır bir gerilim/macera filminde gördüğüm en sampatik, en bir şeker bir şehir ismi).
    bizim şemşiye korporeyşın*, tüm bu biyolojik sikertilmenin* sorumlusudur. ama dünyanın en büyük maddi gücü oldukları için, biyolojik silah üretmeye başlamaya gecikmiş bile sayılırlardı zaten.
    tüm şehire hızla yayılan bu virüs (bkz: virüs-t) kan yoluyla bulaştığı için ısırılan masumlar, ısıran zombimsi şeyler görüyoruz tüm filmde, bayat bir konu, insanın kanibal fobilerini dürtüklüyor, psikolojik baskı unsuru oluşturuyor izleyiciler üzerinde.
    tüm şehir etkilendiği için bu püsürle, umbrella corporation şehri kapatır ve nükleer silahla (5 kilotonluk tactical nuke) yok etme kararı alır. şehir yok olmadan önce çıkmak için içerde kalan kahramanlarımızın tek şansı virüs-t'nin yapımında yer alan doktorlardan birisinin kızını, angie'yi, kurtarmaktır (sophie vavasseur). doktor ashford(jared harris), şehirdeki kameralardan cemaati takip eder sürekli, kızını kurtaranları dışarı çıkaracaktır kendisi vs...
    tabi bir de nemesis projesinin beta testlerini yaparlar arada. umbrella corporation'ın süfer askeri olan nemesis, elindeki makinalı tüfekle tüm şehri stars isimli askerlerden temizler. (bkz: nemesis)

    aralar bildiğimiz sıkıcı kavga dövüş silah atışmaları vs.

    filmin sonu da her zamanki gibi yok. resident evil 3 çıkartılabilsin diye alice ve saz arkadaşları yaşıyor... nefret ederim piyasaya oynayan, para için çıkarılan filmlerden. ha milla oynayacaksa, resident evil 26'ya kadar izlerim, her sene 2 tane çıkarsalar, önümüzdeki 13 senemi ayırabilirim bu varlığa, evet. ama kolpa bir iş yapacaklarsa, güzel bir sonla bizleri uğurlayabilirlerdi.
    matrix'in dördüncü filmi çıkmayacak değil mi, 3 tane yetiyor işte ne güzel örnek alsalar keşke.

    ek : ayrıca o güzel ellerin nadide uzantıları, o güzelim parmağın çıktığını gördüğümde, tekrar yerine taktığına şahit olduğumda bir de, o acıya nasıl dayandım bilmiyorum, benden de bir parça çıktı sanki...

    son not : tarkan'dan tiksinmeme rağmen dilimize dolanan bir şarkısını* modifiye edeceğim:
    sol bacağındaki revolver olayım
    ellerindeki uzinin kurşunu olayım
    biyolojik kirlilik olup içine dolayım
    ezgeç üstüne bastığın zombi olayım

    en son not : (bkz: alice in sol bacağındaki tabanca kılıfı)
    sol bacağındaki revolver olayım*
    (azureel, 04.12.2004 06:58)


  2. gene spoiler olacak, dikkat edin

    filmde bazı sahnelerde mantık hatası var, içimde kalmasın not alalım:

    kilisede : orada yaşayan masumlar olduğunu nerden biliyordun a güzel alice, tavşanı mı takip ettin. yoksa vahiy mi geldi, yoksa pazar ayinine mi uğradın. (ek : ha ayine geldiysen niye motorsikletle camdan dalıyorsun mekana, kapısı yok mu... haybeye atraksiyon...)

    mezarlık sahnesinde : beyinleri kurtlanmış, çürümüş bedenleri ile mezarda yatan ölüler, virüs-t ile canlanıyor. ama kafadan bir kurşun sıkınca bu hallerine, ölüyorlar. virüs-t gene diriltsene bunları, hırt*.

    gökdelenden aşağı koşarak inen bir insan, yeryüzeyine paralel olarak ileri gittiğinde, tekrar nasıl ayaklarını gökdelenin duvarına basabiliyor, oha falan oldum yani.

