fahişelik başlığına yazmış olduğu ayrıntılı ve net bilgi içeren girisi ile dikkatimi çekmiş olan yazar. hoşgeldin demek için geç kalmış olmalıyız ki nickaltı ilk girisini kendisi yazmayı uygun görmüştür. hoşgeldin rene.
denizli zirvesinde tanıştığım harleyci. her konu hakkında söyleyecek bir sözü olan kültürlü birisi. ayrıca metal dinleyicisi olması hasebiyle de ayrı bir ilgi duymuşumdur.
ütopyaların insanı. büyük işler yapmanın öncesi büyük hayaller kurmaktır, büyük yaşayan adam rene.
çok tatlı bir sohbetimizin yanında kendisi gibi güzel bir misafir getirip bizi tanıştırdığı için de ayrıyeten teşekkür ediyoruz.
gece boyunca sigarasından otlanmama ses çıkarmayacak kadar nazik* ancak fikirlerine ters çıktığınız zaman tersleyebilecek kadar hırslı, iddialı.
tekrar bir araya gelmek isteyeceklerimin başında. iyi ki tanıdım dediğim.
konu boş da olsa ortaya dökülen fikirlerin doluluğundan anlarsınız "olmuş bir meyva"yı. bu adamla yaptığım her sohbet doludur, her fikrime mantıklı bir açıklaması vardır. ve bu adamla ne zaman görüşsek yanında, "elinde birası muhabbeti tatlı" bir başka adam daha vardır. kendisi iyi ama çevresi kötü* "ulan şimdi ne konuşsak" sıkıntısı yaşatmayanlardan bu adam.
toplumu kendisine layık göremediğim kadar kendini yetiştirmiş biri, tüm buna rağmen topluma ayak uyduramadığından şikayet edecek kaar da alçak gönüllü.
yalnızmış bu aralar. "dilencilerin yalızlığı değil dedim seninki. seninki kralların yalnızlığı."
''benim zararım yok kimseye'' demesi geliyor aklıma hep. ''zarar senden gelsin'' diyorum ben de.
bu adamla tanışmamız itü sözlük denizli zirvesinde oldu, o kadar kendi başına, o kadar mahçup, o kadar da beyefendi... oturmayı kalkmayı bilen bir adam işte, canım feda olsun ona.
hala bagetleri ve metodu duruyor yanıbaşımda, onu bekliyor.
wordabula da aldığı sarsıcı yenilgi sonucu ağır depresyonik vaka teşhisi konulup askerlikten yırttırdığım bir özgüven abidesi.o kelimeler beş kere yazılıp ezberlenecek.hadi bakayım şimdi git yat yarın erken kalkar çalışırsın.
sanal ortamdaki muhabbetin samimiliğin reele taşınması biraz sancılı ve problemli olur hatta hiç te olmayabilir. bir giri yoluyla tanıştığım reneyle. hemen buluşalım görüşelim lafından sonra biraz temkinliydim. ama gittim ve tanıştım. bir tabir vardır bomba adam diye hakkat rene bomba bir adam. sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi muhabbet, rock barda içme olayı. valla açıkçası çok şaşırdım ama çok ta iyi oldu ve diyorum iyi ki o mesajı atıp rene le tanışmışım. kendisine buradan bir mesajım var:
bazı teknik problemler yüzünden "çabuk tezkereler" diyemediğim,çok kısa süredir tanıdığım ve eğer daha uzun süre tanısaydım daha kim bilir ne kadar "aa ben de" diyeceğim ,umutlu,değişime açık,hoş sohbet yazar.
kısa saçlar da çok yakışmıştır.
çakı gibi kısa dönem asker olmuştur kendileri. askere gitmeden kendileriyle bi güzel içemedik ama olsun. saçlar ve sakallar gidince kendisinde inanılmaz bir gençleşme görüldü. "gel teskere gel teskere" diye şarkı tüttümektedir.
kendisi alayının istihbarat yazıcısı olup tuncay güneyden sonra gelen kilit adam. aman dikkat diyorum sözlükteki en baba ispiyonculardan biri olabilir.
aynı zamanda çok da.şakklı bir işe el koymuş durumda. bollywood'u çökertecek sinema sistemleri hazırlıyor sinema sorumlusu olarak alayında.
ayrıyeten bir insan bu kadar mı değişir askere gidince denecek "mehmetçik"
çarşı izni nasıl yetiştirilemezin en güzel temsilcilerinden birisi.
nane almaya unutma renem
süpersonik insan yakında telekomu da araplardan alıp sahibine verecek adam.(bu kadar çıkıyor bi anda)(anammm)
iyi içiyor. harbiden. zirvenin sonuna doğru hafif bi kayış oldu gerçi. ama muhabbetinin güzelliğinden ve gülüşünden zerre kaybetmedi. baştaki beyefendi ne ise sondaki de o idi. muhteşem planları var sözlük üzerinden. peşinden gideceğiz elbette.
binasındaki lagar taşında 2. kata kadar bok olmuş. temizleme işi nedense buna kalmış. sanırım tuvaletten son çıka oymuş. (anadolu'da "sofradan en son kalkan sofrayı toplar" mottosu vardır burdan çıkarıyorum bu sonucu.)
bana bununla ilgili söylediği cümle aynen şu:
"hacı bok dediğin tuğla gibi değil, yumuşak bir kıvamı var, dokununca içe çöküyor"