|
|
- tıbben hasta; örnek vermek gerekirse boğalar rek körüdür.
- biyoloji derslerinin genetik konusunda hocalara malzeme olan insanlardır.ve şu diyalog geçer:
h:eden senin baban renk körü mü?
e:hayır hocam.
h:o zaman annen taşıyıcı imiş.
e:valla hiç sormadım hocam.
h:tamam otur evladım.peki ne zaman anladın renk körü olduğunu?
e:bir kaç yıl önce test vardı onu yapmaya kalktım 10 sorudan 2 tanesi doğru çıktı...
insanlar nedense onları dünyayı siyah beyaz görmüş kabul eder ve gereksiz esprilerle canlarını sıkarlar.asıl olan sorun ise kırmızı ve yeşil tonların ayırt edememe de yatar.
- diyarbakırspor taraftarlarını derinden yaralamayacak rahatsızlık
- bunca yıldır anlaşılmayıpta, geçen sene ehliyet için sağlık muayenesine gittiğimde farkedilmişti. o yün gibi şeyleri ayır dediğinde yeşilleri kırmızı, kırmızıları yeşil diye ayırıp rezil olmuştum. ehliyet alamama korkusu sarınca da bahane direk kendi kendine çıkıverdi "ben renk körü falan değilim sadece tonlarını bilmiyorum" diye.
sanki trafik ışıklarını karıştırcaz amına koyıyım.
- bütün ya da bazı renkleri birbirinden ayırt etmeye engel olan görme bozukluğu.
(bkz: mahrem)
(bkz: elif şafak)
(bkz: nazar sözlüğü)
- üzerinden “aman tanrım kırmızı gördüm yeşili…ne olacak şimdi?? ” şeklinde söylemlerde bulunmayı anlamsız kılan doğuştan bu “hastalık”tan muzdarip kişidir.
kişi ona yeşil denilen şeyi kırmızı da görse sonuçta “yeşil gördüm” diyecektir. ki zaten tetkikler sonrasında zuhur eden bir rahatsızlıktır. kişi bu tetkikler öncesinde renk körü olmadığını bilmeden mutlu mesut yaşamaya devam edebilir.
renk körü zat-ı muhterem doğduğu andan beri renkleri yanlış görse bile sonuçta isimlerini sağlıklı bir birey gibi öğrenecek; bu bilgisini de sağlıklı bir birey gibi kullanacaktır.
- askeriyeye girmek gibi bir takıntıya sahip olunmadığı sürece çok da önemli olmayan hastalık.miyoplu ya da hipermetroplu doğmak gibi bir şey.daha çok hastalığın ifade edildiği iki kelimenin beyinde bırakmış olduğu psikolojik etkide takılı kalıyor insan.renk körü yerine renk karmaşası denilseydi halk içinde daha kolay ve yanlış anlaşılmalardan uzak olabilirdi zannımca.
- x kromozomuyla taşınır. bu nedenle kadınlara nazaran erkeklerde görülme olasılığı daha fazladır.
- ilkokuldayken, resim dersinde örtmen serbest bir konuda çalışın demişti. ben de futbol maçından bir kare ile içimdeki resim yeteneğini kağıtlara yansıtmak istedim. herşey çok güzeldi, siyah beyaz formayla gol atan kargacık burgacık bir adam çizmiştim. sıra tribünlere geldiğinde bazı kafalar sarı, bazıları siyah, geride kalanlarsa silme yeşildi. örtmen beni çağırıp, "yeşil kafa olur mu a pezevengin evladı" dedi. mana veremedim. çünkü çizdiğimle gördüğüm arasında bir fark yoktu ki * velhasıl resimci bana bir (1)verdi.* kendisini bedenciye havale ettim. böylelikle tanıştığım bir durum oldu renk körlüğü.
renk körlüğü, gökkuşağını resimlerdeki gibi görememenize neden olan tıbbi rahatsızlıktır. tek tek renklerde sorun yoktur, lakin fona farklı renkler geldiğinde, diğer renklerin (özellikle kırmızı, bordo, kahverengi ve yeşil tonları) seçilmesi biraz zorlaşmaktadır. ressam olmayacağımın kendi kendime ispatından sonra, çok da önemsemediğim durumdur. ayrıca bazen kızlar üzerinde pozitif etkisi bile olmaktadır. "ya x'cim ben renk körüyüm ve gökkuşağını göremiyorum biliyor musun?", "ay kıyamam ben sana, gel bi sarılayım, yirim yirim" vb.
ha bunun dışında derseniz ki, gökkuşağı göremiyorsun da noluyo? zerre skimde değil efendim.
- okula konferansa gelen konuşmacının sunum ekranındaki renkleri ayırt ederken (edemezken) yeşili kırmızıya, başka bir yeşili mora benzetmesi durumu.
|