|
|
- kesinlikle asılsız, kimin uydurduğu merak edilen söz (bkz. iğrenç reklamlar), eğer bir reklam beni üründen itiyorsa kötüdür
- en dayanılmaz, adeta izleyiciyle dalga geçen reklamlardan bile bahsettiğinizde marketing hocanızın söylediği sinir bozan söz.
- beceriksiz reklamcılar tarafından uydurulduğu düşünülen söz.
- muhtemelen "reklamı iyi yapamadım bari felsefesini tam oturtayım belki ordan kurtarırım" mantığıyla ortaya atılan kabul de görmüş abuk iddia.
- ne kadar berbat olursa olsun her reklam iyi kötü hedefine ulaşır der bu söz. örnek: (bkz. bonus kart ), (bkz. panda)*
- kesinlikle yanlış ve çok saçma bir düşünce. reklam firmanın adını hedef kitlenin tercih etmek isteyeceği şekilde duyurmalıdır. kötü reklam tüketiciyi firmadan soğutur, ürünlerine karşı sempatisinin azalmasına neden olur. kötü bir reklam yapmak için ajanslara para vermeye gerek yok, firmanın işini kötü yapması zaten kendisi için kötü bir reklam olacaktır.
- kendi nickinde başlık açıp ya da açtırıp ortalığı karmaşaya vermek sonucu elde edilen sonuç.
- reklamın akılda kalmaya dayalı bir eylem olduğunu anlatan medya deyişi(bkz: ferhat güzel)
- külliyen yalan deyiş.
kosla reklamındaki kızın gıcık hal ve tavırları yüzünden arkadaşlarla koslaya karşı cephe aldık ve kosla şirketine bu gıcık kızın reklamlarda ağır bir ayar yediği bir reklam çekinceye kadar haklı mücadalemizi sürdüreceğimizi belirten bir e mail attık. beklemedeyiz
not:artık evde çamaşır yıkamıyoruz çok da mutluyuz.
not2:sizde kosla almayın
- zeki müren tarafından sarfedilmiş ve günümüz reklamcılarınca çook yanlış anlaşılmış sözdür. birkaç yıl önce gag diye bir program iyi reklam olabileceğini, günümüz yerli reklamcıları da kötü reklamın ne menem bişey olduğunu açıkça ispat etmiştir. kötü reklam konusunda favorim regal, daha kötüsü varsa buyursun gelsin. alıştık artık. (bilimum ülker reklamlarının da hakkını yemeyelim, ama onlar bile regal kadar sinir bozamıyor henüz)
- kesinlikle çok doğru söylenmiş bir sözdür.
reklam çok kötü olsa bile mükemmel yaratılmış insan beyni her şeyi içine almaya hazır olduğundan ona da bir yer bulur en kuytusundan. aradan günler geçer, o ürünle karşılaşıldığında aklımızda o ürünle ilgili bir hoş sada kalmıştır artık ve tanıdığımız ürünü hemen alırız tabi fiyatı kesemize göreyse.
- (bkz: erol köse)
(deulu, 01.08.2006 01:28)
- bazı durumlarda doğruluğunu kanıtlayan sözdür. bazı reklamlar var ki çok kötü olmasına rağmen ya akılda kalır ya da hakkında konuşturur. bu durumda aslında reklam başarıya ulaşmış ve markayı duyurmuştur. bu mottoyu kim çıkardıysa onu taşlama isteği doğurmuştur. reklamın iyisi kötüsü olmaz diye düşünmeyip hep iyi reklam yapma çabasına girisilse çok daha iyi olurdu.
bir de bunun farklı açısı var: beyin yıkayan reklamlar. akılda kalan, beyne kazınan bir slogan veya jingle ile reklam kötü de olsa bünyeye katılan reklamlar. işte asıl bunlar tehlikeli gibi geliyor bana ki özellikle de artık çok büyümüş şirketler bu taktigi kullanıyor.
örnekleri de maalesef çok iki tanesini vereyim ben sadece.
