|
|
- bob marleyin meşhur ettiği müzik türü..
- (bkz: reggae oktay)
- (bkz: sunshine reggae)
- bir tür afro-european müzik. sözlerinin hızlı ve tekerlememsi, fakat rap söylemeye kıyasla daha melodik olduğu, reggae müziğine göre daha hızlı bir tür.
(bkz: başlandığı gibi bitirmek)
(bkz: tırnak işareti yerine sözcük kullanmak)
düzeltme: bu giri ragga başlığından taşındığından bi alt tür(bence öyle) olan 'ragga'dan bahsetmektedir. yanlış anlaşılma olmasın.
(bkz: giri taşınınca maymun olmak)
- ub40 ve peter tosh'un icra ettikleri müzik türü.
- (bkz: reggae on the river)
(venom, 07.08.2006 05:19)
- (bkz: matisyahu)
- lee scratch perry tarafından yaratılan, sonrasında bob marley tarfından en geniş kitlelere ulaşan, zaman içinde drum 'n' bass, jungle gibi müziklerin türemesine ön ayak olan süper müzik türü.
(bkz: lee perry)
(bkz: bob marley)
(bkz: the wailers)
(bkz: ub40)
(bkz: bitty mclean)
(bkz: inner circle)
(bkz: chaka demus)
(bkz: johnny nash)
(bkz: peter tosh)
(bkz: shabba ranks)
(bkz: israel vibrations)
(bkz: indios bravos)
(bkz: matisyahu)
- iett'de yayınlanması gereken müzik türü.
sağa sola sallanarak tın tın giden teneke kutulara en iyi bu tarz uyuyor.(venom, 18.05.2007 11:58)
- jamaikalıların siyasal ve sosyo-ekonomik mücadeleleri içinde doğan, acıya deva olmaya çalışan, bu çabanın müziğidir. ska'dan daha önce çıkmıştır. bob marley ve peter tosh tarafından bütün dünyada tanınması sağlandı.
- (bkz: jimmy cliff)
(bkz: the pioneers)
- (bkz: positive roots band)
(bkz: bob wasa)
- (bkz: nayah)
(bkz: mis sokak)
- bir nevi rasta ilahisi diyebiliriz. farklı alemden yeryüzüne ışınlanmıştır bu müzik. "jah is mighty" diyerekten ot eşliğinde nirvanaya varan, kafasında bitlerin hakim tür olduğu ayrı bir ekosistem kurmuş karizma abiler buram buram afrika kokan ritimlerle bu müziği icra ederlerken sizi de yüce jah'ın büyüleyici dünyasına alıp götürür.
özetle:sıla özlemi, etiyopya'ya dönüş hayalleri, jah'a övgüler ve dibine kadar ot. işte reggae budur.
- babil kulesinin zirvesinden gelen "yan babilon yan !" çığlığıdır, en kibar savaş narasıdır "excuse me mister, but.." diye başlayan...
çoğunluğa malumdur babil kulesinin öyküsü; göklere ulaşmaya çalışan insanoğlu ve kızını kendisiyle yarıştığı için cezalandırmıştır tanrı, "anlaşamaz olun birbirinizle" diyerek dillerini değiştirmiş, yüzlere binlere bölmüştür insanlığı... velakin arkaik mitolojiden daha acıdır siyah adamın-kadının evinden jamaika'nın plantasyonlarına uzanan öyküsü... "beyaz adam" kendi toplumuna döne dolaşa anlattığı korku hikayesini aynen uygulamıştır, "anlaşamasınlar, örgütlenmesinler" diyerek farklı farklı kabilelerden üçer beşer toplamıştır kölelerini... velakin tarihi iğdiş edilmiş, hafızadan mahrum bırakılmış, iletişimsiz tarım robotlarının isyanını tahmin edememiştir o vakitten...
nereden bilsin yağız atın salınan çiftesinin pek olacağını, nereden aklına gelsin dininin (bkz: judeo-hristiyan), mitolojisinin (bkz: yahudi mitolojosi), söylencelerinin, kiliselerdeki beyin uyuşturucu müziğinin (bkz: gospel) ve hatta dilinin (bkz: patois) dialektiktiğin çarkından geçerek kendi kıçında patlayacağını?
kraliçe'nin şehrinde bbc'den izlediği marley'in nazik kabadayılığını alkışa boğarken farketmez ki "babylon" her yerdeki baskıcı sistemlerin adıdır artık, "zion" ise siyonizmden, coğrafik konumundan, israil'den kopmuştur... evdir o; yanan babilin küllerinden dünya üzerine kurulacak cennet...
|