    nemesis vs. alice dövüşünde : gökdelenin yapısında kullanılan güçlendirilmiş çelik donatı ile, pilli radyomun anteni kalınlığındaki metal çıbık nasıl birbirini karşılayabiliyor. (bkz: yürü be)
    (azureel, 04.12.2004 07:08)
  3. sinemada izleyince sıçratan, dc den indirmek suretiyle yurt karanlığında izleyince güldüren hadise. bir başyapıt. herkesin arşivinde bulunması gereken bir film. ironi yapmayı da öğrendim ayak üstü... film şu işe yaradı, bu kadar yorumdan oyununu alıcam oynuycam. küçüktüm ufacıktım quake oynarken korkardım sağdan soldan, çocukluğuma dönücem oyun vasıtasıyla. filmde alice-jill valentine inceden çekişmiş ancak milla abla galip çıkmıştır. jill de 3. filmde oynayacak bi atraksiyon olucak, görücez el mi yaman bey mi yaman..
    (centrocampista, 25.04.2005 05:50)
  4. soundtrack'inin muhteşem olduğu filmdir.tüm zamanların en iyi korku filmlerinden biridir.
    (bkz: marilyn manson)
    (absent, 02.05.2006 13:33)
  5. tam anlamıyla 2 saatlik işkencedir efenim.
    2. sınıf bile olamayacak zombi terminator karışımı filmdir.
    milla ablamızda olmasa geçmezdi o iki saat yeminle.
    13 yaş kitlesine hitap etmektedir sanırsam.
    (konu mandalı, 11.11.2007 00:22)
  6. birinci film resident evil'de, alice ( milla jovovich) biyokimyasal felaketten kurtulmuştu.

    bu filmde,şerefsizin önde gideni umbrella şirketi, alice'i biyogenetik deneylere maruz bırakıyor. alice insan üstü güçler, duyular, hareket kabiliyeti kazanıyor.gerçi hayatta kalabilmesi için bunlara ihtiyacı olacak ama yine de o umbrella şirketinin insanlarına bir çift lafım var: o deneyler sizin üstünüzde yapılsa hoşunuza gider mi? ha? o umbrellayı alıp...

    alice ve hayatta kalan az sayıdaki insana ulaşan bir bilgisayar gurusu var. bir şekilde ekiple bağlantı kuran bu adam, tamamen yıkılmış ve tehlikelerle dolu şehirde,''okulda saklanan kızımı bulun, sizi oradan kurtarayım''diyor. oldum olası bu bilgisayarlara hayran kalmışımdır. bilim kurgu-aksiyon filmlerinin olmazsa olmazı fare kullanılmayan bu bilgisayarlar, turist ömer uzayda filmindeki sayısal loto cevabını bile veren computere benziyor. her eve lazım.

    film, bir oyundan uyarlandığı için mantık hatası aramak gereksiz ama ben aramıyorum, gözüme gözüme giriyor bu meret hatalar.

    birinci filmin hatırası zombiler, bir insanı ısırınca o insan da zombi oluyor. çok mantıklı, bu kısmı anladım.
    da mezarlığa kadar nasıl ulaşıyor bu virüs? diğer zombileri bilmem ama filmdeki zombiler hayatta ve ayaktaki insanları ısırıp ısırıp yiyor, yiyemezse bir zombi daha oluşuyor ısırıklı insandan.e o halde mezardaki ölüleri kim, niçin ısırdı da onlar da zombileşti?

    lara croft'a on basan mila ablamız, bir kiliseye camdan motosikletiyle dalıyor ve iyi insanları zombilerin şerrinden kurtarıyor. kurtaracak tabi de, nereden gördü kilisede zor durumda olan insanları?

    bir de önceki filmdeki köpeklerden bu filmde de var. koskaca şehirde bu virüsü nedense bir köpekler kapıyor. kedi, kuş, karınca, kurbağa..vb hayvanlar bu virüse karşı bağışıklık kazanmış herhalde.

    neyse, sonuç olarak hıphızlı bir aksiyon filmi çıkmış ortaya. zamanın nasıl geçtiğini bilemedim.
    (muhabirkedi, 05.02.2008 18:19)