(bkz: işte bunu seviyorum)
(bkz: turkcell im)
- (bkz: @1327792)
(bkz: @1330916)
- (bkz: sen öyle san)
- (bkz: aşkını kaydet hiç erimesin)
- sözün amacı sadece tanınmış olmanın verdiği keyiftir.. bu keyfin niteliği önemli değildir..
tanın, nasıl olursan ol, tanın.. (bu evrilme hali bana bir yerlerden tanıdık geliyor ya, neyse!)
"nasıl" tanındığın, ünlendiğin, bilindiğin, çağrıldığın ya da nitelendirildiğin zerre kadar önemli değildir.. eğer sen, bir isim olarak, bir marka olarak, şu zavallı gündemimizi meşgul eden bir zatı muhterem olarak dillendiriliyorsan, yeterlidir..
bunun için kafa patlatıp stratejik planlama yapmaya, yaratıcı reklam metinleri yazmaya, çekmeye, oynamaya ve hedef kitlene tam zamanında ulaşsın diye yayınlanacağı iletişim araçlarına bir ton para ödemene de gerek yoktur..
sevgilinden ayrıl, eski eşinle "pişti" ol, dayak at, biri ağzını burnunu dağıtsın, hani normal, sıradan! insanların ar belleyecekleri her türden rezilliği marifet misali yap, anlat.. ister devrimci! ol ister git kendine köprülerden köprü beğen "atcam kendimi!!" diye..
reklamın kötüsü olmaz sözü, reklama yapılan en büyük haksızlıktır.. çünkü yapılan reklam değildir.. "kaybettim kişiliğimi, değerimi.. hükümsüzdür" demenin, iki satır ilanı aşmış görsel beyanıdır..(gizliada, 15.08.2007 20:20 ~ 16.08.2007 18:12)
- reklamın, bir şekilde isim duyurma görevini yerine getirdikten sonra ne şekilde duyurduğunun önemli olmadığını savunan düşüncedir.ancak yanlıştır.
aman tanrım filminde spiker (jim carrey) pastane sahibine sorar,
-neden buffalo bölgesinin en büyük kurabiyesini yaptınız ?
+sağlık bakanlığından gelen adam kurabiyelerimizin içinde fare boku olduğunu söyledi.ama ben hayır dedim, onlar büyük çikolata parçaları.. ama beni dinlemedi ve dükkanı kapattı.sonra biz de temizlik yapıp dükkanı tekrar açtık ve müşterileri yeniden dükkana çekebilmek için bu büyük kurabiyeyi yaptık.
-dürüstlüğünüze hayranım...
bir süre sonra ikinci çekim yapılır, spiker pastane sahibine tekrar sorar,
-neden buffalo bölgesinin en büyük kurabiyesini yaptınız ?
+mahallenin çocukları mutlu olsun diye.
- adamın biri bir gün ölür, melekler tarafından cennet - cehennem olarak iki kapının önüne bırakılır ve hangisine gitmek istediğine kendisinin karar verilmesi söylenir.adam ilk olarak cehennemin kapısı açar ve içeriye bakar.
içerisi; yemekler,içecekler,alkol ve dansözlerle doludur.içerdeki herkes doyasıya eylenmektedir.bir yanda klimalar,kadınlar,eylence.ne isterse vardır.adam sonra cennetin kapısını açar ve bakar.bir kaç kişi oturmuş eli kafasında düşünmektedir.hiç bir faaliyet yoktur.sonra adam "eee ne işim var benim burda.karar verdim cehenneme gitmek istiyorum" der.melekler sorar"eminmisin" diye.adam "tabiki eminim, bunca yıl kandırmışlar bizi" der.
sonra melekler adamı cehenneme bırakırlar ve kapıyı kapatırlar.kapı kapandıktan hemen sonra iki zebani belirir ,hiç birşey biraz önce izlediği gibi değildir.etraf işkence çeken insanlarla doludur.adam:"bu ne?biraz önce eylenen insanlar,yemekler nerde?"diye sorar.
zebanin: "reklamdı onlar"
adam: "yani?"
diğer zebani:"reklamın iyisi kötüsü olmaz"
- (bkz: madımak oteli)
- 4 sene reklamcılık okuyanların duyduğunda (eminim) sinir olacakları söz.
|